YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/21269
KARAR NO : 2023/1883
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Ağır Ceza Mahkemesinin 09.05.2019 tarihli ve 2017/8 Esas, 2019/149 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 04.11.2020 tarihli ve 2019/1185 Esas, 2020/1036 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.03.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri özetle;
1. İstinaf mahkemesi kararının gerekçe içermediğine,
2. Örgüt üyesi olmadığına,
3. HTS irtibatının örgütsel delil olmayacağına,
4. ByLock kullanıcısı olmadığına,
5. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine,
6. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Alanya Adliyesinde zabıt katibi olarak görev yapmaktayken KHK ile ihraç edilen sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu iddiasına ilişkin yapılan yargılamasında;
Tanık beyanlarına göre sanığın 2013 yılı içerisinde örgütün sohbet adı verilen toplantılarına katıldığı, HTS analiz raporuna göre hakkında FETÖ soruşturması yapılan çok sayıda kişi ile görüşme kaydının bulunduğu, sanıktan elde edilen dijital metaryaller üzerinde yapılan incelemede LG marka ve HTC marka cep telefonlarında ByLock programının indirilmiş olduğu, bu suretle örgütün hiyerarşik yapısına örgüt üyesi olarak dahil olduğu kabul edilerek 34048 sicil numaralı mahkeme başkanı ve 118961 sicil numaralı üye hakimin oy çokluğuyla silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği,
211719 sicil numaralı üye hakim tarafından, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bağ içine girip sürekli şekilde çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylemlerde bulunduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak mahkumiyetine yeterli, kesin ve ikna edici delil bulunmadığı, sanık hakkındaki tanık ifadelerinin süreç öncesine ilişkin olduğu ve süreç sonrasına ilişkin herhangi bir delilin bulunmadığı gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmesi gerektiği yönünde karşı oy kullanıldığı anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetilmekle;
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun vasfı açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilmesi, tespit ve değerlendirme tutanağının temin edilememesi halinde, operatör kayıtları ile eşleştirmesi yapılmak üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan CGNAT kayıtlarının getirtilerek dosya içerisindeki HTS sonuçları ile karşılaştırılıp belirtilen hat üzerinden ByLock kullanılıp kullanılmadığı doğrultusunda bilirkişiden teknik rapor alınması, sanığın örgütsel faaliyetlerinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından UYAP’ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanık hakkında herhangi bir tanık veya itirafçı beyanı olup olmadığının saptanması, bulunması halinde ifadelerinin onaylı örneklerinin dosya içerisine alınması, gerekirse bu kişilerin dinlenilmelerinin sağlanması ile tüm beyan ve belgelerin 5271 sayılı Kanun’un 217 inci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 04.11.2020 tarihli ve 2019/1185 Esas, 2020/1036 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.
… … … … …