Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/8044 E. 2008/10272 K. 10.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8044
KARAR NO : 2008/10272
KARAR TARİHİ : 10.07.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : …

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine açılan davada … Köyü 1030 parsel sayılı 8983 m2 yüzölçümündeki davalı adına tapuda kayıtlı olan ve davalı kooperatif lehine ipotek şerhi bulunan taşınmazın yörede kesinleşen orman kadastro çalışmasında kısmen orman sınırları içinde kaldığı belirtilerek tapu kaydının iptali ve orman olarak tescili, davalının elatmalarının önlenmesi talep edilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın (A) harfli 68 m2’lik bölümün tapu kaydının iptaline, orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, bu bölüm üzerindeki ipotek şerhinin terkinine ve davalı gerçek kişinin elatmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Şöyle ki; hükme esas alınan uzman orman ve fenni bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın yörede 1949 yılında yapılan orman kadastro çalışmasının teknik yönden araziye uygulanmasının mümkün olmadığını, 1975 yılında yapılan aplikasyon işleminin ise zemindeki kullanım durumuna uygun olarak yapıldığını, 1949 yılına ilişkin orman tahdit haritası ile 1975 yılında yapılan çalışma sunucunda düzenlenen haritanın birbirlerinden farklı olduğu, 1949 yılında yapılan orman kadastro çalışmasının hatasız olarak aplike edilmesinin mümkün olmadığını açıklayarak çekişmeli taşınmazın (A) harfli 68 m2’lik bölümünün kesinleşen ormansınırları içinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu geriye kalan bölümün ise orman sınırları dışında kaldığını ve orman sayılmayan yerlerden olduğunu belirterek taşınmazın tahdit hattına göre konumunu gösteren kroki sunmuşlardır. Dairemizin 19.10.2006 tarih 2006/11253 -10272 sayılı kararı üzerine dosyaya gönderilen aynı uzman orman ve fenni bilirkişilerce düzenlenen ek raporda ise kesinleşen değişik tarihlerdeki orman tahditine ilişkin orman tahdit hatları 1964 tarihli memleket haritası üzerinde çakıştırılmış olarak kroki düzenlenmiş olup, buna göre çekişmeli taşınmazın daha büyük bir bölümünün orman sınırları içinde kaldığı gibi memleket haritasında da bu bölümün yeşil ormanlık alanda kaldığının gösterildiği, dosya içinde bilirkişilerce çizilen hat ile ek raporda düzenlenen hattın birbirinden farklı olduğu ancak kırmızı ile çizilen 1975 yılında düzenlenen orman tahdit hattının memleket haritasına uygun olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece uzman orman ve fenni bilirkişilerden asıl rapor ile sonradan düzenledikleri ek raporun arasındaki farklılığın sebebi açıklattırılmalı, 1975 yılında düzenlenen orman tahdit hattının memleket haritasına uygun olduğu göz önüne alınarak çekişmeli taşınmazın kırmızı ile çizilen 1975 yılındaki tahdit hattına

göre kesinleşen orman sınırları içinde kalan ve kalmayan bölümlerinin yüzölçümleri hesaplattırılarak alınacak rapor ve bunu gösteren kroki ile toplanacak delillere göre mahkemece uyuşmazlığın esasını ilişkin olarak hüküm kurulması gerekirken aksine düşünceler ile kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 10/07/2008 günü oybirliği ile karar verildi.