Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/6640 E. 2008/9276 K. 26.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6640
KARAR NO : 2008/9276
KARAR TARİHİ : 26.06.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Yörede 1999 yılında yapılan kısmi kadastro sırasında, … Köyü … mevkii 268 parsel sayılı 18533 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, bu yerde 1959 yılında yapılan genel kadastro sırasında orman olarak tebit harici bırakılmışsa da 1988 yılında yapılan orman kadastrosunda orman ile ilgisinin olmayıp, açık alan olduğunun 94 numaralı orman kadastro paftasından anlaşıldığı, Kurtoğlu … Habil … (soy adı …) ve eşi Miyase … adlarına kayıtlı … 1331 tarih 51 ve … 1328 tarih 25 sıra numaralı tapu kayıtları ve 85 yazım numaralı vergi kaydı kapsamında kaldığı intikal ve harici satışlardan söz edilerek paylı olarak … …, … …, … …, … …, … … ve … … adlarına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazın öncesinin devlet ormanı olduğunu, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceğini iddia ederek tesbitinin iptalini ve Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Rumeli Kavağı, Rumelifeneri, … ve yine … ve Garipçe Köylerinde bulunan Devlet Ormanlarının kadastrosu 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1938 yılında yapılıp, 09.12.1938 tarihinde ilan edilerek 1939 yılında kesinleşmesinden sonra birbirine bitişik ve biribirinin devamı olan bu ormanlara MAVRAMOLOZ DEVLET ORMANI ismi verilerek Mart 1947 tarih 118 numarada 2585 Hektar yüzölçümüyle 3116 Sayılı Yasanın 13. maddesi gereğince Hazine adına tapuya tescil edilmiştir. Daha sonra 1976 yılında 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulaması ve 3302 Sayılı Yasaya göre yapılıp 01.02.1990 tarihinde ilan edilen ve dava tarihinden önce kesinleşen 2/B madde uygulaması vardır.
Dava konusu parselin bulunduğu … Köyünde, genel arazi kadastrosu 1959 yılında yapılmış, çekişmeli taşınmaz o tarihte yürürlükte bulunan yasa hükümleri uyarınca 1938 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırılıp, kesinleşerek tapuya tescil edilen … DEVLET ORMANI sınırları içinde olması nedeniyle kadastro harici bırakılmıştır.
Çekişmeli parselin kadastro tesbitine esas alınan … 1328 tarih ve 28, Hicri 21 … 1331 tarih ve 51 sıra numaralı tapu kaydının ilk tesisi … 1310 Y.tarih 3 ve 4 numaralı kayıtlar olup, … 1310 Y.tarih ve 3 numaralı sicilde, … Nahyesi … köyü … Deresi mevkiinde, … … … ve … Yolu ve … … … ve Şeri ve … … sınırlı, … … 40 atik dönüm tarla nitelikli kayıt olduğu ve … binti … fevtinden mutasarrıfı … bini … … kayıtlıdır. Bu tapunun geldi kaydının bulunmadığı, Nisan 1328 tarih 15 ve 16 sıra numaralı sicillere gitmiştir. Diğer … 1310 tarih 4 sıra numaralı tapu kaydı intikal ve edinme sebepleri 3 numaralı kayıt gibi olup,
-2-
2008/6640-9276
