Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8367 E. 2023/1767 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8367
KARAR NO : 2023/1767
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki şikayet uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince istemin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi ipotekli taşınmazların maliki tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET

Şikayete konu ipotekli taşınmazların maliki şikayet dilekçesinde; şikayetçinin, takip konusu taşınmazlardan tapunun 3 parselinde kayıtlı 81, 82 ve 114 bağımsız bölüm numaralı olan üç taşınmazı, takip tarihinden önce ipotekle yükümlü olarak satın alan yeni malik olduğunu, ipotek sözleşmelerinin taşınmazların önceki maliki olan … A.Ş. ile yapılması nedeniyle, şikayetçinin icra emrinde ipotek veren rehin malikleri arasında yazılmasının hatalı olup 3. kişi olarak yer alması gerektiğini, sorumluluğunun ipotek limiti ile değil ipotekli taşınmazlarla sınırlı olduğunu ileri sürerek, icra takibinin iptalini istemiştir.

II. CEVAP
Şikayet edilen alacaklı banka cevap dilekçesinde; takip talebi ve icra emrinde şikayetçinin ipotekli taşınmazların maliki kısmında yazıldığını, takipten önce keşide edilen ihtarnamede de ipotek veren 3. kişi olarak belirtildiğini, bu suretle şikayette hukuki yararı bulunmadığını ileri sürerek istemin reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçinin icra emrinde borcun tümünden sorumlu olacak şekilde yazılmayıp ipotek borçluları kısmında gösterilmekle birlikte, sorumlu olduğu miktarın da yazıldığı, bu suretle ipotekli taşınmazların satışı ile sorumluluktan kurtulacağı gerekçeleri ile şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi, istinaf süre tutum dilekçesi sunmakla birlikte bu dilekçede istinaf gerekçelerini belirtmediği gibi gerekçeli istinaf dilekçesi de vermemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; şikayetçinin istinaf süre tutum dilekçesinde istinaf sebeplerini göstermemiş ve gerekçeli karar tebliğine rağmen gerekçeli istinaf dilekçesi de sunmamış olması nedeniyle, istinaf incelemesinin kamu düzeni ile sınırlı olarak yapıldığı ve buna göre kamu düzenine bir aykırılık da bulunmadığı belirtilerek, şikayetçinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi temyiz dilekçesinde; icra mahkemesine başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmekle birlikte, takip konusu borçla hiçbir ilgisi bulunmayan şikayetçiye ait taşınmazlardaki ipoteklere ilişkin işlemlerin, İİK’nın 16/2. maddesi gereğince süresiz şikayete tabi olması nedeniyle kamu düzeninden sayılacağını ve bu suretle Bölge Adliye Mahkemesince kamu düzeni nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini, takibin iptal edilmemesinin şikayetçinin borcu olmayan bir borcu ödemesine sebep olacağını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinde ipotekli taşınmazların maliki tarafından yapılan şikayete ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK md. 149, TMK md. 887,

3. Değerlendirme
İİK’nın 149. maddesi gereğince, aralarında zorunlu takip arkadaşlığı olan borçlu ile rehinli taşınmaz maliki hakkında birlikte takip yapılması gerekmekte olup, takipten önce şikayete konu taşınmazları ipotekle yüklü olarak satın alan şikayetçinin takip talebi ve icra emrinde yer almasının kanuni zorunluluk olduğunun, öte yandan, ipotek hakkının mala doğrudan doğruya bağlantılı olan ayni bir hak olup, ipoteğin tesisinden sonra taşınmazın maliki değişse bile, ipotek hakkının aynı şartlarla devam edeceği tabii olduğundan, şikayetçinin borçtan şahsen sorumlu olmayıp, ipoteklerin limit ipoteği olması nedeniyle sorumluluğunun limit ile sınırlı olduğunun ve şikayetçinin adının takip talebi ile icra emrinde, ipotek veren kısmında ipotekli taşınmazların maliki olarak yazıldığı görülmekle birlikte, ipotekli taşınmaz maliklerinin sorumlu olduğu limit miktarlarının da açıkça ve her malik yönünden ayrı ayrı belirtildiğinin anlaşılmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının Onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.