YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7014
KARAR NO : 2008/8987
KARAR TARİHİ : 23.06.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 133 ada 18, 19 ve 30, 134 ada 4 ve 5 parsel sayılı sırasıyla 6600 m2, 23.500 m2, 22.200 m2, 75.001 m2 ve 28.935 m2 yüzölçümündeki taşınmazlardan 133 ada 18 parsel üzüm bağı ve diğer parseller kaysı bahçesi niteliğiyle davalı olduklarından … haneleri boş bırakılarak tesbit edilmiştir. Davacılar … … ve … …, üç parça taşınmazın miras bırakanı … … …’a ait olup, ölümü ile mirasçılarına kaldığından bu taşınmazlardaki miras paylarına düşen mahsül bedelinin davalılardan tahsili, davacılar … …, … ve … …’da bu taşınmazların miras payları oranında … … … mirasçıları adlarına tescili istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davalar ecrimisil talebi yönünden tefrik edilerek birleştirilmiş ve görevsizlik kararı verilerek Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu 134 ada 4, 5 ve 133 ada 30, 18 sayılı parsellerin … … … mirasçıları adlarına, 133 ada 19 sayılı parselin … …, … ve … … adlarına tapuya tesciline, taşınmazlar üzerinde bulunan muhdesatların kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dava, … … ve … … tarafından davalılar … … ve müşterekleri aleyhine ortak miras bırakanları (babaları) … … …’dan intikal eden taşınmazlardan elde edilen mahsul bedellerinin payları oranında davalılardan tahsili istemiyle 16.06.1993 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/559 Esasında davacılar … … …, … … ve … …’de tarafından da … … ve … … ve arkadaşları aleyhine … köyünde arıtsa ve maşa tarla mevkilerinde bulunan üç parça taşınmazın ortak mirasbırakanları olan babaları … … … ait olduğunu kendileri tarafından emek ve para sarf edilerek bahçe haline getirildiğini, yine Arıtsa mevkiinde bulunan üzüm bağının da ortak miras bırakanlarından kendilerine kaldığını, dört adet taşınmazın veraset ilamındaki hisseler doğrultusunda davacı ve davalılar adlarına tescili, ayrıca üzüm bağı dışındaki üç parça taşınmaz üzerindeki dikilen ve yetiştirilen ağaçlar ile inşa edilen havuzun
kendilerine aidiyetinin tesbiti ili tapu kütüğünün beyanlar hanesine şerh konulması istemiyle 31.05.1996 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/154 Esasında dava açmışlardır. Mahkemece bu dava hukuki ve fiili irtibat nedeniyle 30.05.1997 tarihinde 1993/559 esasla birleştirilmiş bilahare 1996/154 esasta açılan dava tefrik edilerek asliye hukuk mahkemesinin 1999/242 esasına kaydı yapılmıştır. Mahkemece yöreye arazi kadastrosu girmesi ve dava konusu taşınmazlarla ilgili kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeniyle 18,05 2000 tarihinde görevsizlik kararı verilerek, Kadastro Mahkemesinin 2000/90 Esasına kaydedilmiş ve 30.04.2001 tarihinde kadastro mahkemesinin 2000/39 esasındaki dosyası ile birleştirilmiştir. Yargılama sırasında … Köyünde 2000 tarihinde yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 134 ada 4 ve 5 ile 133 ada 19 ve 30 nolu parsellerle ilgili düzenlenen tutanaklar davalı olduğundan 3402 Kadastro Yasasının 5 nci maddesine göre … haneleri boş bırakılarak Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.
Yörede 6831 sayılı yasa kapsamında orman kadastrosu yapılmamıştır. Mahkemece üç kez taşınmazlar başında uzman orman ve ziraat bilirkişi marifetiyle keşif yapılmış, ilk keşifte dinlenen orman bilirkişi resmi belgelere göre yapılan incelemede tüm taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğunu, ayrıca kuzeyinde 6500 m2’lik bölümü üzerinde kendiliğinden yetişmiş meşe ağaçlarının mevcut olduğunu bildirmiş, taşınmazların konumu elle boyanmış memleket haritasında lokal olarak gösterilmiştir. İkinci keşif sadece 134 ada 4 parsel yönünden yapılmış ve uzman orman bilirkişiler kurulu, tarihi belli olmayan memleket haritası ve … fotoğrafına göre sembolsüz ve renksiz orman olmayan açık alanda kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu söylenmişlerse de memleket haritası ile kadastro paftasının ölçekleri denkleştirilip birbiri üzerine ablike edilmeden taşınmazın konumu memleket haritasında lokal olarak gösterilmiştir. Üçüncü keşifte dinlenen Ziraat uzmanı bilirkişi raporunda; taşınmazların genel eğimini % 10 – 12 olduğunu 133 ada 18 parselde 40 yaş ve üzeri 1885 adet kapama üzüm bağı, 133 ada 19 parselde 13 yaşlarında 94 adet kayısı ağacı, 133 ada 30 parselde 21 yaşlarında 223 adet, 35 yaşlarında 73 adet kayısı ağacı ile 3 adet 30 yaşlarında selvi … ağacı, 134 ada 4 numaralı parselde ise; 21 yaşlarında 498 adet kayısı, 5 yaşlarında 28 adet elma, 5 adet 5 yaşında kiraz, 4 adet 5 yaşında vişne, 6 adet 5 yaşında şeftali, 1 adet 5 yaşında kayısı, 6 adat 22 yaşlarında armut, yine 76 adet 27 yaşlarında kayısı ağacı bulunduğu ve taşınmazın yaklaşık 5000 m2’lik bir bölümünde tarımsal faaliyet yapılmadığından kendiliğinden yetişmiş 6 adet meşe ağacı mevcut olduğu,133 ada 5 parselde, 21 yaşlarında 143 adet kayısı, 27 yaşlarında 3 adet armut, 35 yaşlarında 42 adet kayısı ağacı olduğu taşınmazların bu haliyle 133 ada 18 parselin kapama üzüm bağı diğer parsellerin ise kaysı bahçesi olduğu belirtilmiştir.
