YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4459
KARAR NO : 2008/8677
KARAR TARİHİ : 11.06.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 107 ada 3 parsel sayılı 17.852,74 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Mayıs 1961 tarih 19 , Mart 1963 tarih 76, Mayıs 1960 tarih 69, Eylül 1957 tarih 138 sıra numaralı tapu kayıtları uygulanarak ev ve tarla niteliği ile 14/24 payı davalıların miras bırakanı …, 10/24 payı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli yerin, öncesinin orman bu niteliği nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacak devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı Hazine tarafından temyizi üzerine Dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23.11.2006 gün 2006/9816-16250 sayılı bozma kararında özetle “Mahkemece, Hazine tarafından orman iddiası ile dava açıldığı; ancak, taşınmazın tamamının 1982 yılında kesinleşen orman sınırı dışında kaldığı kabul edilerek, davanın reddine karar verilmişse de, orman bilirkişi raporunda; memleket haritası, orman kadastro haritası ve kadastro paftası ölçekleri denkleştirilip … parsellerle birlikte uygulama yaparak ve dava konusu taşınmazın 1982 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırı dışında kaldığı ancak (A1 ve A2 ) ile işaretlenen bölümlerinin 1957 basım tarihli memleket haritasında yeşil renkli ormanlık alanda gözüktüğünden orman sayılan, (B) ile işaretlenen kesiminin orman sayılmayan yerlerden olduğunun açıklandığı, kural olarak bir yerde, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden sonra yapılıp kesinleşen orman kadastrosu varsa o yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının kesinleşen orman kadastrosu harita ve tutanaklarının uygulanması sonucu belirleneceği, ancak davacı Hazine, taşınmazın öncesinin orman olduğu ve bu niteliği nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacak devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer olduğu iddiası ile dava açtığına göre, dava konusu taşınmazın yalnızca kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kalması yeterli olmayıp, dayanak tapu kaydının uymaması veya miktar fazlasının bulunması halinde zilyetlikle kazanılması koşullarının bulunup bulunmadığının ve ayrıca 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış orman olup olmadığının da araştırılması gerektiği, bu sebeple mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişiler aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, yörede yapılıp kesinleşen orman sınırlama haritası ve orman rejimi dışına çıkarma haritası ile tapulama paftası ölçekleri
denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit (orman sınırlama) haritası ve 2/B madde haritasındaki konumları duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanması, dayanak tapu kayıtlarının yöntemince uygulanması, tapu kaydının uymaması halinde eski tarihli ve 1980’li yıllara ait memleket haritası, … fotoğrafları bulundukları yerlerden getirtilerek taşınmazın bu belgelerdeki konumlarının belirlenmesi ,zilyetlik tanıklarının dinlenmesi, zilyetlik durumunun saptanması,taşınmazın tahdit ve tapu kaydı dışında kaldığının ancak eski tarihli memleket haritası ve … fotoğraflarında orman olarak gözüktüğünün tespiti halinde taşınmazın tamamının orman niteliği Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra çekişmeli taşınmazın dayanak tapu kaydı kapsamında kaldığı ancak taşınmazın (A) ve (B) ile işaretlenen bölümlerinin öncesinin orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptal edilerek … ve orman bilirkişiler tarafından ortak düzenlenen krokili raporda, (A) ve (B) ile işaretlenen sırasıyla 667,32 m2 ve 3.238,29 m2 yüzölçümlü bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, geriye kalan kesiminin ise payları oranında davalılar ve Hazine adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 14.02.1982 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, daha sonra 22.11.1993 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 11/06/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.