YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10074
KARAR NO : 2023/1168
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 06.09.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; belediyede işçi müvekkilinin uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 29.11.2016 tarihinde gözaltına alındığını, 30.11.2016 tarihinde tutuklandığını, 22.06.2017 tarihinde tahliye edildiği ve hakkında beraat kararı verildiği, haksız olarak tutuklu kaldığı günler için 173,323,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminata gözaltı tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 10.05.2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; yasadan kaynaklanan bir gözaltı ve tutuklama işlemi yapıldığından davacının talebinin yersiz olduğunu ve tazminat miktarının fazla olduğunu, dava dilekçesine iddiasını doğrulayan belge sunmadığını, davacının tazminata esas dosyada vekalet ücretine hükmedildiğinden yeniden vekalet ücreti verilmemesi gerektiğine, davacının tutuklanmasında kendisinin de müterafik kusuru bulunduğunu, tazminat davalarında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ancak bunun da Sulh Ceza Hakimliği ve Ağır Ceza Mahkemesi arasında belirlenen miktarda olması gerektiğini, öne sürmüştür.
3. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2017 tarihli ve 2017/415 Esas, 2017/407 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 26.02.2018 tarihli ve 2018/371 Esas, 2018/443 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 26.02.2018 tarihli ve 2018/371 Esas, 2018/443 Karar sayılı kararının davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 19.10.2022 tarihli ve 2021/4583 Esas, 2022/7086 Karar sayılı kararı ile; istinaf merci gerekçeli kararının ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinin davalı vekiline tebliğinin sağlanması amacıyla tevdiine karar verilmiştir.
6.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.08.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasını talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;
Davacının ağır bir suçlama ile yargılandığını, kendisinin ve ailesinin manevi olarak zarar gördüğünü ve eşi ile boşanmasına neden olduğunu, haklarının ihlal edildiğinden hükmedilen manevi tazminat miktarının eksik olduğuna, ilişkindir
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas … 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/20 Esas – 2017/281 Karar sayılı dava dosyasında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yargılandığı, 29.11.2016 – 22.06.2017 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 07.07.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacı hakkında başkaca derdest dosya bulunmadığını belirlenerek, 9.912,23 TL maddi 20.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, maddi tazminatın fazla hesaplama yapıldığından 9.481,00 TL olması gerektiği, manevi tazminatın fazla olduğundan 14.000,00 TL’ye indirilmesi ve buna göre değişen vekalet ücretinin 2.817,00 TL olarak değiştirilmesi gerektiğinden, bu kısımların düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan … 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/20 Esas – 2017/281 Karar sayılı dava dosyasında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yargılandığı, 29.11.2016 – 22.06.2017 tarihleri arasında 205 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 07.07.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nda düzenlenmiş ise de özel hukuk yanı ağır basan bir dava olması nedeniyle bu Kanunda düzenlenme bulunmayan hallerde tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun uygulanması gerekmektedir. Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 280/1. maddesinde düzenlenen duruşma açılmadan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebilecek haller bir suç kovuşturması sonucu verilen hükümler için geçerli olup doğrudan tazminat davalarında uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun istinafa ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerekmekte olup, aynı Kanun’un 353. maddesi gereğince tazminat miktarlarının azaltılması veya artırılmasının duruşma açılmaksızın düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinde bir engel bulunmadığından tebliğnamedeki tazminat miktarının eksiltilmesinin duruşma açılarak yapılması gerektiğine ilişkin bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Davacı Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden;
Hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün 1 nolu paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 26.02.2018 tarihli ve 2018/371 Esas, 2018/443 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca …
Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.