Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9854 E. 2023/2652 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9854
KARAR NO : 2023/2652
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki şikayet dolayısıyla yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikayetin kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı banka tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET
Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesinde; alacaklı banka tarafından kendisi ve dava dışı diğer borçlular hakkında başlatılan takipte dava dışı borçlulara ait taşınmazların satılarak para çevrildiğini, alacaklı bankanın alacağının kalmadığını, bu nedenle alacaklı banka tarafından dosya borçlularından olan …’ye rücu belgesi verildiğini, … tarafından kendilerine herhangi bir tebliğ yapmadan ve yeni bir takip başlatmadan aynı takip dosyası üzerinden icrai işlemlere devam edildiğini, rücu işlemlerinin iptali için açtıkları davanın kabul edilerek rücu işleminin iptali ile buna dayalı konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verildiğini, kendisinin borçlu olarak yer aldığı Ankara 32. İcra Müdürlüğü’nün 2014/23772Esas sayılı takip dosyasında adına kayıtlı taşınmazının satışı sonrasında İcra Müdürlüğünce İİK’nın 100. maddesine yarar bilgilerin sorulması üzerine Ankara 18. İcra Müdürlüğü’nün 2009/6791E. Sayılı dosyasından 17.02.2012 tarihinde taşınmaz üzerine konulan haczin devam ettiğinin bildirilmesi üzerine alacaklı bankanın hiçbir alacağı kalmamasına rağmen 82.524,88TL’nin iş bu dosyaya gönderildiğini, alacaklı bankanın alacağını tahsil etmesine rağmen taşınmaz üzerindeki hacizleri kaldırmadığını bu nedenle bu dosyaya para gönderildiğini belirterek Ankara 18. İcra M.2009/6791E. dosyasından adına kayıtlı taşınmazlardaki tüm hacizlerin kaldırılmasına, Ankara 32. İcra Müdürlüğü’nün 2014/23772E. sayılı takip dosyasından gönderilen 82.524,88TL’nin ilgili icra müdürlüğüne iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı banka cevap dilekçesinde; dosya alacağının …’ye rücu edildiğini, bankanın haciz fekkini talep edemeyeceğini, davada bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, ayrıca Ankara 4.İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2016/319 Esas sayılı dosyasından hacizlerin fekkine karar verildiğini bu nedenle de açılan davanın yersiz olduğunu, banka aleyhine hüküm kurulamayacağını belirterek banka açısından haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; icra müdürlüğünün cevabi yazılarında şikayete konu icra takip dosyasına herhangi bir ödeme yapılmadığı ve dosya borcunun 4.157.584,16 TL olduğunun belirtildiği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu istinaf dilekçesinde; alacaklı bankanın herhangi bir alacağı kalmadığı halde dosyanın kapandığını ve alacağının kalmadığını icra dosyasına bildirmediği için icra dosyanın açık olarak göründüğünü, tüm yanlışlıkların bundan kaynaklandığını, mahkemece icra dosyası fiziken getirtilip incelenmek yerine icra müdürlüğüne müzekkere yazılmak suretiyle eksik inceleme ile karar verildiğini, eski tarihli dosya olduğundan gayrimenkul satışlarının uyap sitemde görünmediğini, alacaklı banka alacağını tahsil ettikten sonra borçlu Enver’e rücu belgesi verdiği bu belgenin iptali için açtıkları davanın lehlerine sonuçlandığını, bu evrakta dahi bankanın kerdi borcunun kapandığının yazılı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayete konu Ankara 18. İcra Müdürlüğü’nün 2009/6791 Esas sayılı dosyasında alacaklı Vakıflar Bankası A.