Kendi …, … … ve … ve … ve … tarlaları ile … yolu sınırlıdır ve yine … binti … fevtinden mutasarrıfı … bini … … adına kayıtlıdır. Bu kayıtların tevhit ve ifrazıyla oluşan Nisan 1328 tarih ve 15 sıra numaralı tapu kaydı, D: … … …, B: …, K: … … …ve Müyesser binti … ferağ edilmiş, G: sahibi senet … Beyin diğer … okumaktadır. İktisabında iki parça senetle 210 dönüm olan tarlanın 10 dönümü ifrazen … oğlu … Bey’e devir edilen müfrez tarladır. Bu tapu kaydı, çekişmeli parselin yakınındaki … Köyü 105 sayılı parsele revizyon görmüştür. İfrazen oluşan Nisan 1328 tarih 16 sıra numaralı tapu kaydı Temurcu köyü … Deresi mevkiinde, D: … bin … … …, B: …, K: … yolu, G: Anbiyaya ferağ olunan tarla sınırlı olup, 80 dönüm atik 29 dönüm cedit 10 evlek cedit 44 arşın cedit yüzölçümündedir, Maliki … oğlu … … …ve zevcesi Müyesser’dir. Bu tapu kaydı … 1328 tarih 51 numaraya intikal ettirilerek … oğlu … Habil … …zevcesi Miyase … binti mütevefa …’ın satışı ile … 1331 tarih 51 numarada Rutoğlu … Habil …ve zevcesi Miyase … adlarına tescil edilmiştir. İşte bu tapu kaydı dava konusu … Köyü 268 sayılı parsele revizyon görmüştür. Bu kayıttan Müfrez Nisan 1328 tarih 17 numaralı kaydın iktisap ve maliki diğer aynı tarih 16 sıra numaralı kayıt gibi olup, 120 dönüm Atik, 44 dönüm 3 evlek, 16 arşın cedit yüzölçümündedir ve maliki … Bin … …’dır. Bu kaydın gittisi olmayıp, yörede 1959 yılında yapılan genel kadastroda ilgili sütuna “ormanda kaldığı” yazılmıştır.
Çekişmeli parselin kadastro tesbitine esas alınan 85 yazım numaralı vergi kaydı 10 hektar 10 Arlık tarla kaydı olup, D: …, Zehra ve … Yolu, B: Köy çalılığı, K: Kıra, … ve Zehra tarlaları, G: … … köy yeri olup … … adınadır.
Çekişmeli 268 sayılı parselin çap krokisine göre Kuzeyinde; yol ve ötesinde … Devlet Ormanı, Doğusunda; … Devlet Ormanı, Batısında; kısmen … Devlet Ormanı, kısmen kadastroda, 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla P.XXII poligon olarak Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan ve Hazine adına tesbit edilen 269 sayılı parsel ve P.XXI numaralı 2/B madde poligonu olarak Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan ve Hazine adına tesbit edilen 267 sayılı kadastro parselleri, Güneyde; 1959 yılında yapılan genel kadastroda … oğlu … adına kayıtlı Nisan 1328 tarih ve 15 sıra numaralı tapu kaydı uygulanarak … … ve … … ve arkadaşları adına tesbiti itirazsız kesinleşen 9200 m2 yüzölçümündeki 105 sayılı parsel ile yine … oğlu … adına kayıtlı Eylül 1322 tarih 6 sıra numaralı tapu kaydı uygulanarak … … ve arkadaşları adına tesbiti itirazsız kesinleşen 9300 m2 yüzölçümündeki 104 sayılı parsel, bu parsellerin ötesinde de, yine genel ve kadastrosunda orman olarak tesbit harici bırakılan Mart 1947 tarih 118 numaralı tapuda kayıtlı … Devlet Ormanı bulunmaktadır. 104 sayılı parselin kadastro tesbitine esas alınan Bakırköy tapu sicilinde 20/129 sayfada kayıtlı Eylül 1322 tarih ve 6 sıra numaralı tapu kaydı, … …’nın bila senet 10 dönüm olarak tasarrufundayken vefatı ile mirasçılarının … … … … bini … adına kayıtlı ve sınırları da, D: … … çalılığı, B: …, K: … giden yol, G: … … … ve fundalığı olan tapu kaydıdır. Bu kaydın geldisi bulunmayıp, sadece 104 sayılı parsele revizyon görmüştür.
