Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/5167 E. 2008/9012 K. 24.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5167
KARAR NO : 2008/9012
KARAR TARİHİ : 24.06.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli … Köyü … mevkiinde bulunan 591 sayılı parsel yörede 1963 yılında yapılan tapulama sırasında 7600 m2 yüzölçümü ile tarla niteliğinde … … adına tespit edilmişken Orman Yönetiminin itirazı üzerine komisyonca orman sayılan yerlerden olması nedeniyle tapulama harici bırakılmıştır. Davacı gerçek kişi bu yerin tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede dava tarihinden önce 1997 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Genel arazi kadastrosu işlemi ise 1963 yılında yapılmış, ve 25/08/1966 – 23/09/1966 tarihleri arasında ilan edilerek 24/09/1966 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, yörede 1963 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında Devlet Ormanı niteliğiyle tespit harici bırakıldığı, H.G.K.nun 21.01.2004 gün 2004/8-15-7 ve 12/05/2004 gün 2004/8-242-292 sayılı kararlarında da belirtildiği gibi, çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede arazi kadastrosunun 1963 yılında 5602 Sayılı Kadastro Yasasının yürürlüğü sırasında yapıldığı ve davaya konu taşınmazın tesbit dışı bırakıldığı, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının uygulanmaya başladığı 10/10/1987 tarihten önce 2613, 5602 ve 766 sayılı Yasaların hükümlerine göre, kadastrosu yapılacağı ilan edilen ve önceden sınırları belirlenen çalışma alanları içerisindeki ormanların tesbit dışı bırakıldığı, bir diğer anlatımla arazi kadastrosu ekiplerince ormanların kadastrosunun yapmadığı, ancak bölgede daha önce orman kadastrosu yapılıp kesinleşen ve tapuya tescil edilen ormanlara ait kayıtların, o birliğin çalışma alanının tapu kütüğüne aktarıldığı, (766 Sayılı Yasanın madde 46/3) bölgede orman kadastrosu yapılmamışsa, arazi kadastrosunun yapılacağı bölgedeki, ormanların sınırlandırılmasının Orman İdaresinden isteneceği, idarenin orman sınırlarını belirlemesinden sonra arazi kadastro ekiplerinin bu sınırlamayı esas almak suretiyle, belirlenen orman sınırına girmeden arazi kadastro çalışmalarını yürütecekleri, bu uygulamanın 3402 Sayılı
Kadastro Yasasının yürürlüğe girdiği 10/10/1987 tarihine kadar sürdürüldüğü, 3402 Sayılı Yasanın yürürlüğünden sonra ise anılan Yasanın 4. maddesi gereğince işlem yapıldığı, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1997 yılında orman kadastrosunun yapılarak kesinleştiği, davacı tarafça taşınmazın öncesinin orman olmadığının kesin delillerle kanıtlanamadığı, yine H.G.K.’nun 24/10/2001 gün ve 2001/8-964-751 sayılı ve 13/02/2002 gün ve 2002/8 – 183- 187 sayılı kararları ile kadastro (tapulama) komisyonlarınca orman sayılarak tesbit harici bırakılan yerlerin de, yukarıda yazılı gerekçelerle orman kadastrosunun kesinleştiği güne kadar orman sayılacağı, sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceği, kaldı ki taşınmazın 1953 tarihli … fotoğrafı ve 1957 tarihli memleket haritasında da orman alanında göründüğü gözetilerek hüküm kurulmasında isabetsizlik olmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 24/06/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.