YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7225
KARAR NO : 2008/11123
KARAR TARİHİ : 16.09.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi katılan davacı …, davalı … Bakanlığı ve Hazine ile davalı … mirasçıları … ve arkadaşları ile … vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteğinin giderden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … KÖYÜ,
22 parsel sayılı taşınmaz tarla niteliği ve 9040 m2 yüzölçümü ile, Şubat 1952 tarih 36- Ocak/1954 tarih 2 sayılı tapu kaydı ile 11 sayılı vergi kaydı bulunmakla birlikte,
29 parsel sayılı taşınmaz tarla niteliği ve 3240 m2 yüzölçümü ile, … ve …’ün 17 sayılı vergi kaydı ile zilyetliğinde bulunmakla birlikte,
35 parsel sayılı taşınmaz tarla niteliği ve 5800 m2 yüzölçümü ile, … ve …’ün belgesiz olarak zilyetliğinde bulunmakla birlikte,
339 parsel sayılı taşınmaz tarla niteliği ve 5780 m2 yüzölçümü ile, 16/2/1952 tarih 37- 05/01/1954 tarih 3 sayılı tapu kaydı bulunmakla birlikte,
345 parsel sayılı taşınmaz narenciye bahçesi niteliği ve 17120 m2 yüzölçümü ile, 1937 tarih 297 sayılı vergide kaydı bulunduğu, …’nin kardeşi …’ün miras payını da satın aldığı ve …e sattığı nedeniyle zilyetliğinde bulunmakla birlikte,
350 parsel sayılı taşınmaz,kargır ev ve narenciye bahçesi niteliği ve 2000 m2 yüzölçümü ile, 1937 tarih 297 sayılı vergide kaydı bulunduğu, …’nin kardeşi …’ün miras payını da satın aldığı ve …e sattığı nedeniyle zilyetliğinde bulunmakla birlikte,
418, parsel sayılı taşınmaz tarla niteliği ve 25200 m2 yüzölçümü ile, 13/12/1955 tarih 12- 31/3/1969 tarih 17-7/3/1967 tarih 10 sayılı tapu kaydı ve 292 sayılı vergi kaydı bulunmakla birlikte,
419 parsel sayılı taşınmaz tarla taşınmaz niteliği ve 24460 m2 yüzölçümü ile, 13/12/1955 tarih 12- 31/3/1969 tarih 17-7/3/1967 tarih 10 sayılı tapu kaydı ve 292 sayılı vergi kaydı bulunmakla birlikte,
422, parsel sayılı taşınmaz tarla niteliği ve 35240m2 yüzölçümü ile, 13/12/1955 tarih 12- 31/3/1969 tarih 17-7/3/1967 tarih 10 sayılı tapu kaydı ve 292 sayılı vergi kaydı bulunmakla birlikte,
683 parsel sayılı taşınmaz tarla niteliği ile , 418,419 ve 422 parsellerle öncesinde bir bütün olarak 13/12/1955 tarih 12- 31/3/1969 tarih 17-7/3/1967 tarih 10 sayılı tapuda kaydı bulunmakla birlikte,
684 parsel sayılı taşınmaz tarla niteliği ile , 418,419 ve 422 parsellerle öncesinde bir bütün olarak 13/12/1955 tarih 12- 31/3/1969 tarih 17-7/3/1967 tarih 10 sayılı tapu ve 292 sayılı vergi kaydı bulunmakla birlikte,
685 parsel sayılı taşınmaz tarla niteliği ile , 418,419 ve 422 parsellerle öncesinde bir bütün olarak 13/12/1955 tarih 12- 31/3/1969 tarih 17-7/3/1967 tarih 10 sayılı tapu ve 292 sayılı vergi kaydı bulunmakla birlikte,
Asliye Hukuk Mahkemesinin 1979/219 esas sayılı dava dosyasında mülkiyeti davalı olduğu için malik haneleri açık olarak tespit edilmiştir.
Davacı … ve … 15/5/1979 tarihli dilekçe ile, … oğlu …’nin ölümü ile mirasının çocukları …,… ve mirasbırakanları …’e kaldığını, … ve …’ün, …’e ait 1/3 oranındaki miras payını yok sayarak ve haksız olarak,müşterek muris … oğlu …’den intikal eden Nisan 1326 tarih 33, 34 ve 35 numarada tapulu bulunan taşınmazın tapuda kendi adlarına intikalini sağladıktan sonra, …’e sattıklarını, ileri sürerek, ,yine dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri tapusuz olan, yüzölçümleri 20 dönüm ve 6 dönüm olmak üzere iki parça taşınmazdan da davalılar tarafından yararlanmalarının engellendiğini iddia ederek tapunun iptali ile miras payları oranında adlarına tescili istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinin 1979/219 esas sayılı dosyasında dava açmışlardır.
Yargılama sırasında çekişmeli taşınmazlar hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlenmekle dosya kadastro mahkemesine aktarılmış 1979/14 sayılı esasa kaydedilmiştir. Orman Yönetimi 16/10 1984 tarihli dilekçe ile çekişmeli 418,419 ve 422 parsel sayılı taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla, … 350 parsele satın alma yoluyla malik olduğunu ileri sürerek davaya katılmıştır.
