YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15704
KARAR NO : 2023/2094
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. …. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.02.2018 tarihli ve 2017/422 Esas, 2018/96 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 10 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 20.02.2019 tarihli ve 2018/50 Esas, 2019/296 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının aleyhe, sanık müdafii tarafından lehe istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 1 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.10.2021 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1. Soyut nitelikli tanık beyanlarına göre hüküm verildiğine;
2. Örgüt lehine mesajlar paylaşılan sosyal medya hesabının sanık tarafından kullanılmadığına;
3. Sanığın Bank Asyaya örgüt liderinin talimatıyla para yatırmadığına;
4. Tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığına;
5. Sanığa atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına;
6. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle;
1. Sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütü yöneticiliği suçunu oluşturduğuna;
2. Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ceza verilmesi halinde alt sınırdan daha fazla ulaşılması gerektiğine;
3 . Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın twitter isimli sosyal paylaşım sitesinde yapmış olduğu propaganda mahiyetindeki paylaşımlarının bulunması, tanıkların sanığın yapı içerisinde olduğu ve tıp fakültesindeki doktorlardan sanığın sorumlu olduğu yönündeki beyanları, tanıklara sanığa suç atımına neden olacak herhangi bir sebebin bulunmaması, sanığın bank … hesap hareketleri ile diğer deliller dikkate alındığında, sanığın örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dahil olduğu ve bu haliyle sanığın örgüt içerisinde yer aldığı, her ne kadar sanık hakkında ilgili iddianame ile sanığın TCK’nın 314/1 maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; yapılan yargılama, toplanan deliller ve yukarıda belirtilen hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın inisiyatif alabilme kendi başına karar alarak aldığı bu kararları astlarına iletme gibi örgütün yöneticisi olduğuna dair yeterli hususların dosya kapsamında bulunmadığı görülmüş ve sanığın eylemlerinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçunu oluşturduğu kanaatine varılarak, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre, sanığın örgüt içindeki konumu ve dosya kapsamından anlaşılan örgütsel faaliyetlerinin kapsamına göre TCK’nın 314/1 inci maddesindeki “örgüt yöneticisi” vasıflarını taşımadığı, bununla birlikte kuruluşu, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemlerine göre nihai amacının devletin anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu tartışmasız bulunan FETÖ/PDY terör örgütüyle kurduğu organik bağ çerçevesinde hiyerarşisine dahil olmak suretiyle 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 nci maddeleri kapsamında örgüt üyesi olduğu anlaşılmakla, sanığın İlk Derere Mahkemesince eylemine uyan anılan maddeler uyarınca cezalandırılmasında Dairece bir isabetsizlik görülmemiş, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği mahkemece sabit görülen sanık hakkında temel ceza tayin edilirken, sanığın örgüt içindeki konumu ve diğer örgüt üyeleri üzerindeki etki etme gücü, somut veriler ortaya konularak saptanacak amaç ve saiki ile kastının derecesi, örgüt adına girişmiş olduğu eylemler ve işlediği suçlar varsa bunların işleniş biçimi ile gerçekleştirildiği yer ve zaman itibariyle örgüte olan nedensel katkısı ile TCK’nın 61 inci maddesinde belirtilen diğer hususlar gözetilerek temel cezanın işlenen fiille orantılı biçimde belirlenmesi ve bu şekilde cezanın bireyselleştirilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesinin, tanık beyanlarından anlaşıldığına göre, örgütün tıp fakültesindeki doktorlar ünitesinde üstlendiği görev ve etkinliği, eylemlerinin yoğunluğu ve kurban bağışı, Bank … ve himmet gibi konulardaki faaliyetleri ile örgüte sağladığı katkı gözetildiğinde, temel cezanın cezanın alt sınırdan kararda belirtildiği şekilde yetersiz oranda uzaklaşılarak belirlenmesine ilişkin uygulaması yerinde görülmemiş ve İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, sanık hakkındaki temel cezanın 6 yıl 6 ay hapis olarak belirlenmesi suretiyle silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezasından 1/6 oranında indirim uygulanmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli karar başlığında karar tarihinin “20.02.1019” yerine “10.10.2018” olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, görev yaptığı üniversitenin tıp fakültesinde örgüt içinde doktorlar sorumlusu olarak görev üstlendiği, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı Zaman gazetesinin bölge toplantılarına katılıp adı geçen gazeteye aboneler bulduğu, örgüt liderinin talimatından sonra ve bu talimat doğrultusunda Bank Asyada hesap açtırıp para yatırdığı belirlenen, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri sair nedenler de yerinde görülmediğinden, sanığa silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen temel cezanın 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası ile artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin fıkra belirtilmeksizin aynı Kanun’un 5 inci maddesi olarak gösterilmesi ve hükmün gerekçesinde de yer verildiği üzere, Bölge Adliye Mahkemesine ait kısa kararda, sanık hakkında yargılama giderlerine hükmedilirken, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan daha az olduğu belirtilerek, yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına karar verilmiş olmasına rağmen gerekçeli kararın hüküm fıkrasında maddi hata yapılarak toplam 1.228 TL. yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılması, dışında sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği sanık hakkındaki hükmün 3 üncü fıkrasındaki “5 inci maddesi” ibaresinin çıkarılarak yerine” “5/1 inci maddesi” ibaresi eklenmesi ve 13 üncü fıkrasının hükümden tamamen çıkarılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.