Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9440 E. 2023/2147 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9440
KARAR NO : 2023/2147
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibinde borca, rehin hakkına itiraz ve muhafaza işlemine yönelik şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince itirazın ve şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlusu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Borçlu icra mahkemesine başvurusunda; ödenmeyen kira alacakları için hapis hakkı kullanılarak taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılmış ve taşınırlar muhafaza altına alınmış ise de sözleşmeden kaynaklanan alacakların teminatı olmak üzere 53.100,00 TL bedelli teminat mektubu verilmiş olduğunu, güvence altına alınması gereken bir kira bedeli bulunmadığını, bu sebeple 16.12.2020 tarihinde hapis hakkına ve borca itiraz edildiğini ve muhafazanın kaldırılmasının talep edildiğini, 21.12.2020 tarihli kararla takip durdurulduğunu ancak muhafazanın kaldırılması talebinin reddedildiğini, borçlu olup olmadığı kesinleşmediğinden muhafazanın kaldırılması talebinin reddinin yerinde olmadığını, şartları oluşmadığı halde hapis hakkı ve defter tutulması talebinin hatalı olduğunu ileri sürerek İcra Müdürlüğünün 11.12.2020 ve 21.12.2020 tarihli müdürlük kararlarının iptali ile sunulan teminat mektupları toplamı olan 126.450,00 TL’lik kısmı için İİK’nın 85. madde gereği muhafaza altına alınan mahcuzlar üzerinden hapis hakkı uygulamasının kaldırılmasına, fesih bildirimi gereği kira akdi 09.03.2021 tarihinde sona ereceğinden bu tarihten sonraki döneme ait bedel karşılığı hapis hakkı uygulamasının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı, hapis hakkı işleminin 24.11.2020 tarihinde yapıldığını, şikayetin ise yasal yedi günlük süreden sonra 22.12.2020 tarihinde yapıldığını, borçlunun kira sözleşmesini haksız feshetmesi nedeniyle mevcut ve işlemekte olan 6 aylık kira borcu için TBK’nın 36. maddesi gereği hapis hakkının kullanıldığını, taşınmazların rehin uygulandığını ve yasal sürede takip başlatıldığını, teminat mektuplarının depozito bedeli olarak verildiğini, kira bedeline sayılamayacağını, İİK’nın 270 ve TBK’nın 336. maddesinde muhafazayı yasaklar bir hüküm bulunmadığını, feshin haksız olduğunu ileri sürerek şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. Gerekçe ve Sonuç
İİK’nın 147/1 maddesi ve 62’den 72’ye kadar bulunan hükümler göz önünde bulundurulduğunda, borçlunun iddialarının açılacak itirazın kaldırılması davasında değerlendirilebileceği, muhafaza işleminin ise hapis hakkından doğması nedeni ile itirazların ve şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Borçlu, süre tutum dilekçesi ile kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüş, gerekçeli karar 07.04.2022 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen yasal 10 günlük süreden sonra 19.04.2022 tarihli istinaf dilekçesinde talep hakkında gerekçeli hüküm kurulmadığını, toplam 126.450,00 TL bedelli teminat mektubu karşılığı İİK’nın 85. madde gereği muhafaza altına alınan mahcuzlar üzerinden haczin kaldırılması talep edilmiş ise de talebin gerekçeli bir şekilde değerlendirilmediği gibi gerekçeli kararda bu talebe ilişkin gerekçeli açıklamaya yer verilmediğini, muhafazanın kaldırılması talebinin reddinin yerinde olmadığını, borçlu olup olmadıklarının kesinleşmediğini, buna rağmen 159.033,83 TL karşılığı menkul malın muhafaza altına alındığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
C.1.Gerekçe ve Sonuç
İstinaf kanun yoluna başvuran borçlunun süre tutum dilekçesi vermesine rağmen, kararın tebliği üzerine yasal süresi geçtikten sonra ayrıntılı istinaf başvuru dilekçesi vermesi karşısında, HMK’nın 352 ve 355. maddelerine göre istinaf incelemesi kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmış, İlk Derece Mahkemesi kararında kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Borçlu, toplam 126.450,00 TL bedelli teminat mektubu karşılığı İİK’nın 85. maddesi gereği muhafaza altına alınan mahcuzlar üzerinden haczin kaldırılması talep edilmiş ise de talebin gerekçeli bir şekilde değerlendirilmediği gibi gerekçeli kararda bu talebe ilişkin gerekçeli açıklamaya yer verilmediğini, muhafazanın kaldırılması talebinin reddinin yerinde olmadığını, borçlu olup olmadıklarının kesinleşmediğini, buna rağmen 159.033,83 TL karşılığı menkul malın muhafaza altına alındığını ileri sürerek kararın kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibinde borca, rehin hakkına itiraz ve muhafaza işlemine yönelik şikayete ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın 62-67, 147, 270; TBK’nın 336; HMK’nın 352. ve 355. maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle yasal sürede istinaf süre tutum dilekçesinin sunulmasına rağmen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 10 günlük yasal sürede gerekçeli istinaf dilekçesi sunulmadığından, istinaf süre tutum dilekçesinde ileri sürülmeyen hususların temyiz incelemesinde değerlendirilemeyeceğinin anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup, borçlunun temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.