Diğer yandan … 418, … 419 parsel sayılı taşınmazların yörede yapılan orman kadastrosunda orman sınırı içine alınma işlemine karşı itiraz ederek sırasıyla, Kadastro mahkemesinin 1989/483 ve 468 esas sayılı dosyasında dava açmışlar, tüm davalar aralarındaki bağlantı nedeniyle, Kadastro Mahkemesinin 1979/14 sayılı dosyasında birleştirilmiştir.
Mahkemece 1979/14-1995/59 sayılı karar ile gerçek kişilerin davasının reddine, Orman Yönetiminin davasının KABULÜNE, davaya konu 418 parselin 25200 m2 yüzölçümü ile, 419 parselin 24760 m2 yüzölçümü ile ve 422 parselin 35240m2 yüzölçümü ile miktar fazlası olarak orman vasfı ile Hazine adına tesciline, davaya konu 22, 29, 35, 339 ve345 parselin vergi kaydı kapsamındaki 5514m2 bölümünün … ve … adına, 345 parselin miktar fazlası 11506 m2 ve 350 parselin miktar fazlası olarak orman vasfı ile Hazine adına tesciline, 684 parselin 1224 m2 sinin miktar fazlası olarak orman vasfı ile hazine adına tesciline, 2456 m2 bölümünün … ve … adına, 685 parselin 339 m2 sinin miktar fazlası olarak orman vasfı ile hazine adına tesciline, 2507 m2 bölümünün … adına tesciline, 683 parselin 147 m2’sinin haritasında kumsal olarak gösterilmesine, geri kalan vergi kaydı kapsamındaki 4909 m2’sinin … ve … adına, miktar fazlası 1104 m2’sinin orman niteliği ile Hazine adına tesciline, karar verilmiş, hükmün …, …, …, …, …, …, …, … ve Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 1996/343-1996/5138 sayılı bozma kararında özetle: (1-418,419422,683,684 ve 685 sayılı parsellerin orman sayılan ve sayılmayan kesimlerinin belirlenmesiyle aşağıdaki bendin dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddine, 2- 345 ve 350 sayılı parsellerin orman tahdidi dışında olduğu ve orman yönetiminin davası bulunmadığı ancak dayanılan vergı ve tapu kayıtlarının uygulamasının yetersiz olduğu, keza 683, 684 ve 685 parsellerin orman sayılmayan kesimleri yönünden de uygulamanın yeterli olmadığı bu nedenle, dayanılan vergi ve tapu kayıtlarının değişir sınırlı olduğu gözetilerek miktarına değer verilerek kapsamının belirlenmesi,itiraz edilmeyen 29/9/1992 tarihli krokideki kıyı kenar çizgisinin yöntemince uygulanması gerektiği) nedeni ile bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra 1997/77-1993/138 sayılı karar ile, Orman Yönetiminin davasının kısmen kabulüne, … ile …nün tahdide itiraz davasının kısmen kabulüne, …’in davasının kabulüne, 22, 29, 35 ve 339 parseller hakkındaki ilk karar aleyhine bozma kararı bulunmadığından bu parseller hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, 16/07/1999 tarihli krokide gösterildiği gibi, 350 parselin 363 ada 2 parsel olarak, … Adına Tesciline, 345 parselin krokide görüldüğü gibi 363 ada1, 364 ada 1, 365 ada 2 ve 3, 217 ada 2 parseller olarak … ve … adına tesciline, 683 parselin A ile işaretli 1160 m2, 685 parselin 400 m2 bölümünün haritasında kumluk olarak gösterilmesine, 683 parselin geri kalan kısmının …, … ve … adına tesciline, 685 parselin geri kalan kısmının … adına tesciline, 684 parselin … adına tesciline, 422 parselin 14476 m2’sinin 384 ada 1 parsel olarak …, … adına tesciline, 422 parselin 2/B maddesi uyarınca B2 ile işaretli 5132,68 m2 bölümünün 383 ada 1 parsel olarak Hazine adına tesciline, beyanlar hanesinde … zilyetliğinin gösterilmesine, C1 ile işaretli 2529,99 m2’lik bölümün 382 ada 1 parsel B3 ile işaretli 755,64 m2’lik bölümün 383 ada 1 parsel olarak orman niteliğinde hazine adına tesciline, 984,37 m2 sinin imar planına göre yol olarak bırakılmasına, 419 parselin 8254m2 sinin 385 ada 1 parsel olarak … adına tesciline, 5574 m2’sinin imar planına göre yol olarak bırakılmasına, 419 parselin 2/B maddesi uyarınca B5 ile işaretli 1837,47 m2 bölümünün 383 ada 2 parsel olarak,1269 m2 bölümünün 383 ada 3 parsel olarak, B6 ile işaretli 1267,61 m2 bölümünün 386 ada 1 parsel olarak, C3 ile işaretli 15,65 m2 bölümünün 382 ada 1 parsel olarak, Hazine adına tesciline, beyanlar hanesinde … zilyetliğinin gösterilmesine, 419 parselin C2 ile işaretli 894,25 m2’lik bölümün 382 ada 1 parsel olarak orman niteliğinde Hazine adına tesciline,170,75 m2’sinin imar planına göre yol olarak bırakılmasına, 418 parselin 8110 m2’sinin 385 ada 2 parsel olarak … adına tesciline, 978 m2’sinin imar planına göre yol olarak bırakılmasına, 418 parselin 2/B maddesi uyarınca B7 ile işaretli 