Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/7707 E. 2008/10998 K. 15.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7707
KARAR NO : 2008/10998
KARAR TARİHİ : 15.09.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 111 ada 39 parsel sayılı 5891.33 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman savına dayalı kadastro tespitine itirazdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesine göre orman içi açıklığı konumunda olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; uzman orman bilirkişi kurulu tarafından resmi belgelere dayalı olarak yapılan incelemede çekişmeli taşınmazın 1960 tarihli hava fotoğrafı ile1964 tarihli memleket haritasında kısmen yeşil orman kısmen ziraat alanında kaldığı bildirilmişse de üzerinde bulunan meşe ağaçlarının taşınmazın hangi bölümünde kaldığı belirtilmemiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden komşu 35, 38 ve 40 sayılı parsellerin tapu kaydı miktar fazlası olarak 75 ve 76 sayılı parsellerin Hazine adına tespit edildiği ve halen davalı oldukları anlaşılmaktadır. Bu durumda, çekişmeli taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesine göre orman bütünlüğünü bozan orman içi açıklığı konumunda olup olmadığı komşu 35, 36, 37, 38, 40, 75 ve 76 parsellerin nitelikleri de dikkate alınarak birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Bu nedenle; dava konusu parsele komşu 111 ada 35, 36, 37, 38, 40, 75 ve 76 parsellere ait kadastro tutanak örnekleri ile davalı olanların dava dosyaları getirtilerek, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, resmi belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, dava konusu parselin eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında meşelerle kaplı olan bölümleri bilirkişilerce düzenlenecek krokide gösterilmeli, komşu parsellerin nitelikleri de gözönüne alınarak taşınmazın orman bütünlüğünü bozan orman içi açıklığı konumunda olup olmadığı tartışılmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 15/09/2008 günü oybirliği ile karar verildi.