YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9133
KARAR NO : 2008/13173
KARAR TARİHİ : 16.10.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki şerhin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler vekili ile davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişiler 24.07.2006 tarihli dilekçeleriyle, … Köyü … mevkii 152 ada 1 sayılı parsellin orman sayılmayan yerlerden olduğuna ilişkin Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.12.1958 gün ve 2006/237-233 sayılı kesin hükmünün bulunduğunu, buna rağmen orman sınırları içinde aplike edilip, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılması işleminin yasal olmadığını, bu işlemim iptalini ve tapu kaydının beyanlar hanesinde yer alan bu yöndeki şerhin silinmesini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 152 ada 1 sayılı parselin 09.03.2007 tarihli bilirkişi krokisinde (D) ile gösterilen 6014.18 m2 yüzölçümündeki bölümün orman sınırları dışına çıkarılmasına ilişkin orman kadastro komisyonu işleminin ve tapudaki şerhin iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler vekili ile davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına itiraz, tapu kaydının beyanlar hanesinde bulunan 2/B şerhinin silinmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1979 ila 1981 yıllarında yapılıp, 11.05.1982 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2. madde uygulaması, 1988 ve 1989 yıllarında 3402 Sayılı Yasanın 4. Maddesi hükümlerine 12.05.1992 tarihinde arazi kadastrosu ile birlikte ilan edilen ve dava tarihinde kesinleşmiş olan aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanlarda orman kadastrosu ve 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
… … tarafından 21.11.1956 tarihinde davalı sıfatıyla Orman Yön, Hazine aleyhine … köyü … mevkiinde bulunan dört yönden orman ile çevrili, taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tapuya tescilini istemiş, 06.06.1958 tarihli fen bilirkişi krokisinde A ve B ile gösterilen 8860 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, davacının murisi Koca … oğlu Kerimin iken, ölümünden sonra yapılan harici taksim sonucu kendisine isabet ettiği, taşınmazın ekli fen bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 1740 m2 bölümün tahdit içinde olduğu, ancak Ziraat Vekaletinin 20.2.1958 gün ve 58716 sayılı yazısı ile orman olmadığının bildirildiği, taşınmazın (B) ile gösterilen bölümünün ise kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığının belirlendiği gerekçesiyle (A) bölümünün orman sınırları dışına çıkarılmasına, (B) ile gösterilen bölüme ilişkin orman kadastrosuna itiraz davası yönünden bir karar verilmesine yer olmadığına, 6.6.1958 tarihli bilirkişi krokisinde A ve B ile gösterilen toplam 8860 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya tesciline ilişkin, Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.12.1958 gün ve 1956/315-565 sayılı kararı, Orman Yönetimine ve Hazineye 17.2.1959 tarihinde tebliğ edilmiş ve temyiz edilmediğinden 03.03.1959 tarihinde kesinleşmiş, Ekli krokide (A) ile gösterilen 1740 m2 ve (B) ile gösterilen 7120 m2 bölümü toplam 8860 m2 yüzölçümüyle … köyü … mevkii 398 parsel sayısı ile 15.12.1959 tarihinde … … adına tapuya tescil edilmiş, Paftaların yenilenmesi sırasında 9046.67 m2 yüzölçümüyle ve 152 ada 1 parsel sayısıyla tapuya tescil edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; bir örneği dosyada bulunan 1943 yılı orman tahdit krokisi, 1744 sayılı yasa döneminde yapılan tahdit haritası ve 3302 Sayılı Yasa döneminde yapılan orman kadastrosu ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına ilişkin haritalardaki çekişmeli parseli ilgilendiren orman sınır hatları bir birinden farklı olduğu gibi, çekişmeli parselin yenilemeden önceki haliyle, başka deyişle 398 parsel tesbit krokisinde kuzey hattının yanlış yönlendirildiği belirtildiği halde, mahkemece yanlış yönlendirilmiş tescil krokisi, paftaların yenilenmesi sırasında oluşturulan 152 ada 1 sayılı parselin çap krokisi ile bu çap krokisine hiç benzemeyen 398 sayılı parselin çap krokisinin çakıştırıldığı 09.03.2007 tarihli müşterek bilirkişi krokisine eklenen Ek 3 nolu krokiye değer verilmiş, tescil krokisi ile paftaların yenilenmesi sırasında oluşturulan krokinin bir birine hiç benzememesinin nedeni üzerinde durulmamış, kuzey yönünün doğru yerleştirilmesi ile elde edilen, çekişmeli parselin tescil krokisi ile yenileme krokisinin çakıştırıldığı 27.03.2007 tarihli ek rapor ve krokiye niçin değer verilmediği mahkemece tartışılmamıştır.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 10-15 adet orman sınır noktasının yeri bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu ve yine çekişmeli parselin yenilemeden önceki 398 parsel sayısı ile tapuya tesciline esas tescil krokisi genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği,aplikasyon ile orman sınırlarının daraltılamayacağı ve bu şekilde orman sınırlarının düzeltilemeyeceği, kesin hükmün davanın taraflarını ve ardıllarını bağlayacağı düşünülerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Hazinenin ve gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 16/10/2008 günü oybirliği ile karar verildi.