Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/33845 E. 2023/1854 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/33845
KARAR NO : 2023/1854
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Sanık hakkında bozma üzerine dosyanın gönderildiği İlk Derece Mahkemesince verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. …. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2018
tarihli ve 2017/30 Esas, 2018/63 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 11.12.2018 tarihli ve 2018/1713 Esas ve 2018/1381 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “01.06.2017” yerine “15.07.2016” olarak yazılmasının mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edildiği belirtilmek suretiyle, esastan reddine karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliyesi Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 07.07.2020 tarihli ve 2019/3968 Esas, 2020/3320 sayılı Kararı ile özetle;
”… Soruşturma ve kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık kapsamında bir kısım ifade veren sanığın müdafiinin istinaf aşamasında verdiği 17.06.2018 tarihli dilekçesinde sanığın daha fazla bilgi vererek etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini bildirmesi bu yöndeki iradesini temyiz aşamasında da yenilemesi karşısında, duruşmada hazır edilerek etraflıca beyanları alınıp, verdiği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun faydalı bilgiler olup olmadığı, eldeki bilgilerle örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre hakkında 5237 sayılı TCK’nın 221/4-2 nci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. … Ağır Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu, 24.12.2021 tarihli ve 2020/174 Esas, 2021/468 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 221/4-1 inci cümle 221/5 inci fıkra ve 5271 sayılı Kanun’un 223/4-a maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.03.2023 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinde özetle; sanığın FETÖ/PDY örgütüne ait evlerde kalarak abilik yaptığı, örgüte eleman kazandırmak için eve gelen öğrencilere dersler verdiği, örgüt içerisinde Asım kod adını kullandığı, bu suretle örgütün hiyerarşik yapısı içinde yer aldığının sabit olması, sanık hakkında soruşturma başlatıldıktan sonra etkin pişmanlık kapsamında kalan beyanlarda bulunması nedeniyle TCK’nın 221/4 üncü maddesinin 2 nci cümlesi uyarınca verilecek cezada indirim yapılması gerekirken hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin kabulü
H.Ç. adına kayıtlı ancak sanık tarafından kullanıldığı değerlendirilen 534 (…) (..) (..) numaralı GSM hattına ilişkin ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı’nda kullanıcı profil bilgilerinde ID’nin: “211278”, kullanıcı adının: “1453asim”, uygulama giriş şifresinin: “1453lf” olduğu, sanığın ID’sine ekli E.B. (49081 ID), M.M.C.(273167), A.A. (158707ID), 281433 ID, 448094 ID numaralı kişilerin olduğu, roster bilgilerine bakıldığında sanığın “Fatih kardeş” ismi ile kaydedildiğinin görüldüğü, 15.01.2014 tarihinde ulusal medyada yayınlanan 25.12.2013 tarihli FETÖ elabaşısı Fetullah Gülen’e ait ses kaydında FETÖ’nün kontrol ve idaresinde bulunan … Katılım Bankası A.Ş.’ye para yatırılmasını isteyerek, bankanın TMSF’ye devredilmesine mani olunması için örgüt elebaşının talimat verdiği, … Katılım Bankası’nın cevabi yazısında; sanık … adına bankaları nezdinde 3102494 müşteri numarası ile 08.03.2011 tarihinde açılmış hesabın bulunduğu bildirilerek hesap ekstresinin mahkememize gönderildiği, hesap hareketleri üzerinde yapılan incelemede; sanığın örgüt elebaşısının talimat tarihlerine denk gelen bakiye artışlarının bulunmadığının görüldüğü, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünün 08.06.2017 tarih ve 2017/77870 sayılı soruşturma dosyasında; sanığın 01.06.2017 tarihinde hakkında soruşturma olduğunu bilmeden, kendiliğinden Çağlayan Adliyesi’ne başvurarak bildiği şeyleri anlatmak üzere gelmesi ile hakkındaki soruşturmadan haberdar olduğunun belirtildiği, sanığın aşamalarda alınan savunmalarında özetle; A.B. tarafından kendisine bir hat teslim edildiğini, bu hattın H.Ç. adına kayıtlı olduğunu, bu şekilde çok farklı hatların kullanıldığını, kendisinin de bu şekilde bir hat kullandığını ancak kimin üstüne kayıtlı olduğunu bilmediği için bir isim veremediğini, hakkında bir soruşturmanın olduğunu bilmeden kendi isteği ile ifade verdiğini, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandığını beyan ettiği, sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamalarında FETÖ silahlı terör örgütü içinde olduğunu bildiği kişilerle ilgili teşhis işlemleri yaptığı, fotoğraf teşhis tutanaklarının düzenlenerek mahkememize gönderildiği, sanığın anlatımları ile dosya kapsamının birbirleriyle uyumlu olduğu, sanığın gerek soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan örgüt içerisinde bulunduğuna ve faaliyetlerine dair beyanları, gerekse de dosya içerisindeki yukarıda belirtilen bilgi ve belgeler, tespitler göz önüne alındığında sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütü üyeliği için aranan hiyerarşik-organik bağ, çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk kriterlerine uyması nedeni ile sanık yönünden silahlı terör örgütü üyeliği suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğu, sanığın FETÖ silahlı terör örgütü üyesi olduğu mahkememizce kabul edilmekle; sanığın savunmaları ile yukarıda belirtilen deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın rızasıyla örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu örgütle organik bağ kurup faaliyetlerde bulunmak suretiyle “FETÖ silahlı terör örgütü üyesi olma” suçunu işlediği kanaatine ulaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre O yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden sanık hakkında kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Ağır Ceza Mahkemesinin 24.12.2021 tarih ve 2020/174 Esas, 2021/468 sayılı Kararında O yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca …. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2023 tarihinde karar verildi.