Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/15121 E. 2023/2191 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15121
KARAR NO : 2023/2191
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kesin olarak verilen kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale geldiği, anılan Kanun’a eklenen geçici 5 inci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunulduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. …. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.10.2018 tarihli ve 2018/429 Esas, 2018/664 sayılı Kararı ile sanık hakkında örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/3 ve 220/7 nci maddeleri yollamasıyla 314/2, 220/7, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5/1, 5237 sayılı Kanun’un 62/1, 53/1-2-3 ve 63 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 25.09.2019 tarihli ve 2018/3749 Esas, 2019/1132 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 01.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.Tanıkların sanığın örgüt içerisinde yer aldığını ileri sürdüğüne ilişkin iddiaların soyut iddia olduğuna ve doğru olmadığına,
2.Sanığın Sodes kapsamında öğretmen olarak çalışmasının suç olarak kabul edilemeyeceğine,
3.Sanığın FETÖ/PDY yapılanmasına ve bu yapılanmaya müzahir kurum ve kuruluşlara yardım ettiğine dair somut delil bulunmadığına,
4.Suçlamaları kabul etmediklerine,
5.Sanığın Bank Asyada 2012 yılında hesap açtığı ve bu hesapta ticari amaçlı tasarruflarını değerlendirme dışında para girişi ve hareketi olmadığına,
6.Bu hesabın kar amacı dışında kullanılmadığına dair bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğuna,
7.Sanığın talimat doğrultusunda işlem yapmadığına,
8.Sanığın hesap hareketlerinde herhangi bir artışın yaşanmadığına, açılan yeni hesapların kar amaçlı olarak zorunlu açıldığı, bankaların müşterilerini kardan faydalandırmak için bu şekilde yeni hesap açtığına,
9.Mahkemenin değerlendirmesinin hukuka ve olaya uygun olmadığına, hatalı ve eksik değerlendirme olduğuna,
10.Sanığın paylaşımlarının devlet hükumet aleyhinde veya anılan örgüt lehine olmadığına, bu paylaşımların hukuki açıdan atılı suça delil olarak kabul edilemeyeceğine,
11.Sanığın otel konaklamasının, okul önünde çekilen fotoğrafının, Kimse Yok Mu Derneğine mesaj yoluyla yardım etmesinin delil olarak kabul edilemeyeceğine,
12.Hukuka aykırı delillerin hükme esas alınamayacağına,
13.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ve sanığın suç işleme kastının bulunmadığına,
14.Atılı suçu işlediğine dair kesin, inandırıcı, hukuka uygun ve ceza vermeye elverişli somut delillerin bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine,
15.Kanuna, dosya delillerine ve hukuka aykırı karar verildiğine ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince “örgüte müzahir derneklerde sigorta kaydı bulunan, beyanlarına göre örgüte müzahir gazete ve dergi aboneliği olan ve yine örgüt üyelerince düzenlenen yurt içindeki geziye katılan, örgüte müzahir tesiste haklarında FETÖ/PDY kapsamında adli soruşturma bulunan bir kısım şahıslarla birlikte aynı tarihte konaklayan ve sosyal medya hesabından örgüte müzahir gazetenin hesabını takip edip, bu hesap tarafından yapılan bir kısım paylaşımları kendi hesabından paylaşan, örgüte müzahir Kimse Yok Mu isimli derneğe kısa mesaj yoluyla yardımda bulunan, örgütün kriptolu haberleşme programı olan ByLock isimli programı kullandığına dair delil elde edilemeyen; ancak, 17-25 Aralık 2013 tarihinden sonra örgütün sözde liderinin talimatı doğrultusunda anılan örgüte müzahir Bank …’da değişik tarihlerde TL, USD, altın, kredi kartı, bireysel emeklilik açan ve özellikle de 17-25 Aralık sürecinden sonra da hesaplarını aktif şekilde kullanıp, 06.02.2015 tarihinde katılım hesabı açarak para yatıran sanığın, gerçekleştirdiği bu faaliyetlerinin, silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dâhil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluluk içermemesi karşısında örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığından, konusu suç oluşturmayan ancak örgüt liderinin talimatı doğrultusunda amaca hizmet eden faaliyetlerin yardım suçunu oluşturacağı, anlaşılmakla; sanığın yukarıda izah edildiği şekilde gerçekleştirdiği sabit olan eylemleri ile değişen suç vasfına göre “Örgüt Üyesi Olmamakla Birlikte Örgüte Bilerek Yardım Etme” suçunu işlediği hususunda mahkememizde vicdani kanaat hâsıl olmuştur.” şeklindeki gerekçe ile sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanığın örgüte müzahir Zaman gazetesi aboneliğinin ve “Kimse Yok Mu Derneği”ne kısa mesaj yoluyla yapılan yardımın müsnet suç yönünden örgütsel faaliyet veya delil olarak kabul edilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede:
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, örgüte müzahir Bank Asyada 17/25 Aralık sonrasında da hesaplarını aktif şekilde kullandığı ve örgütün sözde liderinin talimatı doğrultusunda katılım hesabı açarak para yatırdığı, örgüte müzahir derneklerde sigorta kaydı bulunduğu, beyanlarına göre örgüte müzahir dergi aboneliği olduğu, örgüt üyelerince düzenlenen yurt içindeki geziye katıldığı, örgüte müzahir tesiste haklarında FETÖ/PDY kapsamında adli soruşturma bulunan şahıslarla birlikte aynı tarihte konakladığı, sosyal medya hesabından örgüte müzahir gazetenin hesabını takip edip, bu hesap tarafından yapılan bir kısım paylaşımları kendi hesabından paylaştığı belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 25.09.2019 tarihli ve 2018/3749 Esas, 2019/1132 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …