YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8418
KARAR NO : 2008/12516
KARAR TARİHİ : 09.10.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalı şirket tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, 14.12.2004 tarihli dilekçesiyle, … Köyü 1072 ve 1073 parsel sayılı taşınmazların yörede yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KISMEN KABULÜNE, … Köyü 1072 sayılı parselin 04.06.2007 tarihli bilirkişi krokisinde ve 05.09.2007 tarihli ek rapor ve krokide (A) ile gösterilen 455 m2 ve (B) ile gösterilen 1472 m2, aynı yer 1073 sayılı parselin (Ç) ile gösterilen 225 m2 ve (D) ile gösterilen 720 m2 bölümün tapu kyaıtlarının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, 1072 sayılı parselin ( C ) ile gösterilen 143 m2 ve 1073 sayılı parselin (E) ile gösterilen 145 m2 bölüm hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … ve davalı şirket tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan ve yolsuz olarak davalı adına tescil edilen tapu kaydının iptal ve orman niteliğiyle tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1976 yılında ilk tahditin aplikasyonu ve … … Vakfının tapulu taşınmazları yönünden … Genel Müdürlüğünün itirazı üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanın hakem sıfatıyla verdiği karar ile tahditi iptal edilen yerler hakkında yapılan ormanların kadastrosu çalışmaları 15.09.1976 tarihinde, bu işlemlere karşı yapılan itirazları inceleyen 7 Numaralı Orman Kadastro Komisyonu işlemleri de 09.12.1976 tarihinde ilan edilmiştir. Daha sonra 1988 yılında 36 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca aplikasyon ve sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ile 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılmış ve 15.06.1989 tarihinde ilan edilmiştir.
… Köyünde 1988 yıllarında yapılan genel kadastroda, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, çekişmeli 1072 sayılı parsel 2070 m2 su basmanı ve arsası niteliğiyle … Baştaş ve 1073 sayılı parsel ise 1090 m2 yüzölçümündeki arsa niteliğiyle … … adına tesbit edilmiş, … Yönetiminin açtığı davanın vazgeçme, … Yörük ve arkadaşlarının davasının ise esastan reddine, Katılan Hazinenin davasının kabulüne ve bu parsellerin 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına tapuya tescili yönündeki 1072 sayılı parsel için … Kadastro Mahkemesinin 08.02.1994 gün ve 1991/1568-175 sayılı, 1073 parsel için de, 23.12.1993 gün ve 1991/1605 – 1795 sayılı kararlarının kesinleşmesiyle tapuya Hazine adına tescil edilmiş, 1072 parsel 05.07.2001 günü, 1073 sayılı parsel ise 10.05.2000 tarihinde Kırmızı Taşlar Orman Ürünleri Sanayi ve Ticret Ltd Ştd adına tapuya tescil edilmiştir.
1. Kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarıyla, 1942 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda, 04.06.2007 tarihli rapor ve 05.09.2007 tarihli ek raporda 1072 sayılı parselin krokide (C ) ile gösterilen 143 m2 bölümü ile 1073 sayılı parselin aynı bilirkişi krokisinde E ile gösterilen 145 m2 bölümünün orman sınırları dışında bırakıldığı belirlenerek bu bölümlere ilişkin davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının reddiyle bu bölümlere ilişkin hükmün onanması gerekmiştir.
2. Kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarıyla, 04.06.2007 tarihli rapor ve 05.09.2007 tarihli ek raporda 1072 sayılı parselin krokide (A) ile gösterilen 455 m2 ve 1073 sayılı parselin (Ç ) ile gösterilen 225 m2 bölümünün hem 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda, hem de 1744 sayılı yasa döneminde yapılan orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakıldığı belirlenerek bu bölümlere ilişkin davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı … Yönetiminin temyiz itirazları red edilerek bu bölümlere ilişkin hükmün onanması gerekmiştir.
3. Orman yönetiminin, 04.06.2007 tarihli rapor ve 05.09.2007 tarihli ek raporda 1072 sayılı parselin (B) ile gösterilen 1472 m2 ve 1073 sayılı parselin ise (D) ile gösterilen 720 m2 bölümlerine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece kesinleşmiş orman kadastro tutanakları ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, 04.06.2007 tarihli rapor ve 05.09.2007 tarihli ek raporda 1072 sayılı parselin ekli krokide (B) ile gösterilen 1472 m2 ve 1073 sayılı parselin ekli krokide (D) ile gösterilen 702 m2 bölümünün 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, 1976 yılında 7 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından, 1942 orman kadastrosu yok sayılarak yeniden yapılan orman kadastrosunda, makiye ayrılan yerlerden olduğundan söz edilerek, yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırı olarak belirlenen orman sınır hattı ile orman sınırları dışında bırakıldığı, bu bölümün 1952 yılında Akdeniz makisi olarak ayrıldığı belirlenmiştir.