Ş tarafından şikayetçi borçlu … ve dava dışı borçlular K.Salih Koçak, Zeliha Koçak ve … hakkında, asıl borçlu Koçal ……Ltd.Şirketi ile banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden genel haciz yolu ile takip başlatıldığı, borçlu yönünden takibin kesinleştiği, alacaklı Vakıfbank tarafından verilen 25/03/2014 tarihli belgeye göre banka alacağının 280.933.00 TL’sinin … tarafından tahsil edildiğinin bildirildiği, …’nin bu dosyadaki 280.933.00 TL’lik alacağı 27/03/2015 tarihinde Rıdvan Gencer’e temlik ettiği ve bu belgelerin müdürlüğe sunulduğu, müdürlüğün 03/02/2016 tarihli kararıyla “….alacaklı Vakıfbank tarafından dosyamıza ibraz edilen 25/03/2014 tarih 1360 sayılı yazısı ile Borçlu … tarafından dosya borcunun 280.933,0-0-TL’lik kısmının İcra müdürlüğü nezninde alınması gereken vergi,harç vb yasal ödemelerin dahil edilmeden ödendiğinin beyan etmiş ise de bu kısmından doğmuş harcın alınmadığı ayrıca dosyanın kalan kısmı için devam ettiği bu arada iş bu belgenin geçerli bir temlikname olmadığı öncelikle geçerli bir temliknamenin dosyamıza sunulmasına, …’nin de bu aşamada bu miktarlı alacak için Ankara 40.Noterliğinin 30/03/2015 tarih ve 09622 yevmiye sayılı temlikname ile ,Rıdvan Gencer’e temlik ettiği, kaldı ki Borçlar Kanunu 135. Madde gereği alacak borç ilişkisi sona ermişse de bu miktar üzerinden yeni alacaklının yeni bir icra takibi başlatılarak borcun tahsiline başvurması gerektiği anlaşılmış olmakla 28/01/2016 tarihli talebin reddine itiraz ve şikayete kabil olmak üzere karar verildi.” şeklinde karar verildiği, ardından şikayetçi borçluya ait olan Ankara ili Sincan İlçesi 842 Ada 5 Parsel 14 nolu bağımsız bölüm üzerine 17/02/2012 tarihinde haciz konulduğu,
Borçlu …’ın borçlu olarak yer aldığı Ankara 32. İcra Müdürlüğü’nün 2014/23772 Esas sayılı dosyası incelendiğinde, borçluya ait olan 842 ada 5 parsel 14 nolu bağımsız bölümün satıldığı, satışın ardından Ankara 32.İcra Müdürlüğü tarafından 18.İcra Müdürlüğü’ne müzekkere yazılarak taşınmaz üzerindeki haczin devam edip etmediğinin sorulduğu, Ankara 18.İcra Müdürlüğü’nün 28/12/2016 tarihli cevabi yazısı ile taşınmaz üzerine 17/02/2012 tarihinde haciz konulduğu, 17/02/2014 tarihinde satış talep edilip avans yatırıldığı, bu sebeple haczin geçerli olduğunun bildirildiği,
Yargılama aşamasında mahkemece Vakıflar Bankasına müzekkere yazılarak “davacı …’ın 18.İcra Müdürlüğü’nün 2009/6791 E. Sayılı dosyasından 04/01/2017 tarihi itibariyle bakiye borcunun olup olmadığı, varsa miktarının bildirilmesi, bankanın bu dosyada kaç TL alacağı temlik ettiğini, halen bir alacağının bulunup bulunmadığının” sorulduğu yazılan müzekkereye istinaden davalı Vakıfbank tarafından gönderilen 26/04/2017 tarihli yazıda ise “Ankara Şubemiz takip borçlusu Koçal ……A.Ş’nin takip hesaplarında izlenen riskleri …’den sağlanan kısmi tahsilat ile tahsil ve tasfiye edilmiş olup, Ankara 18.İcra Müdürlüğü’nün 2009/671 Esas sayılı dosyasından borcu bulunmamaktadır. Takip riski tasfiye edildikten sonra … rücu talebinde bulunuş ve ilgili icra müdürlüğü tarafından kabul edilmiştir.” şeklinde cevap verildiği,
Ankara 9.İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2016/319 E-2016/813 K. Sayılı kararı incelendiğinde; borçlular K. Salih, Alper ve Zeliha Koçak vekili, takip konusu alacağı kısmen ödeyen takibin diğer borçlusu …’ye alacaklı Vakıflar Bankası tarafından verilen 280.933, TL’sına ilişkin rücu belgesine dayalı müvekkillerine herhangi bir bildirim yapılmadan ve bu belgeye dayalı takip yapılıp ödeme emri gönderilmeden takip konusu alacağın tamamı olan 604.439,00 TL’sı üzerinden yapılan rücu işleminin ve buna istinaden konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi istemi ile icra mahkemesine başvurmuş olup mahkemece ” takibin dayanağını oluşturan genel kredi sözleşmesinin banka ile asıl borçlu Koçal … Malzemeleri İnş. San ve Tic. Ltd. Şti arasında düzenlendiği, Kemal Salih Koçak, …, Zeliha Koçak ve Enver Kandöre’nin ise müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu, 05641 yevmiye nolu ve 16/09/2009 tarihli ihtarname ve hesap özeti gönderilerek tebliğ edilmesinden sonra 604.439,00 TL toplam alacağın tahsilinin istendiği görülmektedir. Alacaklı Vakıfbank tarafından verilen 25.03.2014 tarihli belgede, banka alacağının 280.933,00 TL kısmının kefil … tarafından tahsil edildiğinin belirtildiği, bu belge ile …’nin takip alacaklısı sıfatı ile takibe devam ettiği ve alacaklı sıfatı ile diğer borçluların taşınmazlarına haciz konduğu anlaşılmaktadır. Görüldüğü üzere, aleyhinde icra takibi yapılan borçlular (… dahi) takibe konu alacağın doğduğu kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatını taşımaktadırlar. Bir diğer ifade ile …, alacaklı olarak takibine devam ettiği alacağın aynı zamanda borçlusu durumundadır; şu halde (borcu ödeyerek alacağı temlik aldığı kabul edilse dahi alacaklı ve borçlu sıfatları birleşmiş olacağından,) aynı takipte borçlu sıfatını taşıyan …’nin rücu belgesine dayalı alacağının miktarı ve tahsili yargılamayı gerektirdiğinden bu belgeye dayanarak alacaklı sıfatı ile aynı takibe devam edemez. Borç kısmen ödenmekle, takip dosyası kısmen infaz edilmiş sayılır. Şikayetin kabulüne karar verilmiştir” “gerekçesi ile Ankara 18.İcra Müdürlüğü’nün 2009/6791 E. Sayılı dosyasında müşterek ve müteselsil borçlu … tarafından yapılan rücu işleminin ve buna istinaden konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği, bu kararın Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 04/12/2018 tarih 2018/799 E-2018/12733 K. Sayılı kararı ile onandığı,
Somut olayda, … temliken alacaklı olmayıp rücuen alacaklı olduğu, rücu alacağını 18.İcra Müdürlüğü dosyasından değil başka bir icra dosyasından talep edebileceği, kaldı ki Ankara 9. İcra Mahkemesi’nin 2016/319 Esas 2016/813 Karar sayılı kararının da bu yönde olduğu, Envar Kandöre’nin rücu alacağını Rıdvan Gencer’e temlik etmesinin de Rıdvan Gencer’e 18.İcra Müdürlüğü’nden takip yapma yetkisi vermeyeceği, alacaklı Vakıfbank olduğu ve borcun ödendiği Vakıfbank’ın dava dosyasına sunduğu 03/05/2017 tarihli cevabi yazı ile sabit olduğu gerekçeleriyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile Ankara 18. İcra Müdürlüğü’nün 2009/6971 E.sayılı dosyasında şikayetçi borçlu … adına konulan hacizlerin kaldırılmasına ve Ankara İli Sincan İlçesi Malazgirt Mah. 842 ada 5 parsel 14 nolu bağımsız bölümün satışından elde edilen paranın Ankara 32. İcra Müdürlüğü’nün 2014/23772 Esas sayılı dosyasına gönderilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı banka temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı banka temyiz dilekçesinde; dosya alacağının …’ye rücu edildiğini bu nedenle açılan davada bankaya husumet yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, banka aleyhine hüküm kurulamayacağını belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, Ankara 18. İcra Müdürlüğü’nün 2009/6791Esas sayılı dosyası üzerinden taşınmazlarına konulan tüm hacizlerin kaldırılması, Ankara 32. İcra Müdürlüğü’nün 2014/23772E. sayılı takip dosyasından gönderilen 82.524,88TL’nin ilgili icra müdürlüğüne iadesi talebine ilişkin şikayettir.

2. İlgili Hukuk
İİK 16 ve devamı madde hükümleri

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.