Dosyaya getirtilen orman kadastro haritasına göre çekişmeli 268 sayılı parsel ile dava dışı 104 ve 105 sayılı parseller P.1 numaralı orman içi … poligonunda yer almaktaysa da; 1 Numaralı Orman Kadastro Komisyonuna bağlı 2 numaralı … tarafından düzenlenen 26.10.1976 gün ve 8 numaralı tutanak ile tesis edilen 2001 ila 2020 ve 2001 numaralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı içinde kalan (bu yer orman rejimi dışına çıkarılmamış, orman içinde bırakılmıştır.) … … Kırlı ve arkadaşlarının dilekçesine göre incelemesinin yapıldığı, işgalcilerden … …, … …, … …’ın mülkiyet belgesinin bulunmadığı, Hediye Sayılı, … …’un sadece vezne makbuzlarının bulunduğu, … … Kırlı, ve M…. … nun Eylül 1955 tarih ve 7 sıra numaralı tapu kayıtları bulunsa da bunların tahdite itiraz etmeleri nedeniyle Tüzüğün 2/a ve 10. Maddeleri gereğince çıkarılmasına karar verildiği, Aynı Orman Kadastro Ekibi tarafından düzenlenen 28.10.1976 gün ve 21 sıra numaralı ve 9 numaralı tutanak ta “28.10.1976 günü … başkanı … Sertel,
Ormancı üye … üye … … …, Köy üyesi … …, Bilirkişi … … olduğu halde … başkanlığımıza 8.10.1976 tarihinde Sabit …’un … olduğu dilekçesinden orman sınırları içinde arazisinin kaldığını orman sınırları dışına çıkarılmasını istediği anlaşıldı. Bilirkişi … … ilgili yere ekibi getirdi. Yapılan incelemede Sabit …’un tasarrufunda bulunan yerin ölçüleri takeometrik ölçüm karnesinde bulunan 2022, 2023, 2024, 2025, 2026, 2028, 2029, 2030, 2031, 2032, 2022 Nolu noktalar ile çevrili (bu noktalarla çevrili yer 268 nolu parselin çap sınırları olduğu anlaşılmaktadır) 2 numaralı parselin 15.10.1961 yılından önce orman vasfını kayıp etmiş olması, … ve su rejimine zarar vermemesi, orman bütünlüğünü bozmaması nedeniyle tüzüğün 2/a ve 10. maddelerine göre orman sınırları dışına çıkarılmasına, diğer kısımların halen bozuk meşe baltalığı niteliğinde olması … ve su rejimine zarar vermesi nedeniyle orman sınırları dışına çıkarılmamasına oybirliği ile karar verildi.” denerek 1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle dosyaya getirtilen 7 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca düzenlenen 22 numaralı İTİRAZLARI İNCELEME VE KARAR TUTANAĞI başlıklı tutanağın 7. sayfa üçüncü paragrafında; “komisyon itiraz kayıt defterinin 1. sırasında kayıtlı Sabit …, …, …, … ve … …’un 17 sıra numarasında kayıtlı Sabit …’un Sipali … mevkiindeki eski tarlalarının (104 ve 105 sayılı parsellerin bulunduğu yer kastedilmektedir.) orman sınırları dışına çıkarılmasını istedikleri, aynı yer için Orman Yönetiminin 31.03.1981 gün ve 2416 Sayılı Yazısı ile bu yerin orman olarak sınırlandırılması istemiyle itiraz ettiği edildiği, söz konusu yerin kuzey bölümünün 2022 ila 2032 nolu orman sınır noktaları verilerek Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığının (bu OSN’ları davaya konu 268 sayılı parseli içine almaktadır.) tutanak defterinin tetkikinden anlaşıldığı, aynı yerin Güney kesimi için karar olmadığı ve burasının da tapulamaca 104 ve 105 parsel sayısı ile … …, … …, … …, … …, ve … … … adına tesbit edildiğinin görüldüğü, 2 numaralı ekipçe orman sınırları dışına çıkarılan yer ile tapulamada tesbiti yapılan 104 ve 105 sayılı parsellerin geldisi incelendiğinde köy bilirkişisinin