Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/8655 E. 2008/12378 K. 08.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8655
KARAR NO : 2008/12378
KARAR TARİHİ : 08.10.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 134 ada 1053 ve 1054 parsel sayılı sırasıyla 16.179,57 m2 – 33.036,45 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar 683 i Sayılı Yasanın 2/B maddesine göre orman sınırları dışına çıkarılan sahada kalması nedeniyle Hazine adına tespit edilmişlerdir
Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek orman niteliğinde Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne yönelik verilen ilk kararın Orman Yönetimi tarafından temyizi üzerine hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 21.03.2006 gün 2006/1307-3743 sayılı bozma ilamında: “Hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda 1993 tarihli memleket haritasının uygulandığı, 31.12.1981 tarihinden önceki ve bu tarihe yakın memleket haritalarının incelenmediği, 1993 tarihli memleket haritasında açık alan olarak gözüken yerlerin 1981-1993 tarihleri arasında orman niteliğini kaybetmiş olabileceği, bu yerlerin de 2/B madde uygulamasına konu olamayacağı, bu sebeple hükme dayanak yapılan raporu düzenleyen orman bilirkişinin temyize konu yerlerin 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde koşullarını taşıyıp taşımadığını yöntemine uygun olarak raporunda tartışması, taşınmazın hangi maddi ve bilimsel olgular sonucu nitelik kaybettiğini, kendi haline bırakıldığında tekrar orman haline dönüşüp dönüşmeyeceğini, ülke ekonomisi açısından orman olarak mı, … alanı olarak mı bırakılması halinde yararlı olacağının raporda ayrıntılı olarak açıklanması, raporun sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptal edilerek orman bilirkişinin 22.11.2005 tarihli Ek 1 numaralı krokisinde O1 ve 02 ile işaretlenen bölümlerinin orman niteliği ile, Tl ve T2 ile işaretlenen kesimlerinin tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 21/06/2007 gün 2007/6867-8734 sayılı bozma ilamında: “Mahkemece verilen karanın usul ve yasaya aykırı olduğu; çekişmeli taşınmazlar ile komşularının etrafının tahdit haritasına ve memleket haritasına göre orman ile çevrili olup taşınmazların orman bütünlüğü içinde bulunduğu her ne kadar davalı yerlere komşu olan parseller kişiler adlarına tespit ve tescil edilmişler ise de, Hazinenin; bu parseller hakkında her zaman orman iddiası ile dava açabileceği, 6831 Sayılı Yasanın değişik 2/B maddesi ile (bilim ve … bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerin orman rejimi dışına çıkartılacağı) hükmüne göre doğal ve gerçek anlamda nitelik kaybının anlaşılması gerektiği gibi her isteyenin ormanlarda doğalolarak bulunan deliceleri aşılaması. bina ya da eklentilerini inşa etmesi, erozyona sebep olacak biçimde araziyi teraslaması ya da orman bitkilerini kökleyip … yapmaya teşebbüs
etmesi veya 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince hiçbir zaman kişiler adına tapuya tescil edilemeyecek ve özel mülk olamayacak orman içi açıklığı niteliğinde olan yerlerin yasa maddesinde anlatılan bilim ve … bakımından nitelik kaybı olmayıp, zorla ve ormanın tahribi sonucu niteliğinin kaybettirilmesi olduğu, bu yöntemin, … erozyonu, ormanların ortadan kalkması, doğanın ve çevrenin bozulup yokolması sonuçlarını doğuracağı,yasada tanımlanan (… bilim ve … bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetme … ) kavramında bu tür olaylar amaçlanmadığı, 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesinin başka türlü yorumu, ormanların bilinçli şekilde niteliğinin kaybettirilmesine, tahribine ve yokedilmesine izin verdiği sonucuna ulaştırır ki, bu durum Anayasanın 169 ve 170. maddelerine aykırı olacağı, suç teşkil edecek eylemlerle ve zorlama yolu ile ormanların niteliğinin kaybettirilmesi yasalarla korunamayacağından, orman bütünlüğü içinde bulunduklarından ve üzerlerinden insan elinin çekilmesi, olduğu gibi bırakılması halinde yeniden orman haline dönüşebileceklerinden; çekişmeli taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın davanın KABULÜNE, … Köyü 134 ada 1053 ve 1054 parsel sayılı sırasıyla 16.179,57 m2 – 33.036,45 m2 yüzölçümündeki taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1945 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 3402 Sayılı Yasaya göre yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 08.10.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.