Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/8073 E. 2023/121 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8073
KARAR NO : 2023/121
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

Taraflar arasındaki ölünceye kadar bakma sözleşmesinin feshi ve tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddi ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı vekili, davacı ile oğlu arasında ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapıldığını, sözleşme doğrultusunda 727 ada 7 parselde bulunan binadaki 1. kat 3 No.lu bağımsız bölümü oğluna devrettiğini, davalının ilk eşi ölmeden önce birlikte yaşadıklarını, gelininin kendisine baktığını, davalının ikinci kez evlendiğini, karısı ile birlikte Çivril’deki bu binanın 2. katına taşındıklarını, davalının bir dönem bu evde kiracı bulundurduğunu, davacının 1. kata taşınmak istediğinde davalının bunu kabul etmediğini belirterek ölünceye kadar bakma sözleşmesinin feshi ile tapu kaydının iptali ve dava konusu taşınmazın davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir.

2. Davacı vekili duruşmada, dava konusu taşınmazın 527 ada 7 parsel olduğunu dile getirmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, davalı adına açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, davalının bahse konu taşınmazın 2. katında ikamet ettiğini, sözleşme şartlarını yerine getirdiğini, evdeki kiracıyı çıkarttığını, babasının yanına gelmesini istediğini, ancak babasının sıcak bakmadığını, haksız davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davacının bakımı, gözetilmesi ve beslenmesinin davalı tarafça yükümlülüklerine uygun olarak yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, Denizli ili, Çivril ilçesi, Aşağı Mahallesi 527 ada 7 parseldeki taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, müvekkilinin yıllardan beri davacı babasını bakıp gözeten kişi olduğunu, ikinci evliliğini yaptıktan sonra davacının isteği üzerine Çivril’deki dava konusu evin ikinci katına yerleştiğini, oğlunun da dedesinin ihtiyaçlarını karşılayarak babasına yardımcı olduğunu, tanıkların davacı ile davalı arasında geçen olaylardan habersiz olduğunu, davacının bizzat kendi hal ve davranışlarıyla müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirmesine engel olduğunu, davacının gerçek iradesinin mirasın fiilen taksim edilmesi olduğunu, açılan bu davanın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davalının ve oğlunun davacının tüm ihtiyaçlarını dava açıncaya kadar gördüklerini, davanın reddi gerektiğini, davanın kabulüne ilişkin kararın kaldırılmasını istediklerini dile getirmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, hükümde bağımsız bölüm numarası gösterilmediğinden hükmün ortadan kaldırılmasına ve bu yönüyle hükmün düzeltilmesine” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarlamıştır.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin feshi ile tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Kural olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre, istinaf mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu halde, istinaf mahkemesi aşağıdaki kararları verebilir;

a) İlk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın esası hakkında yeniden karar verilmesi,

b) İlk derece mahkemesi kararının düzeltilmesi ve davanın esası hakkında karar verilmesi

Öte yandan, HMK’nın “Yargılama Giderlerinin Kapsamı” başlıklı 323. maddesinde, karar ve ilam harçları yargılama giderleri arasında sayılmış, “Yargılama Giderlerinden Sorumluluk” başlıklı 326. maddesinde, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir.

492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (I) sayılı tarifenin yargı harçları başlığını taşıyan kısmında, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden tarifede gösterilen oranda nispi karar ve ilam harcı alınacağı, bölge adliye mahkemelerinin tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları için bu oranda karar ve ilam harcı alınacağı hükme bağlanmış ve aynı Kanun’un 16. madde düzenlenmesi ile de temyize konu kararla ilgili davanın nispi harca tâbi olacağı öngörülmüştür.

Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28/09/2018 tarih ve 2018/2 Esas, 2018/8 sayılı Kararının gerekçesinde ise; düzelterek onamanın yargılama giderlerinden olan onama harcı bakımından bozma kararı niteliğinde olması, aslında bozulması gereken bir kararın, bozma sebebinin yeniden yargılamayı gerektirmeyecek mahiyette görülmesi nedeniyle yasanın verdiği takdir yetkisine istinaden onanmasına karar verilmesi karşısında, düzelterek onama kararlarında onama harcı alınmayacağı görüşü benimsenmiştir.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Somut olaya gelince; bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını kaldırıp geçersiz hale getirdikten sonra, yeniden hüküm tesisi suretiyle karar verdiğinden, ilk derece mahkemesi kararı tasdik edilmediği için karar ilam harcı yanında ayrıca istinaf harcına hükmedilmesi mümkün değildir. Başka bir deyişle bölge adliye mahkemesi, tasdik etmediği bir karar için istinaf harcı alamaz.

3. Taraflardan birisinin istinaf talebinin kabulü ve yeniden hüküm kurulması işlemi, aslında başlı başına bir istinaf yargılaması işlemidir. Bölge adliye mahkemesi bu aşamada işin esası ile ilgili hüküm verdiğinden, hüküm altına alınan miktar üzerinden nispi harca hükmedilmeli ve ayrıca hükmün başka bir bölümünde istinaf yargılamasına yönelik mükerrer ve çelişkili hüküm kurulmamalıdır.

4. O halde, bölge adliye mahkemesi tarafından yeniden kurulan hükümde nisbi karar ve ilam harcı alındıktan sonra istinaf talebinin esastan reddi nedeniyle ayrıca istinaf karar ve ilam harcına hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Bu husus, kararın bozulmasını gerektirmiş ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK’nın 370/2. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle

1. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, bölge adliye mahkemesi hükmünün A-2 numaralı bendinin hükümden çıkarılmasına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 nci maddesi uyarınca bölge adliye mahkemesi hükmünün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.