YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4740
KARAR NO : 2008/8580
KARAR TARİHİ : 10.06.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davadan dolayı Yerel Mahkemece verilen hüküm davacılar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli … Köyü 355 sayılı parsel yörede 1956 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında tapu kaydına dayanılarak 14120 m2 yüzölçümü ile koruluk niteliğinde … … adına tespit edilerek itirazsız kesinleşmiş; intikal ve pay temliki yolları ile davacılar adına tapuya kaydedilmiştir.
Davacılar, yörede 2006 yılında ilk kez yapılan ve 11/ 09/ 2006 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu sırasında bu yerin orman sınırı içine alındığını; bu işleminin yanlış olduğunu ileri sürerek 12/ 03/ 2007 tarihinde kadastro mahkemesinde dava açmış ve çekişmeli yeri orman sınırları içine alan sınırlamanın iptalini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz davası niteliğindedir.
Mahkemenin gerekçesi, davacı tarafın kendilerine verilen kesin önele rağmen keşif giderlerinin yatırmamış olmasıdır. Ancak verilen önel yasada aranan koşulların tümünü taşımamaktadır. Taşınmaz başında dinlenecek olan tanıkların isimleri birer birer belirlenmemiş, keşif aracı bizzat saptanarak bununla ilgili gider takdir edilmemiş, mahkeme yolluğunun kalem kalem dökümü yapılmamıştır.
Yargıcın dava konusu şeyi inceleyerek onun hakkında bütün duygularıyla bilgi edinmesi olarak tanımlanabilen keşif; taşınmazlarla ilgili davalarda, dava konusunun yerinde görülüp incelenmesi biçiminde gerçekleşir (H.Y.U.Y.m. 363 vd.). Keşfe gidilebilmesi için mahkemenin bu konuda bir ara kararı oluşturması zorunludur. Bu kararda keşif giderlerinin, keşif giderini yatıracak tarafın ve bunun için gerekli önel veya kesin önelin avukatla kendini temsil ettirmeyen taraf keşif istemişse, kesin önel içerisinde giderleri yatırmamanın sonuçlarının açıklıkla anlatılması; tanık dinlenip, bilirkişi incelemesi yapılacak ise, bu hususun ve keşif günü ile saatinin belirtilmesi; bunun doğal sonucu olarak; hakim, katip ve götürülecekse mübaşir için yol tazminatının (492 Sayılı Harçlar Yasası m. 34); keşif isteyen taraftan keşif aracını bizzat sağlaması istenemeyeceğinden; mahkeme, yapacağı işe, süresine ve gideceği yere göre gerekli gördüğü aracı kendisi belirleyip, temin edeceğinden, araç için ödenecek para miktarının; keşifte dinlenecek bilirkişi ve tanıkların isimlerinin ve ücretlerinin; bilirkişi ve tanıklarla, gerekiyorsa taraflara keşif gününün haber verilebilmesi için gönderilecek davetiye giderlerinin gösterilmesi yanında; yatırılacak avansın tutarı ile yatıracak tarafın ekonomik gücü, keşif tarihi ve tebligatların ulaşması için geçecek süre gözetilerek keşif gününden önceye rastlayan bir tarihin belirlenmesi ve bunda Tebligat Yasası ile Tebligat Tüzüğünün göz önünde tutulması zorunludur.
Anılan hususları kapsamayan ve belirlenecek bir miktarın keşif gününe kadar yatırılması biçiminde kurulacak ara kararı ve buna dayalı olarak verilecek önel ve kesin önelin uygulamada H.Y.U.Y. m.414, 163 açısında bir sonuç doğurması olanağı bulunmamaktadır (H.G.K. 26.02.1975 T. 1972/1-1273 E. 1975/258 K; H.G.K. 18.02.1983 t, 1980/1-1284 E. 1983/141 K. H.G.K. 30.12.1992 t. 1992/16-666 E., 1992/769 K.; 20.H.D. 14.12.1992 t, 1992/16198-7040).
Öte yandan, bu koşulların tam olarak yerine getirilmemesi, keşif giderlerine itiraz … olan gider yükümlüsünün bu hakkını kullanmasına da engel oluşturur.
Kadastro mahkemelerinde belirtilen genel hükümler, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 29’ncı maddesi kıyas yoluyla, aynı yasanın 36’ncı maddesine göre işlem yapılması hallerinde de aynen uygulanır.
Yukarıda açıklanan yasa ve yerleşmiş Yargıtay uygulamasına aykırı olarak kurulan ara kararları sonucu verilen önel ve kesin önele dayanılarak, keşif giderlerinin yasal sürede yatırılmadığından söz edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 10.06.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.