bu yerin kadimden beri kültür alanı olduğunu ve bu günkü şeklini koruduğunu, eskiden bu güne göre daha iyi … yapıldığını, ifade ettikleri, komisyonun eski tahdit defteri (… İlçesi 8 numaralı tutanak defterinin 150. sayfasındaki ifadenin okunduğu, bu mevkideki çalışmalar sırasında tahdit komisyonuna ibraz edilip tahdit komisyonun da orman saymadığı T. Sani 1322 tarih ve 6 sıra ve Nisan 1328 tarih ve 15 sıra numaralı tarla cinsli tapu kayıtlarının kapladığı yerlerin bu araziye ait olduğu tartışmasız kabul edildi. Orman Tahdit Komisyonunca 29.09.1938 günlü tutanak ifadesiyle orman sayılmayan bu arazinin o günün şartlarında ölçüye konu edilmediği, harita üzerirnde basit çizgi ile belli edildiğinin görüldüğü, açıklanan nedenlerle 2 numaralı ekipçe değişik 2. maddeye konu edilen 2022 ila 2032 nolu OS noktaları ile çevrili arazi ile tapulamanın tesbitine konu olan 104 ve 105 nolu parsellerin kapladığı sahanın tahdit komisyonunca orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirtildiği ve bu durumun kesinleştiğinin anlaşıldığı, buna göre 2022 ila 2032 nolu değişik 2. madde numaralarının çevirdiği sınır ile buna bitişik tapulamanın 104 ve 105 sayılı parsel sınırlarının kapladığı arazinin orman sayılmayan yerlerden olması nedeni ile bu sınırların orman tahdit komisyonu ifadesine giren orman sayılmayan arazi sınırı olarak kabulüne, oybirliği ile karar verildi ve bu parsele 1 numara verildi alınan karar gereğince … Orman İşletme Müdürlüğünün itirazı oybirliği ile red edildi (II numaralı parsel)” denmek suretiyle, 7 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca itirazların incelenmesi sırasında 2022 ila 2032 numaralı orman sınır noktaları arasında kalan bölüm ile 104 ve 105 sayılı parsellerin 1744 Sayılı Yasanın 2/2. maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Orman Yönetiminin itirazı 2022 ila 2032 OSN’larının çevirdiği dava konusu 268 sayılı parsel olduğu ve Orman Yönetimi bu yerin 28.10.1976 gün 21 numaralı tutanakla orman rejimi dışına çıkartılmışsa da 15.10.1961 tarihinden önce orman niteliğini kayıp etmemesi nedeniyle yeniden orman sınırı içine alınmasını istediği, Sabit … ve arkadaşları ise 1 ve 17 sırada kayıtlı itiraz dilekçelere ile 104 ve 105 sayılı tapulama parsellerinin bulunduğu yerin orman rejimi dışına çıkarılmasını istedikleri ve Orman Yönetiminin 2022 ila 2032 OSN’nın 1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi
hükmünce orman rejimi dışına çıkarmama itirazları ret edildiği ve Sabit … ve arkadaşlarının 2022 ile 2032 OSN’ları ile nitelik kaybı nedeniyle orman dışına çıkartılan yere itirazları olmayıp 104 ve 105 sayılı kadastro parsellerinin bulunduğu yere itirazları olduğu halde, itirazları inceleme komisyonu 22 numaralı tutanakla bir taraftan Orman Yönetimin itirazını ret etmiş, diğer taraftan kişilerin 2022 ila 2032 OSN’larına itirazları olmadığı halde, itiraz konusunun dışına çıkarak 2022 ila 2032 OSN’larının çevirdiği 268 sayılı parsel ile 104 ve 1105 sayılı kadastro parsellerini bir bütün halinde (7) poligon numarasıyla 1744 Sayılı Yasanın 2/2. maddesi gereğince orman sınırı dışına çıkartmıştır. Orman Yönetimince bu işleme karşı dava açılıp açılmadığı, dava dosyası kapsamından anlaşılamamaktadır.
