YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4594
KARAR NO : 2023/158
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen elatmanın önlenmesi ve kâl davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, komşu taşınmaz maliki davalı …’ın taşkın kullanımı ile davacı …’a ait 263 parsel ve davacı …’e ait 264 parsel sayılı taşınmazlara tel örgü çekmek ve merdiven yapmak suretiyle müdahalede bulunduğunu açıklayarak, müdahalenin önlenmesini ve taşkın yapılaşmanın yıkımını talep etmiştir. Yıkım talebi bulunan komşu taşınmaz 281 parselin tapu kaydında davalı …’ın tek başına malik olmadığı görülmekle tapuda diğer malik … dahili davalı olarak davaya dahil edilmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … cevap dilekçesinde; davacının iddiasının doğru olmadığını, dava konusu binayı davacıların murisinden 2009 yılında aldığını, var olan merdivenlere kaplama yaptırdığını, tel örgü çekmek ve merdiven yapmak suretiyle müdahalesinin olmadığını belirterek, davanın reddini istemiş, 07.12.2016 tarihli dilekçesi ile temliken tescil davası açmadığını bildirmiştir.
2. Dahili davalı … cevap dilekçesinde; 990 ada, 281 parsel sayılı taşınmazın hissedarı olduğunu, aynı arsa üzerinde kendi binasınında olduğunu ancak, bir tecavüzünün bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.03.2017 tarih ve 2015/732 Esas, 2017/200 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı asiller istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.06.2017 tarih ve 2017/761 Esas, 2017/610 Karar sayılı kararıyla; davalıların davacı adına kayıtlı olan çekişme konusu taşınmazın bir kısmına yapı inşaa ederek elattıkları sabit olduğundan davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve dahili davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dava değeri belirlenirken tecavüzlü yapı iki katlı olduğundan yapının tecavüzlü kısmının değerini belirlemek yerine dava konusu parselin imar durumunun dört katlı olması gerekçe gösterilerek dört katlı tam bina bedeli hesap edilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Daha önce taşınmazın bedeli yüksek belirlendiğinden temliken tescil davası açmadıklarını ancak, şuan Tekirdağ 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/255 Esas sayılı dosyasıyla temliken tescil davası açtıklarını, davanın istinaf aşamasında derdest olduğunu, bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini savunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi şöyledir: “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.”
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Medeni Kanunu’nun 683 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.