Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/2083 E. 2007/4783 K. 09.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2083
KARAR NO : 2007/4783
KARAR TARİHİ : 09.04.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20 Hukuk Dairesinin 14/01/2005 … ve 2004/10067- 585 K.sayılı bozma kararında özetle; “Kesmece Köyü 109 ada 3 parselle ilgili olarak hükme esas alınan orman bilirkişi raporunun yeterli olmadığı, 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapıldığı anlaşılan orman kadastrosuna ait tutanaklar ve haritanın dosya içinde bulunmadığı; taşınmazın memleket haritası, … fotoğrafları ve amenajman planının uygulanması sonucunda tespit edilen konumu ile bu belgeler ve genel arazi kadastro paftası ölçekleri denkleştirilip birbiri üzerine aplike edildiğinden çekişmeli taşınmazın memleket haritasındaki yerinin anlaşılamadığından raporun denetlenemediği, bilirkişi tarafından taşınmaz üzerinde orman ağaçlarının varlığından söz edildiği halde, bunların niteliği, yaşı, sayısı ve yoğunluğunun açıklanmadığı yöntemince orman araştırılması, … uzmanı bilirkişiden rapor alınması, öncesi itibarıyla orman sayılan yerlerden olmadığının anlaşılması halinde taraf tanıklarının taşınmaz başında dinlenerek davalı zilyetliğinin başlangıcı, sürdürülüş biçimi ve ekonomik amacına uygun olup olmadığının araştırılması ve sonucuna göre hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan araştırma sonucunda davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin … bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 6502.37 m2’lik bölümünün 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olması nedeniyle davalı kişi adına olan tapusunun iptali ile bu bölümün Hazine adına tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Hazine, taşınmazın tamamının devletin hüküm ve tasarrufu altındaki orman sayılan yerlerden olduğu iddiasına dayalı olarak tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili istemi ile dava açmıştır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı yasanın 4. maddesine göre yapılmış, taşınmaz kısmen orman sınırları içinde bırakılmış, ancak arazi kadastro ekiplerince bu haritaya uyulmadan tespit tutanağı düzenlenmiştir.
Hükme dayanak yapılan orman ve … bilirkişileri tarafından düzenlenen krokilerde (A) ve (B) ile gösterilen bölümlerinin miktar ve şekil yönünden farklılık gösterdiği, orman ve … bilirkişisi tarafından orman kadastro harita ve tutanakları uygulanarak parselin orman tahdidine göre durumu gösterildiği gibi çekişmeli taşınmaz ve çevresine ait kadastro paftasının, memleket haritası üzerine aplike edilerek taşınmazın konumu gösterildiği halde mahkemece bu harita gözönünde bulundurulmadan … bilirkişinin 3402 sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılan orman kadastrosunun esas alınarak düzenlediği rapor esas alınarak hüküm kurulmuştur.
Yörede 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre orman kadastrosu yapılarak, arazi kadastro ekiplerine teslim edilmişse de yasanın açık hükmüne karşın arazi kadastro ekibince belirlenen orman sınırına uyulmadığından orman kadastrosunun tamamlanmış olduğu kabul edilemez. Bu nedenle, taşınmazın memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğrafındaki durumuna göre uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekir.
O halde; dava dosyası, daha önce yapılan keşifte görev alan kadastro mühendisi bilirkişiye verilerek kendisinden, orman mühendisi ile ortak olarak düzenledikleri rapor ve eki krokiler esas alınarak taşınmazın memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğraflarındaki konumuna göre orman olan ve olmayan bölümlerinin yüzölçümlerini gösterir, infaza elverişli kroki alınarak bu rapor ve kroki doğrultusunda hüküm kurulmalıdır.
Değinilen yön göz ardı edilerek kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazine ile davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden gerçek kişiye iadesine 09/04/2007 günü oybirliği ile karar verildi.