Mahkemece, aynı yöredeki dava dışı başka taşınmazlar için … tarafından yargılamanın yenilenmesinin istendiği, yargılamanın yenilenmesi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği çekişmeli taşınmazların da aynı durumda olduğu gerekçesiyle 1072 ve 1073 sayılı parsellerin bu bölümlerine ilişkin davanın reddine karar verilmişse de, davanın yargılamanın yenilenmesine ilişkin olmadığı, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptal ve orman niteliğiyle tesciline ilişkin olduğu gözetilmemiştir.
… Yönetimi ve bir kısım gerçek kişilerin tapuya dayalı olarak … köyü 1072 ve 1073 sayılı parseller için açtıkları tapu iptal tescil davasına katılan Hazinenin, bu parsellerin kesinleşmiş 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı savıyla katılma suretiyle açtığı davanın kabulüne ve taşınmazların Hazine adına tesciline ilişkin Kadastro Mahkemesinin 1072 sayılı parsel için … Kadastro Mahkemesinin 08.02.1994 gün ve 1991/1568-175 sayılı, 1073 parsel için de, 23.12.1993 gün ve 1991/1605-1795 sayılı kararlarının dayanağı bilirkişi raporlarında “çekişmeli 1072 ve 1073 sayılı parsellerin 1942 yılı orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, ancak 1976 yılında 7 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca yapılan işlemde kısmen … ile taranarak gösterilen bölümlerinin orman sınırları dışında bırakıldığı, taşınmazın makiye ayrıldığı” bildirilmesine rağmen, bu mahkeme kararının gerekçesinde “çekişmeli parselin 1942 yılı orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, daha sonra 1952 yılında makiye ayrıldığı ve 1976 yılında 7 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmışsa da, makiye ayrılan taşınmazın daha sonra 6831 Sayılı Yasanın 2. Madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmasının yasal olmadığı açıklanarak Hazinenin davasının red edildiği görülmektedir. Halbuki, dava konusu 1072 ve 1073 sayılı parseller, kısmen 1942 yılı tahdit sınırları içinde kalmaktaysa da, 1976 yılında orman rejimi dışına çıkarma işlemine konu edilmemiştir. … Kadastro Mahkemesi kararlarının dayandığı bilirkişi raporları ile mahkeme kararının gerekçesi gözetildiğinde, Somut olaydaki dava nedeni farklı olduğundan, temyize konu çekişmeli 1072 sayılı parselin krokide (B) ile gösterilen 1472 m2 bölümünün ve 1073 sayılı parselin krokisinde (D) ile gösterilen 720 m2 bölümünün 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı yönünde … aleyhine kesin hüküm yada kesin delil oluşturmaz.
1952 yılında Yasa ve Yönetmelik hükümlerine uygun olarak kurulmayan ve yine Yasa ve Yönetmelik hükümlerine uygun olarak görev yapmayan maki komisyonunca kısmen 1942 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında, kısmen içinde bulunan ve Akdeniz sahil şeridine kadar dayanan köy toplu … arazilerini, meraları tepeleri, tarıma uygun olmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ile … Köyü Yerleşim yerini de içine alan çok geniş bir alanın makilik saha olduğundan söz edilerek makilik olarak belirlendiği, 1976 yılında görevlendirilen Orman Kadastro Komisyonu tarafından, 1952 yılı maki çalışmalarına değer vermeyerek ve 1942 yılında yapılan orman kadastrosunun sadece … … Vakfına ait tapu kayıtları kapsamında kalan taşınmazlar yönünden iptal edildiği, diğer taşınmazlar yönünden, tahditin hukuki geçerliliğini sürdürdüğü göz önünde bulundurmadan, 1942 yılı tahditinin tamamı iptal edilmiş gibi yeniden orman kadastrosu yapılacağı Orman Kadastro Komisyonunun 03.06.1976 tarihli ve 1 nolu tutanağında belirtildikten sonra, kısmen 1942 yılı tahdit hattına uyularak yeniden orman kadastrosu yapıldığı ve 1942 yılı tahdit hattı dışında kalan ancak niteliği eylemli orman olan bir kısım yerlerin, 