YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15093
KARAR NO : 2023/2323
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Uludere Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2015 tarihli ve 2014/34 Esas, 2015/305 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
2. Uludere Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2015 tarihli ve 2014/34 Esas, 2015/305 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 27.06.2019 tarihli ve 2019/6362 Esas, 2019/13842 Karar sayılı kararı ile yaralanmanın yüzde sabit iz niteliğinde olup olmadığı hususunda rapor alınması gerektiğinin gözetilmemesi, kabule göre de, yaralama eyleminin şikâyete tabi olmayan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında kaldığı halde suçun vasıfında hataya düşülerek şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Uludere Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.12.2021 tarihli ve 2019/355 Esas, 2021/591 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve son bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri, yaralama kastı bulunmadığına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın mağdur ile birlikte Uludere Jandarma Komutanlığında er olarak askerlik görevini ifa ettikleri, mağdur ile inceleme dışı sanık … arasında nöbet tutma sebebiyle tartışma çıktığı, tartışmanın belli bir süre sonra kavgaya dönüştüğü, tarafların karşılıklı küfürleştiği bu esnada sanık …’in olaya dahil olduğu ve mağdurun yüzüne kafa atmak suretiyle yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanık, mağdurun burnuna kaza ile çarptığına dair savunmalarda bulunmuştur. Mağdurun ise aşamalarda, sanığın yüzüne kafa atarak burnundan yaralanmasına neden olduğuna dair beyanları ile bu beyanı doğrulayan tanık A.E.’nin soruşturma aşamasındaki beyanı dava dosyasında mevcuttur.
3. Mağdur hakkında düzenlenen … Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 17.12.2013 tarihli ve Aksaray Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 08.07.2021 tarihli adlî muayene raporlarında, burun sırtında kanamalı kesi ve nazal fraktür tespit edildiği şahısta saptanan kırığın hafif (1.) derecede etkileyecek nitelikte ve yüzde sabit iz niteliğinde olduğu bildirilmiştir.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Mağdurun aşamalarda değişmeyen beyanları, bu beyanları doğrulayan tanık A.E.’nin beyanları ile adlî muayene raporları karşısında, sanık hakkında kasten yaralama suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Vesair Yönünden
1. Sanığın eylemi neticesinde, mağdurun yüzünde sabit iz niteliğinde yaralandığı aynı zamanda hayat fonksiyonlarını hafif (1.) derecede etkileyen kemik kırığının meydana geldiği olayda, birden fazla nitelikli hal ihlaline neden olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince temel cezaya hükmedilirken meydana gelen zararın ağırlığı ve kastının yoğunluğu da dikkate alınarak aynı Kanun’un 61 inci maddesindeki ölçütler ve 3 üncü maddesindeki orantılılık ilkesi gözetilerek sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son bendi uygulanmasına rağmen hükümde gösterilmemesi, mahallinde ikmali mümkün yazım eksikliği olarak değerlendirilmiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Uludere Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.12.2021 tarihli ve 2019/355 Esas, 2021/591 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.