Mahkemece kesinleşmiş orman kadastrosu ve 6831 Sayılı Yasanın 2. ve 2/B madde tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi kurulu raporuyla çekişmeli 268 sayılı parselin 1938 yılında yapılan orman kadastrosunda devlet ormanı olarak sınırlandırıldığı, 1976 yılında 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/1 maddesi gereğince tapu sahipleri adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmazın kadastro tesbitinde esas alınan tapu kaydı kapsamında kaldığının belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de,
24.05.2002 günlü keşifte bilgisine başvurulan yerel bilirkişi 1952 doğumlu Halit Başak, bu yerin …denilen … …’a ait olduğunu, bu parselin orman olmadığını, … … tarafından … … ve … …’a satıldığını, şu anda sürülüp ekilmediğini, üzerindeki barakanın … …’e ait olduğunu, … …’ın ise taşınmaza arılarını bıraktığını, şu anda ikisinin kullandığını, davalı durumunda olan diğer tesbit malikleri … … ve … …, … ve … …’u tanımadığını, parseli onların kullandığını hiç görmediğini, tesbitte esas alınan 51 sıra numaralı tapu kaydında okunan … Deresi mevkiinin burası olduğunu, … yolunun taşınmazın hemen Kuzeyinden geçen yol olduğunu, … … tarlasının ise taşınmazın kuzeyinden geçen yol ile Deniz arasında olduğunu, diğer yönlerin çalılık ve orman olduğunu, … Beye ferağ olunan yeri bilmediğini, 85 yazım numaralı vergi kaydında ismi geçen … tarlasının, … … olarak bilinen kişiye ati taşınmazın doğusundaki ormanlık alanda kalan tarla olduğunu, … tarlasını bilmediğini, 1948 doğumlu tanık … … ise … … ve … Bilginin bu yeri … …’tan satın aldığını ve onların kullandığını söylemişse de Yerel bilirkişi ve tanıklar kadastro tesbitinde esas alınan tapu kaydının ilk tesisteki sınırlarını ve ifrazdan sonraki sınırlarını bilememişler, keşif günü itibariyle komşu parsel kayıtları getirtilmediğinden, yerel bilirkişi sözleri denetlenmemiştir. Keşfe katılan Orman Yüksek Mühendisi bilirkişiler … … ve … ile … Teknisyeni Suphi Soylu ve Kadastro Teknisyeni … … 08.08.2002 tarihli raporlarında çekişmeli parselin 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakıldığını, 1945 yılında devletleştirilen yerlerden olmadığını, 1976 yılında ve 1989 yıllarında yapılan işlemlerde de orman sınırları dışında bırakıldığını, çekişmeli parselin açık alan olduğunu, paletli bir makine ile tefsiye edildiğini, üzerinde orman ağaca bulunmadığını, orman ölü örtüsü içermediğini, bu bakımdan orman toprağı özelliği göstermediğini taşınmazın … 1328 tarih ve 51 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığını bildirmişlerse de, çekişmeli parselin 1938 yılında yapılan ve kesinleşerek tapuya tescil edilen orman kadastro sanırları içinde kaldığı, 1976 yılında orman rejimi dışına çıkartıldığı kesindir. Bilirkişiler yukarıda açıklanan tutanakları göz ardı etmişler, raporlarına anlaşılması mümkün olmayan basit bir kroki ile 1942 orman kadastrosuna ilişkin 200 ila 203 numaralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattının yer aldığı orman kadastro krokisini eklemişlerdir. Eklenen bu krokiye göre 104 ve 105 sayılı parsellerin bulunduğu yere denk gelecek biçimde basitçe taranarak iki parça yerin gösterildiği ancak orman sınır noktası yazılmadığı, 1940 tarihli orman tahdit talimatnamesine göre bu yerlerin dahi orman sınırı içinde bırakıldığı anlaşılmaktadır
