YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2087
KARAR NO : 2023/2497
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : Alacaklısını zarara sokmak maksadıyla mevcudunu eksiltmek
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Müştekinin 18.11.2013 havale tarihli dilekçesi ile; davalı aleyhine Samsun 3. İcra Müdürlüğünün 2013/5869 Esas numaralı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, icra dosyasında mütemadiyen haciz işlemi yapıldığı, takip devam ederken ve takip başlamadan önce borçlunun mevcut mal varlığından …plaka sayılı aracını alacaklı müştekiyi zarara uğratmak amacıyla devrettiğinin öğrenildiği, borçlunun bu muvazaalı işlemleri nedeniyle alacaklının alacağını alamadığı ve zor durumda olduğu belirtilerek, bu nedenle sanığın alacaklısını zarara sokmak maksadıyla mevcudunu eksiltmek suçundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 331 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılması için dava açılmıştır.
2.Samsun 2. İcra Ceza Mahkemesinin, 13.11.2014 tarihli kararı ile unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraatine karar verilmiştir.
3.Samsun 2. İcra Ceza Mahkemesinin, 13.11.2014 tarihli kararının müşteki vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 27.03.2018 tarihli ve 2015/31115 Esas, 2018/3501 Karar sayılı kararı ile “… somut olayımızda; şikayetçi tarafça, sanığın kendi adına kayıtlı …plakalı aracı alacaklılarını zarara uğratmak amacıyla devrettiğinin iddia edilmesi karşısında, sanığa isnat edilen suç kastının oluşup oluşmadığının tespiti açısından, aracı devreden sanık ile devralan şahıs arasında yakın akrabalık ya da yakın arkadaşlık ilişkisinin bulunup bulunmadığı tespit edilerek, araç satışına ilişkin satış sözleşmeleri getirtilerek ve aracı satın alan şahsın da dinlenilmesinden sonra oluşacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik kovuşturmayla yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,” somut olayımızda; şikayetçi tarafça, sanığın kendi adına kayıtlı …plakalı aracı alacaklılarını zarara uğratmak amacıyla devrettiğinin iddia edilmesi karşısında, sanığa isnat edilen suç kastının oluşup oluşmadığının tespiti açısından, aracı devreden sanık ile devralan şahıs arasında yakın akrabalık ya da yakın arkadaşlık ilişkisinin bulunup bulunmadığı tespit edilerek, araç satışına ilişkin satış sözleşmeleri getirtilerek ve aracı satın alan şahsın da dinlenilmesinden sonra oluşacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik kovuşturmayla yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Samsun 2. İcra Ceza Mahkemesinin, 10.11.2022 tarihli kararı ile her türlü şüpheden uzak ve mahkumiyete yeter delil elde edilemediğinden sanığın beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Müşteki vekilinin temyiz isteği, noter araç satış sözleşmelerinin matbu şekilde hazırlanmakta olduğu, araç satışının taksitle yapılması halinde, bunun noter sözleşmesinde belirtilmesinin mümkün olmadığı, diğer yandan ise mahkemenin taraflar arasındaki senedin geçersiz olup olmadığını değerlendirmesinin mümkün olmadığı, zira takibin başladığı 2013 yılından bu yana, ne borçlu sanık … ne de eski eşi borçlu …ın takibe konu bononun ödendiğine dair bir itirazda bulunmadığı, Samsun Emniyet Müdürlüğünden gelen cevabi yazı ile sabit olduğu üzere, … plakalı aracın sırasıyla, 11.06.2013 günü saat 10:35’de, Samsun 4. Noterliği evrakıyla, müşteki …’dan borçlu sanık … (Şeker)’a, 11.06.2013 günü saat 11:01 de yani 27 dakika sonra Samsun 3. Noterliği evrakıyla sanık borçlu … (…..) den eşinin arkadaşı …’a, 11.06.2013 günü saat 17:22’de, Samsun 5. Noterliği evrakıyla, …’dan … isimli şahsa devrolunduğu, borçlu sanık …’nin, Samsun 4. Noterliğinde alacaklının aracını devralıp, aracın üzerine haciz konmaması için arkadaşı olan …’a devrini yapabilmek için Samsun 3. Noterliği’ne geçmiş olduğu, iki işlem arasındaki sürenin yani; 4. Noterlikten çıkıp 3. Noterliğe gitmek ve işlemin tamamlanması için geçen sürenin toplam yirmi yedi dakika olduğu, hayatın olağan akışı içerisinde, yeni alınmış bir aracın yirmi yedi dakikada iyi niyetli üçüncü kişiye satılabilmesinin mümkün olmadığı, tanık …’un da duruşmadaki ifadesinde, sanık …’nin eşi eski …’i tanıdığını kabul ve beyan ettiği, sanığın, müştekiden aracı alır almaz, borcunu ödememek amacında olduğundan, yakın dostu …’a aracı devrederek, alacaklının alacağını almasını engellemiş olduğu, kurulan hükmün açıkça usul ve yasaya aykırı olduğu ve kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun ( 2004 sayılı Kanun) 331
inci maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen ve durduran bir nedenin de olmadığı, suç tarihi olan 11.06.2013 tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar sanık hakkında zamanaşımını kesen herhangi bir hüküm ve işlem bulunmaması nedeniyle, her iki suç yönünden de 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin 11.06.2021 tarihinde yargılama sırasında gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun 2. İcra Ceza Mahkemesinin, 10.11.2022 tarihli ve 2018/323 Esas, 2022/349 Karar sayılı kararına yönelik müşteki vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki davanın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.