YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11000
KARAR NO : 2023/644
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
İNCELENEN KARARIN:
Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : İstinaf başvurusunun esastan reddine,
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.06.2017 tarihli ve 2017/15 Esas, 2017/13 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 3713 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi ile 5 inci maddesinin birinci fıkrası, Türk Ceza Kanunu’nun 62 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı kanunun 58 inci maddesinin altıncı ve dokuzuncu fıkraları ile 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.10.2018 tarihli ve 2017/739 Esas, 2018/532 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun gerekçeli karar başlığındaki suç adının düzeltilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.06.2021 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin sanık hakkında verilen hükme ilişkin temyiz sebepleri, müvekkiline karşı asılsız ithamlarda bulunan M.Y. isimli kişinin kovuşturma aşamasında dinlenilmediğine, …uk Haber Sendikası’nın kurulmasında müvekkilinin örgütsel saiklerle hareket ettiğine ilişkin herhangi bir delilin bulunmadığına, dijital materyallerde rastlanan resimlerin Whatsapp uygulaması üzerinden paylaşılan resimler olduğunu, müvekkilinin herhangi bir Whatsapp grubuna dahil olmadığını bu sebeple resimlerin örgütsel delil olarak değerlendirilemeyeceğine, TRT’deki görevinden ihraç edilen müvekkilinin konuya ilişkin bir dilekçe örneğini telefonuna kaydetmesinin örgüt üyeliği suçu yönünden delil teşkil etmeyeceğine ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
15 Temmuz 2016 darbe girişiminden sonra hakkında idari soruşturma, Ufuk Haber Sendikası’nın kurucusu olduğunun tespiti üzerine hakkında adli soruşturma başlatılan sanığın savunması, bilirkişi raporu, Emniyet cevabi yazıları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın suç tarihinde TRT Ankara radyosunda yayın şefi olarak çalıştığı, Ufuk Haber Sendikası’nın kurucusu olduğu, dijital materyallerin incelenmesine yönelik bilirkişi raporu içeriğinde; sanıkta ele geçen cep telefonu içesindeki whatssapp programında “bölge imamları” başlıklı Watsapp grubunun olduğu, bu gruptan geldiği anlaşılan yazı içeriğinde “durum kötü çok acil duyuru, tüm il ve ilçe imamlarına, abilere ablalara kurum imamlarına iletin, tüm hizmet mensupları darbeyi şiddetle kınayan açıklama yapsın, meydanlara inip kendini kamufle etsin, resim çekilip, sosyal medyada yayınlasın, demokrasi seçilmiş irade falan desinler, ama asla ve asla muhterem hoca efendinin adı geçmesin açıklamalarda, hepimizi alabilirler, herkes darbeden haberim yok tv de gördüm ilk kez desin, asla hükümete ve Tayyip’e karşı olumsuz bir paylaşım yapmayın” şeklinde talimat verdikten sonra grubu kapatıyorum şeklinde mesaj yazılı olduğu, bahse konu mesajların 15 Temmuz 2016 günü başlayan askeri darbenin devamı olan 16 Temmuz gecesi saat 05.20’de gönderilmeye başlandığı ve 05.29’da son bulduğunu anlaşıldığı, askeri darbeyi yapan kişilerin fotoğrafının bulunduğu, bu kişilerin fotoğraflarının üzerinde ise “askeri darbenin devlet tarafından gerçekleştirildiğine yönelik anlatımda bulunan bir yazının cep telefonunda olduğu” bahse konu yazıların Whatsapp uygulaması üzerinden paylaşıldığı, tüm kamuoyunca malum olduğu üzere 15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ/PDY unsurları tarafından başlatılan askeri darbe girişiminin devlet ve halk tarafından önlenmeye başlanması üzerine, FETÖ’nün bölge imamları tarafından kendilerinin bağlı bulunduğu sorumluluk bölgelerinde yer alan kendi altlarındaki abilere, yöneticilere talimat vererek FETÖ’ye mensup tüm terör örgütü üyelerinin bilgilendirilmesi sağlanması suretiyle terör örgütü mensuplarının açığa çıkmasını engellemek amacıyla gerçekte darbeye karşı duran vatandaşlar ile birlikte görüntü vermelerinin sağlanmasının amaçlandığının bilindiği, bu mesaj içeriklerinden de anlaşılacağı üzere, terör örgütü mensuplarının 15 Temmuz 2016 tarihinden önce kendi aralarında yukarıda ayrıntıları ile açıklanan FETÖ/PDY terör örgütünün hiyerarşik yapısı içerisinde dikey ve yatay olmak üzere Whatsapp grupları oluşturduğu, en üst kademeden verilen talimatın altında yer alan birim abileri veya yöneticileri tarafından kendisinin sorumluluk alanında bulunan FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarına iletildiği anlaşıldığı, her ne kadar sanık bahse konu bölge imamları grubuna kayıtlı olmadığını bir başka arkadaşı tarafından kendisine gönderilmiş olabileceğini savunmuş ise de, hücresel yapıya sahip olan ve kendi bulunduğu hücre dışında başka kişileri tanıma ve bilme şansı olmayan bir kişinin tanımadığı ve yapı içerisinde bulunmayan kişiye örgütün talimatlarını iletmesinin örgütün yapısının anlatıldığı bölümde ayrıntısı ile ifade edildiği üzere, FETÖ/PDY terör örgütünün gizlilik temeli üzerinde kurulmuş olması hususları ile birlikte değerlendirildiğinde sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün hiyerarşik yapısı içerisinde bulunduğu, gelen mesaj içerisinden anlaşılacağı üzere örgütten gelecek emir ve talimatları almaya açık halde bulunduğu, yine örgütün temel amaç ve hedeflerini bilerek kendi iradesi ile örgütün heyerarşik yapısı içerisine girdiği anlaşılmakla hakkında atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin sanık müdafii istinaf başvuruları üzerine yapmış olduğu incelemede Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesinin sanık hakkındaki tespitlerinde bir isabetsizlik bulunmadığına kanaat getirerek gerekçeli kararda suç tarihi eleştirilerek istinaf başvurusunun esastan reddi yönünde karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Oluş, mahkeme kabulü, sanık savunması, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde dosya kapsamına göre soruşturma aşamasında şüpheli sıfatıyla ifade veren Metin Yıldırım’ın “Ankara Radyosu’nda yayın şefi idi. Cemaate ait olan adını hatırlamadığım TRT’de örgütlü bir sendikanın kurucusu idi. Kendisi bu yapının önde gelen şahıslarından birisi idi.” şeklindeki beyanlarının atılı suçun sübutu açısından belirleyici delil olması karşısında, tanığın duruşmaya getirilerek sanık ve müdafiine soru sorma hakkı tanınmak suretiyle beyanlarının tespit edilmesi gerektiği gözetilmeyerek CMK’nın 210/1 inci maddesine muhalefet edilmesi,
B.Kabul ve uygulamaya göre de;
1.Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen cezada uygulama yeri olmayan 3713 sayılı Kanun’un 7/1 inci maddesinin atıf maddesi olarak gösterilmesi,
2.Terör örgütüne üye olmak suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında TCK’nın 58/9 uncu maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.10.2018 tarihli ve 2017/739 Esas, 2018/532 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2023 tarihinde karar verildi.