Dosyaya getirtilen çekişmeli parselin tesbitine esas alınan tapu kayıtları, komşu parsel tunakları ve bu parsellerin tesbitine esas alınan tapu kayıtları getirtilen haritalar ile birlikte incelendiğinde, çekişmeli parsele toplam 210 atik dönüm yüzölçümündeki … 1310 tarih 3 ve 4 numaralı sicillerden tevhit ve ifraz yoluyla gelen Nisan 1328 tarih ve 16 sıra numaralı
kaydın tedavülü olan … 1328 tarih ve 25 sıra numaralı tapu kaydının, dava dışı 105 sayılı parsele ise aynı kökten gelen Nisan 1328 tarih 15 sıra numaralı tapu kayıtlarının uygulandığı, dava dışı 104 sayılı parsele ise 1322 yılında senetsizden oluşan Eylül 1322 tarih ve 6 numaralı tapu kaydının uygulandığı, bu taşınmazlar yine aynı yerde bulunan ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına tesbitleri kesinleşen 267 ve 269 sayılı parseller ile birlikte düşünüldüğünde çevrelerinin kuzeyden yol, diğer yönlerden ise sınırlaması itirazsız kesinleşip tapuya tescil edilen … DEVLET ormanı ile çevrili olduğu, 105 sayılı parsele uygulanan kaydının çekişmeli parsel yönünü … … …okusa da çekişmeli parsele uygulanan tapu kaydının Doğusu … … …, Batıyı …, …yolu ve güneyi ise Anbiyaya ferağ olunan tarla okuduğu, dava dışı 104 sayılı parsele uygulanan tapu kaydının ne dava dışı 105 sayılı parsele uygulanan tapu kaydı maliklerini, ne de çekişmeli parsele uygulanan tapu kaydı maliklerini okumadığı gibi, dava dışı 105 parsel ile çekişmeli 268 sayılı parsellerin kadastro tesbitlerine esas alınan tapu kayıtları da dava dışı 104 sayılı parsele uygulanan tapu kaydı maliklerini göstermediği anlaşılmaktadır.
Yerel bilirkişi sözleri ve temyiz incelemesi sırasında getirtilen tapu kayıtları birlikte incelendiğinde, çekişmeli parselin kadastro tesbitine esas alınan tapu kayıtlarının çekişmeli parseli kapsadığının kabul edilemeyeceği, Bu tapu kaydının sınırındaki … Yolu’nun sınırı çekişmeli parselin Kuzeyinde yer alan yol olduğu kabul edilse bile, kilometrelerce uzunluğunda olana Kuzeyde orman sayılmayan alanlarda devam etmesi ve tapu kaydındaki diğer sınırlar taşınmaza uymadığından kaydın çekişmeli parseli kapsadığı, yine kabul edilemez. … Yolu dışındaki sabit kabul edilebilecek tek sınır olan … … … sınırı Kuzeydeki yol ile Deniz arasında tarif edildiğine göre, kadastro tesbitine esas alınan tapu kaydının kapsamının … … … tesbit edilerek, o tarlanın sınırında aranması gereklidir. Kısmi kadastro sırasında bu tapu kaydının çekişmeli parseli kapsadığı, yine 1959 yılında yapılan genel kadastroda da, aynı kökten gelen Nisan 1328 tarih ve 15 sıra numaralı tapu kaydının dava dışı 105 sayılı parseli kapsadığı yönündeki kadastro ekibinin belirlemeleri davacı Hazineyi bağlamaz.
