Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/6099 E. 2023/102 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6099
KARAR NO : 2023/102
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili 01/07/2014 havale tarihli dava dilekçesinde; …. Köyü 204 ada 14, 18 nolu parsel, 203 ada 36, 111 parsel, 192 ada 50 parsel sayılı taşınmazlarda hisse sahibi olduğunu, dava konusu taşınmazların tamamı üzerinde davalı …’nın fındık, ceviz vb. şeyler ekip sattığını, davalının bu taşınmazlara davacıyı sokmadığını, davalıyı şifahi olarak uyardığını, bu uyarıya rağmen davalının taşınmazlar üzerindeki müdahalesine devam ettiğini, bu nedenlerle… Köyü 204 ada 14, 18 nolu parsel, 203 ada 36, 111 parsel, 192 ada 50 parsel sayılı taşınmazlarda hissesine vaki müdahalenin men’ine, ecrimisil bedeli belli olmadığından HMK’nın 107 nci maddesi gereğince fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla dava tarihinden itibaren geriye dönük 5 yıllık ecrimisil bedeli olarak şimdilik 1,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, duruşmadaki beyanında, taşınmazları tüm hissedarların kullandığını, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.01.2016 tarih ve 2014/252 Esas, 2016/28 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, hüküm Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 03.11.2020 tarih ve 2018/6716 Esas, 2020/6701 Karar sayılı kararı ile aşağıda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
“Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacı vekilinin 204 ada 14 ve 18 parsele yönelik (elatmanın önlenmesi) temyiz itirazlarına gelince;
A. Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 204 ada 14 ve 18 parsel sayılı taşınmazların tarla niteliği ile davacı, davalı ile dava dışı malikler adına paylı mülkiyet şeklinde tapuda kayıtlı olduğu, her iki taşınmaz üzerinde bulunan fındık ağaçlarının davalı tarafından dikildiği ve bu hususun tapunun beyanlar hanesine şerh verildiği anlaşılmaktadır.
B- …öncelikle davada ileri sürülen elatmanın önlenmesi isteği ile ilgili olarak keşfen saptanan ya da saptanacak dava değeri üzerinden peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilerek davacının 204 ada 14 ve 18 nolu parsellerde kullanmasına elverişli bölüm ve/veya bölümlerin bulunmadığı gözetilerek davacının payı oranında davalının elatmasının önlenmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.”

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
“İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile,
1- Davacının elatmanın önlenmesi talebinin kabulü ile davalının Zonguldak ili, Devrek ilçesi, Aksu Köyü, 204 ada 14 parsel, 204 ada 18 parsel, 203 ada 36 parsel, 203 ada 111 parsel, 192 ada 50 parsel sayılı taşınmazlara davacının payına vaki elatmalarının önlenmesine,
2- Davacının ecrimisil talebinin kabulü ile; 207,37 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, talebin 1 TL’si için dava tarihi olan 01/07/2014 tarihinden, 206,37 TL için 06/07/2015 tarihinden işleyecek yasal faizin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.”

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı 08.08.2022 tarihli dilekçesinde, bozma kararının 14 ve 18 parseller yönünden olmasına rağmen, bozma kapsamında olmayan parseller yönünden de karar verilmesinin doğru olmadığını, yine dava konusu taşınmazlarda davacının kullanacağı boş yerlerin olduğunu, yapılacak keşifle kullanabileceği yerlerin belirlenerek ve harcın da tamamlanması suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
A. Elatmanın önlenmesi talebi yönünden;
Bilindiği üzere, paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki elatmanın önlenilmesini her zaman isteyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine elatmanın önlenilmesi davası açabilir. Ancak, o paydaşın payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa, açacağı elatmanın önlenilmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu elatmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya şuyun satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.

B. Ecrimisil isteği yönünden;
Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; “fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir.” (YHGK’nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).

25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtayın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tâbi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
Hemen belirtelim ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık olmalı ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere uygun şekilde HMK’nın 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir.

Bu nedenle, özellikle tarım arazilerin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler getirtilmeli, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için birim fiyatlar getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.

3. Değerlendirme
Dava 18, 36, 111, 50 ve 14 parsel sayılı taşınmazlara elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemi ile açılmış, mahkemece davanın reddine dair verilen karar 8. Hukuk Dairesi tarafından yukarıda belirtilen nedenlerle sadece 18 ve 14 parseller yönünden bozulmuştur.

Mahkemece Yargıtay bozma kararına uyulduğu hâlde, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma kararına uyulmakla, taraflar yararına usuli müktesap hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Somut olayda bozma konusu yapılmayan 36, 111 ve 50 parseller yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Bu nedenle, elatmanın önlenmesi isteği ile ilgili olarak keşfen saptanan ya da saptanacak dava değeri üzerinden peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilerek davacının 204 ada 14 ve 18 nolu parsellerde kullanmasına elverişli bölüm ve/veya bölümlerin bulunmadığı gözetilerek davacının payı oranında davalının elatmasının önlenmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bozma gerekleri yerine getirilmeden, kazanılmış hak ilkesi gözetilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.