YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10128
KARAR NO : 2023/1163
KARAR TARİHİ : 20.03.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sivaslı Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2016 tarihli ve 2015/375 Esas, 2016/112 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdura yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi, 53 üncü maddesi kapsamında 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
2. Sivaslı Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2016 tarihli ve 2015/375 Esas, 2016/112 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 3. Ceza Dairesinin, 10.11.2020 tarihli ve 2020/11191 Esas, 2020/15972 Karar sayılı ilâmıyla;
a)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 tarihli, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı Kararında belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
b)Sanığın güncel sabıka kaydında görünmeyen ancak dosya arasında bulunan sabıka kaydında görünen daha ağır mahkumiyet hükmünü içerir Sivaslı Sulh Ceza Mahkemesinin 19.04.2007 tarihli, 2006/150 Esas 2007/54 Karar sayılı ilamının Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde kesinleşme ve infaz tarihlerini gösterir bilgilerinin mahkemesinden getirtilerek tekerrüre esas alınıp alınmayacağı değerlendirilmeden, daha hafif mahkumiyet hükmünü içerir Sivaslı Asliye Ceza Mahkemesinin 07.10.2010 tarih, 2010/61 Esas, 2010/144 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması,
c)Sanığın hukuki durumunun, 24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53.maddesinin iptal edilen bölümleri doğrultusunda yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Sivaslı Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2021 tarihli ve 2020/583 Esas, 2021/202 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdura yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’in temyiz istemi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Sanık …’ın fiili birliktelik yaşadığı dava dışı Meral’in, mağdur …’a borcunun bulunduğu, taraflar arasında husumet nedeni haline gelen borç meselesini konuşmak maksatlı sanık …’ın mağdur …’ın oturduğu yere gittiği, Yeşil Sokak denilen yerde karşılaştıklarında sanığın aracından çıkardığı sopayı da kullanarak mağduru darp ettiği, tanık E.A.’nın pencereden bağırmak suretiyle müdahalesi neticesinde olayın son bulduğu, sanığın eylemi nedeniyle mağdurun basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek ve sol kaş üzerinde sabit iz kalacak şekilde yaralandığı belirlenmiştir.
2. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir.
3. Mağdur … ve tanık …… ve …..’nun beyanları dava dosyasında mevcuttur.
4. Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak;
Uşak Devlet Hastanesi’nin 22.12.2014 tarihli ”Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olan yaralanmasının hayati tehlike geçirmesine neden olmadığı”
Görüşünü içeren adli tıp raporu dava dosyasına eklenmiştir.
5. Sanığın adli sicil ve arşiv kaydı, dava dosyasına eklenmiştir.
6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Eksik İnceleme Yönünden
Sanığın eylemi nedeniyle mağdurda meydana gelen yaralamanın niteliği hususunda Uşak Devlet Hastanesi’nin 23.12.2014 tarihli 1328781 protokol no ile kayda alınarak yapılan muayenesinde çehrede sabit … kalıp kalmaması yönünden 6 ay sonrası için kontrolünün uygun olduğunun bildirildiği, buna istinaden aynı hastanenin 08.08.2015 tarihli ve 1019262 protokol nolu sağlık kurulu raporunun ”klinik bulgular” bölümünde ”sol kaş üzerinde sabit iz kalacaktır” kanaatine karşılık ”tanı” bölümünde ise ”kaş içinde kalan 1-1,5 cm’lik skar çehrede sabit … niteliğinde değildir” şeklinde görüş bildirilmekle çelişkiye sebebiyet verildiği anlaşıldığından; yaralanmalarının niteliğine ilişkin dosya içerisinde bulunan raporların çelişkili hususlar içermesi ve yetersiz olmaları karşısında; raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi için, mağdura ait tüm tedavi evrakları, dosya ile birlikte Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kuruluna gönderilerek rapor alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği düşünülmeden, yetersiz raporlara dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Tekerrüre Esas Alınan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Sivaslı Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2016 tarihli ve 2015/375 Esas, 2016/112 Karar sayılı kararı ile sanığın, sabıkasına konu Sivaslı Asliye Ceza Mahkemesinin 07/10/2010 tarih, 2010/61 Esas, 2010/144 Karar sayılı ilamı ile kesinleşmiş 6000 Türk Lirası para cezası nedeniyle mükerrir sayılmasına karar verildiği, Mahkemece, Yargıtay (kapatılan) 3. Ceza Dairesinin, 10.11.2020 tarihli ve 2020/11191 Esas, 2020/15972 Karar sayılı bozma ilamına uyularak Sivaslı Sulh Ceza Mahkemesinin, 01.04.2021 tarihli ve 2020/583 Esas, 2021/202 Karar sayılı kararında güncel sabıka kaydında görünmeyen ancak dosya arasında bulunan sabıka kaydında mevcut daha ağır mahkumiyet hükmünü içerir Sivaslı Sulh Ceza Mahkemesinin 19.04.2007 tarihli, 2006/150 Esas 2007/54 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alındığı, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmında da 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesi kapsamında sanığın tekerrüre esas ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının nazara alınması husunun belirtilmesine karşın; tekerrüre esas ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın dikkate alınmaması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve sanığın tekerrüre esas ceza miktarı, kazanılmış hakkı yönünden Sivaslı Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2021 tarihli ve 2020/583 Esas, 2021/202 Karar sayılı kararına yönelik sanık …’in temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesi son fıkrası gereği sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2023 tarihinde karar verildi.