Dairenin 09.10.2006 tarih ve 10002-13014 sayılı iade kararı üzerine uzman bilirkişiler kurulundan alınan ek raporlar incelendiğinde, kadastro paftasının ölçeği ile orjinal renkli memleket haritasının ölçeği denkleştirilip birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle taşınmazların konumları memleket haritasında gösterilmiş, buna göre, 133 ada 5 parselin tamamı ile diğer parsellerin güney kısımlarının memleket haritasında beyaz renkli açık alanda kaldığı, 134 ada 4 parsel ile 133 ada 18, 19 ve 30 parsel sayılı taşınmazların kuzey ve kuzeydoğu kısımlarının memleket hartasında yeşil alanda kaldığı görülmüştür. Taşınmazlar üzüm bağı ve meyve bahçesi olduğu belirtilmiştir. Rapora ekli memleket haritalarında semboller görülmemekle birlikte kısmen yeşil alanda görülme nedeni üzerinde durulup yeşil … hangi … bitkisini simgelediği memleket haritasının lejantınada bakılmak suretiyle yeterince açıklanmamıştır. Buna göre; mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporları ile dairenin iade kararı üzerine aldırılan ek raporlar arasında resmi belgelere dayalı olarak yapılan inceleme ve uygulamada çelişki olup, birbirleriyle çelişen raporlara dayanılarak hüküm kurulamaz.
Ayrıca davacılar taşınmazların ormak miras bıraknı babaları … … …’a ait olup, ölümü ile mirasçılarına kaldığını ve miras payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir.
Davacıların miras bırakanı … … … 1982 yılında vefat etmiştir. Eldeki dava ise, 1993 yılında açılmış, genel arazi kadastrosu da 2000 yılında yapılmıştır. Her iki durumda da davacıların bağımsız zilyetlikleri 20 yılı doldurmamaktadır. Bu durumda 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde belirtilen 40/100 dönüm sınırlama araştırmasının davacılarla birlikte miras bırakanları … … … yönünden de yapılması gerekir. Mahkemece bu yönde de bir araştırma yapılmamıştır. O halde;
Mahkemece, en eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir … elemandan oluşan bilirkişiler kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli, kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
Yukarıda değinilen yöntemle yapılacak araştırma sonucu taşınmazların kısmen veya tamamen orman sayılmayan yerlerden olduğu saptandığı takdirde, Hazineye karşı gerçek kişilerin zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının varlığını kanıtlaması gerekeceğinden 1970-1980’li ve sonraki yıllara ait aktüel durumu gösteren memleket haritası … fotoğrafları fotogometri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftaları özel streeskop aletiyle incelenerek taşınmazların kültür arazisi olup olmadıkları o yıllarda kullanım olup olmadığı belirlenmeli zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenip, zilyetliğin nasıl ve ne zaman başladığı; kaç yıl süre ile ne şekilde devam ettiği, taşınmazların öncesini kime ait olduğu, kimden kimlere nasıl kaldığı, kullanımın biçimi ve ekonomik amaca uygun olup olmadığı kesin tarih ve maddi olaylara dayalı olarak sorulup, yeterli ve açık yanıtlar alınmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanarak, bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı, … bilgisine sahip … uzman bilirkişi ve inceleme yaptırılıp taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı incelenip, bu yolda, bilimsel verilere dayalı rapor alınarak 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki kısıtlamalar nedeniyle davacıların yanında murisleri yönünden Tapu Sicil Kadastro Müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden ayrı ayrı araştırma yapılıp … ve suzuz olarak kazanılmış … miktarı belirlenip yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak tüm deliller birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 23/06/2008 günü oybirliği ile karar verildi.