Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/1647 E. 2023/2234 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1647
KARAR NO : 2023/2234
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. …Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.11.2018 tarihli ve 2018/161 Esas, 2018/619 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin 2 nci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2 …Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 20.12.2019 tarihli ve 2019/170 Esas, 2019/1254 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik İlk derece mahkemesi Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.01.2022 tarih ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; atılı suçun unsurlarının oluştuğuna ve dilekçesinde belirttiği sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın örgütün hukuki kılıflar altında örgütsel operasyonlarına başladığı, örgütün gerçek yüzünün ortaya çıkmaya başladığı dönem sonrasında örgüte hiyerarşik manada girdiğine, örgütten emir ve talimat alarak bu emir ve talimatları sorgulamaksızın yerine getirdiğine ve kriminalize olduğuna ilişkin somut kanıtlar ileri sürülemediği anlaşılmakla kamuda görev yapmayıp ev hanımı olan sanığın örgütün nihai amacını bilerek örgütle organik bağ kurduğuna, iradesini örgütün hiyerarşik gücünün emrine teslim ettiğine, örgüt adına süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylemlerde bulunduğuna, hülasa örgüt mensubu olduğuna dair kuşkudan arınmış, somut, kesin, inandırıcı ve kanaat verici mahiyette delil elde edilemediğinden kuşkudan sanık yararlanır evrensel hukuk ilkesi nazara alınarak atılı suçtan beraatına dair hüküm verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
Kovuşturma aşamasında dinlenen birbirleri ile uyumlu ayrıntılı alınan tanık beyanlarına göre örgüt içerisinde yer aldığına dair eylemi tespit edilemeyen sanık hakkında, örgütle süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik içeren bağ kurduğuna dair başkaca delil bulunmaması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kabulünde isabetsizlik bulunmadığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen düşüncesine iştirak edilmemiştir
Atılı suç için öngörülen cezanın asgari haddine göre 5271 sayılı CMK’nın 150/3 maddesi gereğince müdafii görevlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 5237 sayılı CMK’nın 290/1 maddesi gereğince sanık yararına olan usul hükümlerinin ihlali kapsamında değerlendirildiğinden bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, karar gerekçelerine göre bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle …Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 20.12.2019 tarihli ve 2019/170 Esas, 2019/1254 sayılı Kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca …4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise …Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2023 tarihinde karar verildi.