YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8889
KARAR NO : 2023/3202
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
MAHKEMELERİ : 1. … 4. Asliye Ceza Mahkemesi
2. … 12. Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU
KARARLAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
… 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.05.2018 tarihli ve 2018/281 Esas, 2018/422 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın aynı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine karar verilmiş, karar 06.06.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleşmiştir.
… 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2021 tarihli ve 2021/10 Esas, 2021/23 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karar 03.02.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleşmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 04.02.2022 tarihli ve 2021/21303 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.05.2022 tarihli ve KYB-2022/56586 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.05.2022 tarihli ve KYB-2022/56586 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
” 1. … Cumhuriyet Başsavcılığınca 21.10.2015 tarihli ve 2015/91494 Soruşturma, 2015/4893 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın tebliğine ilişkin dosyada herhangi bir evrakın bulunmadığı gibi UYAP kayıtlarında da tespit yapılamadığı, şüpheli hakkında verilen “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararda itiraz süresinin de gösterilmediği, … Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 26.10.2015 tarihli ve 2015/16819 DS sayılı çağrı yazısında sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiğinin açıklanmadığı gibi kararın tebliğine ilişkin herhangi bir bilginin bulunmadığı, çağrı yazısının tebliği üzerine sanığın 13.11.2015 tarihinde … Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat ettiği ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanıldığı, bu haliyle itiraz hakkı bulunduğu bildirilmeyen sanık hakkında açılan kamu davasında mahkemesince durma kararı verildiği, durma kararının amacının geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi, denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması olduğu, usule uygun olarak itiraz süresi gösterilmeyen ve şüpheliye tebliğ de edilmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına dayanılarak düzenlenen … Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2016 tarihli ve 2016/17204 esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası sonunda verilen … 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2016 tarihli ve 2016/468 Esas, 2016/801 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı gözetilerek, yeni bir erteleme kararı verilmeksizin yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde,
2. Kabule göre de, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 07.10.2019 tarihli ve 2019/2219 Esas, 2019/6135 Karar sayılı ilâmında da kabul edildiği üzere, sanık hakkında daha önceden verilen … 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2016 tarihli ve 2016/468 Esas, 2016/801 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının 16.11.2016 tarihinde kesinleşmesinden sonra 5
yıllık denetim süresi içinde işlendiği iddia edilen … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.05.2018 tarihli kararına konu 26.01.2018 tarihli suç ile … 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2021 tarihli kararına konu 15.09.2020 tarihli suçun 6545 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince “ihlal” niteliğinde olup olmadığı hususu ile buna bağlı olarak da hükmün açıklanıp açıklanmayacağının ilk suçtan dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı veren Mahkemesine birleştirme talepli ihbarda bulunularak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ilk suça ilişkin davanın derdest hale gelmesi sağlandıktan sonra, her iki suça ilişkin birlikte inceleme yapılarak delillerin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Sanık hakkında, 26.01.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan … Cumhuriyet Başsavcılığının 16.03.2018 tarihli ve 2018/34213 Soruşturma, 2018/12794 Esas, 2018/9991 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.05.2018 tarihli ve 2018/281 Esas, 2018/422 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezasının ertelenmesine karar verildiği, kararın 06.06.2018 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
B. Sanık hakkında, 15.09.2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan … Cumhuriyet Başsavcılığının 28.12.2020 tarihli ve 2020/138683 Soruşturma, 2020/38396 Esas, 2020/27280 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, … 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2021 tarihli ve 2021/10 Esas, 2021/23 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 03.02.2021 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
C. Sanık hakkında, daha önceden 23.08.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle … Cumhuriyet Başsavcılığının 21.10.2015 tarihli ve 2015/91494 Soruşturma, 2015/4893 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedaviye tabi tutulmak suretiyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, kararın tebliğine ilişkin bir bilgi ve belgenin de bulunmadığı, 21.10.2015 tarihinde tedbirin infazı için …
Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, … Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce yükümlülüklerine ve tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak … Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2016 tarihli ve 2015/91494 Soruşturma, 2016/17204 Esas, 2016/14265 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
… 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2016 tarihli ve 2016/468 Esas, 2016/801 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 16.11.2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
Kanun yararına bozma istemine konu … 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2021 tarihli kararıyla ihbarda bulunulması üzerine, … 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.02.2021 tarihli ve 2021/162 Esas, 2021/115 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, kararın usulüne uygun şekilde kesinleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca “kamu davasının durmasına” karar verildiği, kararın 29.06.2021 tarihinde kesinleştiği,
Durma kararından sonra, sanığın 23.08.2015 tarihli eylemi nedeniyle … Cumhuriyet Başsavcılığının 07.07.2021 tarihli ve 2021/92474 Soruşturma, 2021/3240 Karar sayılı kararı ile, beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterildiği, 09.08.2021 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği,16.09.2021 tarihinde kesinleştiği,
Yine sanığın 06.09.2020 ve 07.01.2021 tarihli aynı nev’iden eylemleri nedeniyle yürütülen soruşturma dosyalarının da 2021/92472 soruşturma sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
D. 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, dördüncü fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin altıncı fıkrasında ise “Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.” hükmüne yer verildiği,
5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesinde ise, “…soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir.” hükmünün yer aldığı,
“Kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, itiraz kanun yolu açık olmak üzere verilmesi gerektiği ve şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilip kesinleşmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı,
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında ilk kez 23.08.2015 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde kullanma suçundan dolayı … Cumhuriyet Başsavcılığınca 21.10.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesini takiben, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymamakta ısrar ettiğinden bahisle … Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2016 tarihli iddianamesi ile kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda, … 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2016 tarihli ve 2016/468 Esas, 2016/801 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verildiği, kararın 16/11/2016 tarihinde kesinleştiği, … 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2021 tarihli kararıyla ihbarda bulunulması üzerine, kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin kararda itiraz süresinin gösterilmediği gerekçesiyle … 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.02.2021 tarihli durma kararının verildiği anlaşılmakla;
… Cumhuriyet Başsavcılığınca 21.10.2015 tarihli ve 2015/91494 Soruşturma, 2015/4893 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, kararın tebliğine ilişkin dosyada herhangi bir evrakın bulunmadığı gibi Uyap kayıtlarında da tespit yapılamadığı, bu haliyle itiraz hakkı bulunduğu bildirilmeyen sanık hakkında açılan kamu davasında mahkemesince durma kararı verildiği, durma kararının amacının geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi, denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması olduğu, usule uygun olarak itiraz süresi gösterilmeyen ve şüpheliye tebliğ de edilmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına dayanılarak düzenlenen … Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2016 tarihli ve 2016/17204 Esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan açılan kamu davasında da kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin kabulü gerekeceği, bu nedenle erteleme kararı verilmeksizin doğrudan açılan kamu davalarında da “durma” kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği,
Ancak; gelinen aşamada, incelemeye konu 26.01.2018 ve 15.09.2020 tarihli suçların kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın kesinleşmesinden önce işlenmiş hale geleceği, yine sanığın 06.09.2020 ve 07.01.2021 tarihli aynı nev’iden eylemleri nedeniyle yürütülen soruşturma dosyalarının da bulunduğu gözetilerek davaların durma kararı verilen … 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/162 Esas sayılı dosyasına ihbarda bulunularak davanın derdest hale gelmesi sağlandıktan sonra davaların, … 19. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen dava ile birleştirilmesine karar verilerek tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği anlaşıldığından, mahkûmiyet kararları verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.05.2018 tarihli ve 2018/281 Esas, 2018/422 Karar sayılı kararı ile … 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2021 tarihli ve 2021/10 Esas, 2021/23 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.