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman olarak sınırlandırıldığı, daha sonrada 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması yaparak, bir kısım ormanların 15.10.1961 tarihinden önce nitelik kayıp etmesi nedeniyle orman dışına çıkartılarak, 24.07.1976 tarihli (36) nolu işi bitirme tutanağı düzenlendiği, 23.11.1976 tarihli (37) nolu tutanakla da, yapılan işlemlerin ilan edilmesine karar verildiği ve bu ekip çalışmalarının ilanı üzerine süresinde yapılan itirazların incelendiği ve 09.11.1976 günlü (5) numaralı itirazları inceleme tutanağında “…4 nolu Orman Kadastro Ekibince 1744 Sayılı yasa gereğince nitelik kaybı nedeniyle (2) numaralı poligon olarak orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin 1952 yılında makiye ayrıldığı, .bu sahanın eskiden beri köy arazisi ve köy yerleşim alanı olarak kullanıldığı cüz i bir kısmının orman sayılmayan makilik alan olduğu görülmekle 2 nolu parselin(2 nolu 2. Madde poligonunun) orman sınırları dışında bırakılmasına ve ekip tarafından yapılan işlemlerin bu şekilde düzeltilmesine” karar verildiği, mahkemenin kabulünün aksine dava konusu taşınmazın orman rejimi dışına çıkarma işlemi iptal edilen (2) nolu poligon dışında bulunduğu, dava konusu 1072 sayılı parselin (B) ile gösterilen 1472 m2 ve 1073 sayılı parselin ekli krokisinde (D) ile gösterilen 720 m2 bölümün, 3116 sayılı yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde bırakıldığı halde, 1976 yılında yapılan çalışmada orman sınırları dışında bırakıldığı daha sonraki işlemlerde durumunun değişmediği anlaşılmaktadır.
… Köyünde 1952 yılında çalışan I ve 2 numaralı makiye ayırma komisyonları, 5653 Sayılı Yasa ile değişik 3116 Sayılı Yasanın 5. maddesinde öngörülen kişilerden oluşmadığından kuruluşu yasaya uygun olmadığı gibi, yönetmelik hükümlerine de aykırı oluşturulmuş ve bu komisyonlar yasa ve yönetmelik hükümlerine de uymadan çalışma yaparak zemine uygulama imkanı olmayan ölçeksiz kroki niteliğinde bir harita düzenlemiş, yasaya aykırı kurulan komisyonun yasaya aykırı olarak makiye ayırdığı yerlerde … tevzi işlemleri de yapılmamıştır. 22.03.1996 tarih 5/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile “5653 Sayılı Yasayla değişik 3116 Sayılı Yasanın 1-e maddesi uyarınca kurulan maki tespit komisyonlarının yasal ve yaptıkları işlemlerinde geçerli olduğu ve makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verilmesi gerektiği” kabul edildiği; ne var ki, davalı tarafın özel
yasalar uyarınca oluşturulan tapu kaydı bulunmadığı gibi, makiye ayırma komisyonunun yasanın öngördüğü biçimde kurulmaması ve yine yasa ve yönetmeliğe uygun çalışmaması nedeniyle, bu komisyonun yaptığı makiye ayırma işlemlerine ve özel yasalar uyarınca oluşturulan tapu kayıtları dışında kalan başka tapu kayıtlarına ve zilyetliğe hukukça değer verilemez. Somut olayda sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
H.G.K nun 28.05.2003 gün ve 2003/20-371-358 sayılı kararında kabul edildiği gibi, bir yerin maki olarak belirlenmesi tahditin kendiliğinden geçersiz olması sonucunu doğurmaz. O yerin makilik olması nedeniyle orman sınırı içine alınamayacağının orman kadastrosuna itiraz süresi içinde açılacak davada tartışılabilir. Makilik yada tapulu, tapusuz tarlanın veya başka nitelikteki bir taşınmazın orman sınırları içine alınması ve hak düşürücü sürenin de geçmesinden sonra orman kadastrosu kesinleşir ve o taşınmaz hukuken orman niteliğini kazanır. Yürürlükteki yasalara göre bundan sonra hiçbir merci ve makamın kesinleşen orman sınırını değiştirmesi mümkün değildir. Kesinleşen orman kadastro sınırları içinde bulunan ve hukuken orman olan taşınmaz hakkında tarla niteliğiyle oluşturulan tapu kaydı yolsuz tescil niteliğindedir.