3199,49 m2 bölümünün 386 ada 1 parsel olarak, B8 ile işaretli 3952 m2 bölümünün 386 ada 2 parsel olarak, hazine adına tesciline, beyanlar hanesinde … zilyetliğinin gösterilmesine, 1220,51 m2’sinin imar planına göre yol olarak bırakılmasına,karar verilmiş, kararın …, Hazine, Orman Yönetimi, … ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2000/7248-8241 sayılı bozma kararında özetle (Davalılar … ve … ile, davalı …’ün temyiz itirazlarının uyulan bozma kararı uyarınca işlem yapılıp hüküm kurulmuş olmasına ve bozmanın kapsamının dışında kesinleşmiş yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğinden reddine, Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile,davaya konu ,418, 419 ve 422 parsellerin tamamı ile 683 parselin 1104 m2, 684 parselin 1224 m2 ve 685 parselin 339 m2 kısımlarının mahkemece orman olarak kabulü yolundaki ilk hükmün, Yargıtayca onandığı ve kazanılmış usuli hak bulunduğundan ,bu parsellerle ilgili olarak yeniden değişik şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı; ayrıca, 683 parselin kıyı kenar çizgisi içinde kalan krokisinde (A) harfi ile gösterilmiş 1160 m2 ve 685 parselin 400 m2 kısımlarının kazanılması olanaksız olduğundan,kıyı kenar çizgisi içinde kalan kesimin bu niteliği belirtilerek “tespit dışı kumluk olarak belirlenmesi” şeklinde hüküm kurulması gerektiği) nedeni ile bozulmuştur.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, davacı … ve …’ın davasının reddine, katılan …’in davasının kabulüne, …’nun davasının kısmen kabulüne, ORMAN YÖNETİMİNİN davasının kısmen kabulüne, davaya konu,22,29,35,339 sayılı parseller hakkında kurulan ilk hüküm onanarak kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davaya konu 418,419 ve 422 parsellerin tamamı ile 683 parselin 1104m2,684 parselin 1224 m2, 685 parselin 339 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin orman olarak tesciline ilişkin önceki hüküm onanarak kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, 683 parselin A ile gösterilen 1160 m2, 685 parselin 400 m2 yüzölçümündeki bölümünün tespit dışı KUMLUK olarak gösterilmesine, 345 parselin … ve … adına tesciline, 350 parselin … ve arkadaşları adına tesciline,683 parselin kıyı kenar çizgisi içindeki ve orman sayılan bölümü çıktıktan sonra geri kalan fen bilirkişisi … tarafından düzenlenen raporda E ve D ile gösterilen 3749 m2 yüzölçümündeki bölümünün … MİRASÇILARI … VE ARK. adlarına tesciline, 684 parselin orman sayılan bölümü çıktıktan sonra geri kalan 2416 m2 yüzölçümündeki bölümünün … MİRASÇILARI … VE ARK. adlarına tesciline, 685 parselin kıyı kenar çizgisi içindeki ve orman sayılan bölümü çıktıktan sonra geri kalan 1841m2 yüzölçümündeki bölümünün … MİRASÇILARI … VE ARK. adlarına tesciline karar verilmiş, hüküm KATILAN DAVACI … vekili,DAVALI … BAKANLIĞI ve HAZİNE vekili,davalı … MİRASÇILARI … VE ARK. vekili ile … vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmiş,duruşma isteği giderden reddedilmiştir.
Dava orman ve arazi kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
1-) İncelenen dosya kapsamına , mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve kararın dayandığı gerekçeye göre, KATILAN DAVACI …,vekili, davalı … mirasçıları … VE ARK. vekili ile … vekilinin temyiz itirazlarının tümünün, DAVALI … BAKANLIĞI ve HAZİNE vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) DAVALI … BAKANLIĞI ve HAZİNE vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince:Davacı … ve …’ın davasının reddine,katılan davacı …’in davasının kabulüne,…’nun davasının kısmen kabulüne karar verildiğinden ,davacı … … ve …’dan tahsil edilmek üzere HAZİNE lehine vekalet ücreti verilmesine hükmolunması gerekirken, hazine lehine vekalet ücreti takdir edilmemiş olması doğru değildir.Ancak, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının son paragrafının 7. satırındaki (verilmesine,) kelimesinden sonra gelmek üzere , (davalı … BAKANLIĞI ve HAZİNE kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul ve ret oranı dikkate alınarak 3402 sayılı yasanın 31/son maddesi uyarınca takdiren 200 YTL nin ,davacı … … ve …’dan alınarak davalı … BAKANLIĞI ve HAZİNE’ye verilmesine,) cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Hazine dışındaki temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 16/9/2008 günü oybirliğiyle karar verildi.