YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9593
KARAR NO : 2023/4044
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜ : …
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
… 6.Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.10.2017 tarihli ve 2017/508 Esas, 2017/713 Karar sayılı kararı ile, hükümlünün kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 06.11.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 22.04.2022 tarihli ve 2022/2730 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.05.2022 tarihli ve KYB-2022/63921 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.05.2022 tarihli ve KYB-2022/63921 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
” Somut olayda, … Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 17.02.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın şüphelinin doğrudan MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılan tebliğin usulsüz olduğu, Mahkemesince erteleme kararının usulüne uygun düzenlenerek anılan tebligat işlemlerinin tamamlanması amacıyla durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 02.01.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, … Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2016 tarihli ve 2016/11 soruşturma, 2016/74 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterildiği, kararın doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 24.02.2016 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edildiği, 16.03.2016 tarihinde tedbirin infazı için … Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. … Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 12.10.2016 tarihli ve 2016/1820 DS sayılı yazısı ile, şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak … Cumhuriyet Başsavcılığının 31.10.2016 tarihli ve 2016/11 Soruşturma, 2016/8962 Esas, 2016/7588 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
C. … 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2017 tarihli ve 2016/881 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrası yollaması ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına, 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 08.02.2017 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği ve tedbirin infazı için denetimli serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
D. … Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 12.06.2017 tarihli ve 2017/388 DS sayılı yazısı ile, sanığın yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine dosyanın ele alınarak, … 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2017 tarihli ve 2017/508 Esas, 2017/713 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 06.11.2017 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
E. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında; “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” düzenlemesi ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsendiği dikkate alındığında; tebligatın öncelikle bilinen en son adrese, MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin, 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesinin birinci ve sekizinci fıkraları ile Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, somut olayda, … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın doğrudan şüphelinin MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğinin usulsüz olduğu, bu nedenle kamu davasının açılmasının
ertelenmesi kararının kesinleşmediği, erteleme kararı usulûne uygun şekilde kesinleşmeden tedbirin infazına başlanamayacağı, müdürlük tarafından yapılan işlemlerin de hukuken geçersiz olacağı, mahkemece, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca “durma” kararı verilmesi ve geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme kararı ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
F. Kabule göre de;
28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanun’u ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi yeniden düzenlenmiş olup, aynı Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a geçici 7 nci madde eklenmiştir.
5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 inci maddede yer alan;
(1) Bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu’nun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında hâlen denetimli serbestlik veya tedavi kararı uygulananlar bakımından Türk Ceza Kanunu’nun 191 inci maddesi hükümleri çerçevesinde bu tedbirlerin uygulanmasına devam olunur.
(2) Bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu’nun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.
(3) Bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu’nun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi kararı verilmiş olup da bu yükümlülükleri ihlal eden kişilerin yargılanmasına devam olunur.” amir hükmü ve 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin bir tasfiye düzenlemesi olduğu dikkate alındığında; inceleme konusu olayda, suç tarihinin 6545 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra olması nedeniyle … Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının
ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilmesinden sonra yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı kanun’un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kamu davası açıldığı, somut olayda 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı, koşulların gerçekleşmesi halinde 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinde düzenlenen genel hükümlere göre karar verilebileceği anlaşıldığından, mahkemece, 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi Kanun’a aykırı olup sanığın, kanuna aykırı şekilde verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıyla birlikte hükmolunan denetimli serbestlik tedbirine uygun davranmaması nedeniyle, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması da Kanun’a aykırıdır.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2017 tarihli ve 2017/508 Esas, 2017/713 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.