Medeni Yasa mülkiyet hakkının doğumunu nedene (illete) bağlı bir hukuksal işlem olarak kabul etmiştir. Medeni Yasanın sistemine göre; tescilin geçerli olabilmesi ve mülkiyet hakkının doğması için geçerli bir hukuksal nedene dayanması zorunludur. Geçerli bir hukuksal nedene dayanmayan kesinleşen orman sınırı içinde bulunan yer hakkındaki tescil işlemi yolsuz tescil niteliğini taşır ve her zaman iptali istenebilir (Hukuk Genel Kurulunun 30/5/2001 gün ve 2001/1-464-470 sayılı ve 19.02.2003 gün 2003/20-102-90 S.K.). Yolsuz tescille ayni hak kazanılmış olmaz (Prof.Dr.M…. Oğuzman, Prof.Dr…. Seliçi Eşya Hukuku 5.bası 1998 s.141).
Öte yandan, doğal … ve kaynak niteliğindeki ormanların, özel mülkiyet konusu olmasına yasal olanak yoktur. Bu tür yerler hakkında gerçek kişiler adına sicil oluşturulması da taşınmazın özde kamu malı olma niteliğini değiştiremez. (Yargıtay 1.H.D. 11/9/1989 gün ve 1989/8162-9365). Öncesi itibarıyla orman olan ve yapılan orman tahdidinde herhangi bir nedenle orman tahdit sınırı dışında gösterilen yerin zilyetlikle veya tapu ile kazanılması mümkün değildir. Özde kamu malı olan taşınmazın özel mülk olarak tescil edilmesi sahibine mülkiyet … kazandırmaz. H.G.K.’nun 21.02.1990 gün ve 1989/1-700-101 ve 18.10.1989 gün ve 1-419/528 sayılı kararlarında kabul edildiği gibi, bu tür taşınmazlarda M.Y.’nın 1023 (931) maddesinde yazılı tapuya … ilkesi ve H.G.K. 20.05.2001 gün ve 2001/1-464-470 ve 19.02.2003 gün ve 2003/20-102-90 sayılı kararlarında değinildiği gibi 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü süre de uygulanamayacağından, tapu kaydının iptali her zaman dava konusu edilebilir.
Orman kadastrosunun ilanından sonra dava tarihine kadar hak düşürücü süreler çoktan geçmiş ve orman kadastrosu kesinleşmiştir. Çekişmeli 1072 parselin krokisinde (B) ile gösterilen 1472 m2 ve 1073 sayılı parselin ekli krokide (D) ile gösterilen 720 m2 bölümü 1942 yılı orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı halde, 7 numaralı orman kadastro komisyonunca 1942 yılı orman kadastrosu yok sayılarak 1976 yılında yapılan orman kadastrosunda, 1942 yılı orman kadastrosu sınırları içinde kalan bu bölümlerin, 1976 yılında orman kadastrosu sınırları dışında bırakılması ikinci kadastro olup, bu bölümlerin orman sınırları dışında bırakılmasına ilişkin işleme değer verilemez. 2886 Sayılı Devlet İhale Yasasının 74. maddesi ile bu maddeye göre çıkartılan yönetmeliğin 58/e maddesine göre orman alanlarının satışının önlendiğine, bu nedenle orman niteliğiyle tapuda Hazine adına kayıtlı olan taşınmazın, 2886 Sayılı Yasanın 45. maddesi gereğince Hazinenin özel mülkü gibi işlem yapılarak ihale yolu ile satışının hukuken geçerli olmadığı, Çekişmeli 1072 parselin krokisinde (B) ile gösterilen 1472 m2 ve 1073 sayılı parselin ekli krokide (D) ile gösterilen 720 m2 bölümlerinin kesinleşen orman sınırları içindeki devlet ormanı olduğu gözetilerek, bu bölümlere ilişkin davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, redde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1. Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle davalı şirketin temyiz itirazlarının, yukarıda ikinci bendde açıklanan nedenlerle de davacı … Yönetimini yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, … bilirkişi … … tarafından düzenlenen 04.06.2007 tarihli krokili raporda 1072 sayılı parselin ( C) ile gösterilen 143 m2 ve (A) ile gösterilen 455 m2, 1073 sayılı parselin aynı krokide ( Ç ) ile gösterilen 225 m2 ve (E ) ile gösterilen 145 m2 bölümlere ilişkin hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davalı şirkete yükletilmesine,
2. Yukarıda üçüncü bendde açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin temyiz itirazının kabulüne ile … bilirkişi … … tarafından düzenlenen 04.06.2007 tarihli krokili raporda 1072 sayılı parselin (B) ile gösterilen 1472 m2 ve 1073 sayılı parselin ise (D) ile gösterlien 720 m2 bölümlerine ilişkin hükmün BOZULMASINA, 09/10/2008 günü oybirliği ile karar verildi.