Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/5444 E. 2023/4198 K. 10.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5444
KARAR NO : 2023/4198
KARAR TARİHİ : 10.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412
sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 15.06.2016 tarihli ve 2016/233 Esas, 2016/399 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 Sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
B. … 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 15.06.2016 tarihli ve 2016/233 Esas, 2016/399 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 07.01.2019 tarihli 2016/3285 Esas, 2019/83 Karar sayılı kararı ile “Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesi sanık lehine hükümler içermekte olup, öncelikle; TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasının olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra;
a) Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ise; 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve
kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine”, karar verilmesi,
b) Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava veya soruşturma yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işlemiş değilse veya daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işlemiş ve önceki suçtan beraat kararı verilmiş ise; bu suç nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş olan sanık hakkında 6545 sayılı Yasa ile değişik TCK’nın 191. maddesinin 4. fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde gösterilen dava açma şartlarının gerçekleştiğinin sabit görülmesi halinde, yargılamaya devam olunarak, suç tarihi itibarıyla, 6545 sayılı Yasa ile değişik TCK’nın 191. maddesi çerçevesinde bir karar verilmesi, gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,”
nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Bozma sonrası yapılan yargılama ile … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2019 tarihli ve 2019/93 Esas, 2019/258 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde suç tarihi itibarıyla lehine olan 5560 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca takdir edilen 1 yıl 8 ay hapis cezasına dair hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Karar 31.03.2019 tarihinde kesinleşmiştir.
D. Sanığın denetim süresi içinde 06.10.2021 tarihinde işlediği “adet veya tahsis gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık ” suçundan … 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 11.04.2022 tarihli ve 2021/1597 Esas, 2022/750 Karar sayılı mahkûmiyet kararının kesinleştiğinin ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2022 tarihli ve 2022/293 Esas, 2022/535 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 62 inci maddesi, 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.

E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafii 20.12.2022 tarihli temyiz dilekçesi ile delillerin tekrar gözden geçirilerek değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile verilen kararın kanun ve hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, temyiz talebinde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
Dosya kapsamında mevcut 03.12.2014 tarihli yakalama tutanağına göre: Sanığın kardeşi olan ve tanık olarak ifadesine başvurulan …’in, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin ihbarda bulunması üzerine sanığın Devteyşti mahallesi 2083 sokak No:10/2 sayılı ikametinde yapılan aramada, sigara jelatini içerisinde toplamda 29 paket eroin ele geçirildiği tutanak altına alınmıştır. Yakalanan uyuşturucu maddeleri için … Kriminal Polis Laboratuvarından alınan 26.04.2015 tarihli ekspertiz raporunda incelemeye konu maddenin uyuşturucu maddelerden eroin olduğu tespit edildiği anlaşılmıştır. Sanığın savunmasının aksine, yatak odasında ele geçirilen suç konusu uyuşturucu maddeleri sanığın satmak için bulundurduğuna veya başkasına vereceğine ilişkin, tanık olarak dinlenen ağabeyi Ahmet’in sonradan döndüğü soyut beyanı dışında, şüpheden uzak, yeterli ve kesin bir delilin bulunmadığı, sanığın sabit olan fiilinin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğu bu haliyle sanığın kullanmak amacı ile uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; bozmaya uyulduğu ancak,
Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davası üzerine 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki, yasal düzenleme dikkate alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın kesinleşmesi üzerine sanığın denetim süresi içerisinde “ adet veya tahsis gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık suçu ” suçunu işlediği gerekçesi ile hükmün açıklanarak sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla,
6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi ve aynı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası
uyarınca, 191 inci madde hükümleri çerçevesinde verilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin kararların 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin özel bir düzenleme niteliğinde olduğu, bu itibarla hükmün ancak; ihbara konu suçun “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçu olması halinde açıklanabileceği gözetilmeksizin, “adet veya tahsis gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık” suçundan verilen mahkûmiyet hükmü nedeniyle sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilmesi,
Nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2022 tarihli ve 2022/293 Esas, 2022/535 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.05.2023 tarihinde karar verildi.