Diğer taraftan; 1976 yılında 7 Numaral Orman Kadastro Komisyonuna bağlı 2 Numaralı … tarafından 26.10.1976 gün 8 numaralı tutanakla tesis edilen 2022 ila 2032 numaralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı ile tüzüğün 2/a ve 10 maddesi gereğince 15.11.1961 tarihinden önce orman niteliğini yitirmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan (P.II) numaralı poligonuna, Sabit … ve arkadaşlarının itirazları olmadığı halde, 7 Numaralı Komisyonca 22 numaralı tutanakla incelenerek, belirtilen sınır noktaları arasında kalan taşınmazın itirazcıların dayandığı Eylül 1322 tarih ve 6 sıra numaralı tapu kaydı ile Nisan 1328 tarih ve 15 sıra numaralı tapu kayıtları kapsamında kaldığı gerekçesiyle, (P.1) numarası verilerek 104 ve 105 sayılı parsellerle birlikte orman sınırları dışına çıkarılmışsa da, sözü edilen Eylül 1322 tarih 6 numaralı tapu kaydının dava dışı 104 sayılı parsele, Nisan 1328 tarih ve 15 sıra numaralı tapu kaydının ise dava dışı 105 sayılı parsele uygulandığı, 7 Numaralı Orman Kadastro Komisyonun 22 numaralı itirazları inceleme tutanağında çekişmeli parselin kadastro tesbitine esas alınan Nisan 1328 tarih ve 16 sıra numaralı tapu kaydından hiç söz edilmediği gözetildiğinde, bir an için çekişmeli 268 sayılı parselin Nisan 1328 tarih ve 16 numaralı sicilden gelen tapu kayıtları kapsamında olduğu kabul edilse dahi, bu tapu kaydı kapsamındaki yerin 7 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca itirazların incelenmesi sırasında 2001 ila 2021 OSN (P.1) numaralı poligonunun orman sanırları dışına çıkarılmadığı, komisyon kararına konu P.1 olarak orman dışına çıkarılan yerin dava dışı 104 ve 105 sayılı parseller olduğu, (Çünkü 2022 ila 2032 OSN ile çevrili 268 sayılı parsel yerine kişilerin bir itirazının bulunmadığı, önce 22 nolu itirazları inceleme tutanağında 104 ve 105 sayılı parseller ile 268 sayılı parselin bulunduğu yer bir bütün halinde (I) poligon numarası verildiği, bu durumda 2022 ila 2032 OSN’larının çevirdiği 268 sayılı parsel hakkında itirazları inceleme komisyonunun kişiler yararına bir karar vermediği, bu yerle ilgili sadece Orman Yönetiminin itirazını ret ettiği, 26.10.1976 gün ve 8 numaralı ilk tutanakta belirlenen durumda (1744 Sayılı Yasanın 2/1. fıkrası gereğince nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkarma işleminde) bir değişiklik yapmadığı sonucuna ulaşılır.
Ayrıca, Tapuda … Devlet ormanı olarak kayıtlı taşınmazın bir bölümünün orman kadastro komisyonunca 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/2 maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılması halinde bu yer tapuluysa, yasa ve tüzüğün öngördüğü diğer koşullar oluşursa gerçekleşmişse tapu sahibine geri dönecek, ve Hazine adına olan orman nitelikli tapu kaydından bu miktar azaltılacaktır. Ancak taşınmaz kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/1 Maddesi gereğince tapulu olduğu kanaati ile orman dışına çıkarılmış ancak tapulu değil yada Orman Kadastro Komisyonunun uyduğunu kabul ettiği tapu kapsamında değilse, ya da tapu kapsamında olsa bile orman sınırı içire alınma işlemi kesinleşmekle tapu yasal değerini yitireceğinden ve taşınmazın öncesi orman olması nedeniyle nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkarılsa bile yine o yer tapu sahibine dönmeyecektir. Hazinenin tapulu yeri olmaya devam edecektir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yer 1938 yılında yapılan orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırmasının kesinleşmesiyle … Devlet Ormanı olarak tapuya kayıt edildiğine ve bu nedenle 1959 yılında yapılan genel kadastroda devlet ormanı olarak tapulama dışı bırakıldığına göre zilyetlikle kazanılması da mümkün değildir.
Açıklanan hususlar gözetilerek, çekişmeli taşınmazın Mart 1947 tarih 118 numarada … Devlet Ormanı niteliğiyle Hazine kayıtlı olduğu düşünülerek Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddi yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 26/06/2008 günü oybirliği ile karar verildi.