Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/1724 E. 2007/2585 K. 05.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1724
KARAR NO : 2007/2585
KARAR TARİHİ : 05.03.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava konusu … Mah. 14 ada 1 parsel sayılı 3648 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, davalılar adlarına tapuda kayıtlıdır. Davacı Hazine, taşınmazın 2/B ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, ve dava konusu parselin Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre 1976 -1979 tarihlerinde yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon uygulaması ile daha sonra 25/02/1981 tarihinde ilan edilmiş, 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın bulunduğu yer … … Köyünde 1943 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda …ve … ve …Devlet Ormanı olarak Aralık 1944 tarih 80 noda Hazine adına tapuya tescil edildiği ve daha sonra 766 Sayılı Tapulama Yasası hükümlerine göre 1972 yılında yapılan tapulama sırasında aynı yasanın 46. maddesi gereğince sınırlaması kesinleşen ormanlara ait kayıt ve belgelerin olduğu gibi tapu kütüğüne aktarılması sonucu 1277, 1278, 1279 ve 1280 parsel numaraları verilerek orman niteliği ile Hazine adına tescil edildiği, çekişmeli taşınmazın da 1943 yılında kadastrosu yapılıp kesinleşen ve tapuya tescil edilen orman sınırı içinde kaldığı gözönünde bulundurulmadan 2510 Sayılı İskan Yasasına göre kişiler adına tapuya fundalık ve çalılık niteliğiyle tescil edilmişse de, taşınmazın o tarihte kesinleşen orman sınırı içinde kalması nedeniyle iskanen oluşan tapu kaydının hukuki değerinin bulunmadığı, çünkü yasa ve yönetmeliklerde ormanların iskan veya başka yollarla dağıtılabileceği konusunda herhangi bir hüküm bulunmadığı, ormandan … kazanmaya ilişkin 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesi Anayasa Mahkemesinin 13/06/1989 gün ve 7/25 sayılı kararıyla iptal edildiği, çekişmeli taşınmazın 1976-979 yılında 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan 2. madde uygulaması
sonucu orman rejimi dışına çıkartıldığı, ancak; bu yerlerin tapu sahiplerine verilebilmesi için taşınmazın orman sınırı içine alınmadan önce oluşturulan hukuken geçerli bir tapu kaydının olması gerektiği, somut olayda ise, böyle bir tapu kaydı bulunmadığından çıkarma işleminin Hazine adına yapılacağı, yörede 5653 Sayılı Yasaya göre yapılan makiye ayırma çalışmalarının ise hiçbir zaman sonuçlandırılmadığı Y.K.D.nın Aralık 2001 sayısında yayımlanan 20. Hukuk Dairesinin 10/05/2001 gün ve 2001/3179- 3713 sayılı kararı ile bu kararı benimseyen H.G.K.nun 03/07/2002 gün ve 2002/ 20- 558- 588 sayılı kararında da kabul edildiği gibi İstanbul Anadolu yakasında yapılan bütün makiye ayırma çalışmalarının 1963 yılında iptal edildiği, orman ve orman toprağı sayılan yerlerde oluşturulan tapu kayıt maliklerinin Medeni Yasanın 1023 maddesinde düzenlenen iyi niyet kurallarından olup, yararlanamıyacağı gözönünde bulundurularak davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalıların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 05/03/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.