Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/7660 E. 2023/4046 K. 08.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7660
KARAR NO : 2023/4046
KARAR TARİHİ : 08.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
2. Gaziosmanpaşa 18. Asliye Ceza Mahkemesi

HÜKÜMLÜ : …
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

İNCELEME KONUSU
KARARLAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması-Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinin 22.10.2014 tarihli ve 2013/101 Esas, 2014/68 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesi uyarınca hükmün

açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 30.10.2014 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Gaziosmanpaşa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2018 tarihli ve 2016/142 Esas, 2018/342 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 30.11.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.03.2022 tarihli ve 2019/10102 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.04.2022 tarihli ve KYB-2022/38354 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.04.2022 tarihli ve KYB-2022/38354 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“1- İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinin 22.10.2014 tarihli ve 2013/101 Esas,2014/68 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinin 22.10.2014 tarihli kararı ile 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de sanığın adli sicil ve UYAP kaydında hakkında daha önce verilmiş tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri kararlarının bulunduğu gözetilerek; 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi ve aynı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi sanık lehine hükümler içermekte olup öncelikle 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası ve aynı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin olaya tatbik kabiliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti açısından, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı bu suç tarihinden once açılmış başka dava olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka
bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra;
a. Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” ve tedavi ve/veya denetimli serbestlik kararı veren ilgili mahkemeye ihbarda bulunulmasına karar verilmesi,
b. Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse, suç nedeniyle tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanık hakkında, hükümden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi ve aynı Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddeni ikinci fıkrası uyarınca, 191 inci madde hükümleri çerçevesinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde,
2- Gaziosmanpaşa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2018 tarihli ve 2016/142 Esas, 2018/342 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
Mahkemesince sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, daha önce sanık hakkında atılı suçtan İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinin 22.10.2014 tarihli ve 2013/101 Esas, 2014/68 Karar sayılı kararı ile 6545 sayılı Kanun ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince verilen zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğu, dosyaya konu 05.06.2016 tarihli suçun ise anılan kararın ihlali mahiyetinde olduğu ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı cihetle, dosyanın İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/101 Esas sayılı dosyasında birleştirilmesine karar verilerek, bu dosyaya ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde,
İsabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinin 22.10.2014 tarihli ve 2013/101 Esas, 2014/68 Karar sayılı kararının incelenmesinde:
İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinin 22.10.2014 tarihli ve 2013/101 Esas, 2014/68 Karar sayılı kararının kanun yararına bozulması halinde, İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinin 14.02.2019 tarihli ve 2018/158 Esas, 2019/12 Karar sayılı hükmün açıklanmasına ilişkin kararının hukuki değerden yoksun olacağı değerlendirilmiştir.
A. Sanık hakkında, 16.05.2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İnebolu Cumhuriyet Başsavcılığının 02.09.2013 tarihli ve 2013/1253 Soruşturma, 2013/600 Esas, 2013/37 sayılı iddianamesi ile İnebolu Ağır Ceza Mahkemesine açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinin 22.10.2014 tarihli ve 2013/101 Esas, 2014/68 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 30.10.2014 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Gaziosmanpaşa 18.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 05.11.2018 tarihli kararıyla ihbarda bulunulması üzerine de, İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinin 14.02.2019 tarihli ve 2018/158 Esas, 2019/12 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verildiği, kararın 08.03.2019 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır.
B. Sanığın adli sicil ve UYAP kaydında hakkında daha önce verilmiş tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri kararlarının bulunduğu gözetilerek; 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi ve aynı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi sanık lehine hükümler içermekte olup öncelikle 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası ve aynı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin olaya tatbik kabiliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti açısından, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı bu suç tarihinden once açılmış başka dava olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin ve önceki dava

sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra;
1. Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” ve tedavi ve/veya denetimli serbestlik kararı veren ilgili mahkemeye ihbarda bulunulmasına karar verilmesi,
2. Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse, suç nedeniyle tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanık hakkında, hükümden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi ve aynı Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddeni ikinci fıkrası uyarınca, 191 inci madde hükümleri çerçevesinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verilmesi, gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
Gaziosmanpaşa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2018 tarihli ve 2016/142 Esas, 2018/342 Karar sayılı kararının incelenmesinde;
A. Sanık hakkında, 05.06.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2016 tarihli ve 2016/19681 soruşturma, 2016/11544 Esas, 2016/10552 sayılı iddianamesi ile Gaziosmanpaşa 18. Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; şüpheli hakkında daha önce 19.12.2014 tarihli ve 2014/87305 soruşturma, 2014/1839 sayılı karar ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davası açılmasının ertelenmesine, bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, şüphelinin yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine 18.06.2015 tarihli iddianame ile İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesine kamu
davası açıldığı, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,
B. Gaziosmanpaşa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2018 tarihli ve 2016/142 Esas, 2018/342 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine, 2 yıl denetim süresi belirlenmesine, sanık hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı veren İnebolu Ağır Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verildiği, kararın 30.11.2018 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
C. Mahkemesince sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; daha önce sanık hakkında atılı suçtan İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinin 22.10.2014 tarihli ve 2013/101 Esas, 2014/68 Karar sayılı kararı ile 6545 sayılı Kanun ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince verilen zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğu, dosyaya konu 05.06.2016 tarihli suçun ise anılan kararın ihlâli mahiyetinde olduğu ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı cihetle, “düşme” kararı verilerek İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/101 Esas sayılı dosyasına ihbarda bulunulması gerekmektedir.
Ancak; inceleme tarihi itibariyle gelinen aşamada, İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinin 22.10.2014 tarihli ve 2013/101 Esas, 2014/68 Karar sayılı kararının kanun yararına bozulmasına karar verildiği dikkate alındığında, kanun yararına bozmadan sonra yeniden yapılacak yargılama sonucunda verilecek olan hüküm bu davada verilecek kararı etkileyecektir. Bu durumda ortaya çıkabilecek tüm ihtimallerin birlikte değerlendirilmesi gerekecektir. Şöyle ki;
İnebolu Ağır Ceza Mahkemesince yapılacak araştırma sonucunda,
1. Yargılamaya konu 16.05.2013 tarihli suçun daha önceden verilmiş bir tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlendiğinin belirlenmesi halinde, “kamu davasının düşmesine” karar verilecektir. Bu halde; Gaziosmanpaşa 18. Asliye Ceza Mahkemesine 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca erteleme kararı verilmeksizin doğrudan kamu davası açıldığı gözetilerek ve daha önce 15.02.2014 tarihli aynı nev’iden suç nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 19.12.2014 ve 2014/87305 soruşturma, 2014/1839 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri
uygulanmasına karar verildiği, yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2015 tarihli ve 2014/87305 Soruşturma, 2015/25189 Esas, 2015/20042 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2015 tarihli ve 2015/715 Esas, 2015/696 Karar sayılı kararı ile “kamu davasının düşmesine” karar verildiği ve düşme kararının 08.09.2015 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği dikkate alınarak, artık ortada hukuken geçerli bir erteleme kararının varlığından söz edilemeyeceğinden; Gaziosmanpaşa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin davasına konu 05.06.2016 tarihli eylem yönünden doğrudan kamu davası açılamayacaktır, bu nedenle mahkemece “durma” kararı verilerek kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmek üzere Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması gerekir. Sanığın adli sicil kaydı, Cumhuriyet Savcılığı ve UYAP kayıtlarından aynı suç nedeniyle yapılmış başka soruşturmalar veya açılmış başka davalar bulunup bulunmadığının da araştırılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi önem arzetmektedir.
2. Yargılamaya konu 16.05.2013 tarihli suçun daha önceden verilmiş bir tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlenmediğinin belirlenmesi halinde 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilecektir. Fakat bu durumda da, 05.06.2016 tarihli eylemin yeni verilecek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiğinden söz edilemeyecektir.
Açıklanan nedenlerle, Gaziosmanpaşa 18. Asliye Ceza Mahkemesince, İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinin bozma sonrası yapılacak yargılama sonucunda vereceği kararın beklenmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği anlaşıldığından, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinin 22.10.2014 tarihli ve 2013/101 Esas,2014/68 Karar sayılı kararı ile Gaziosmanpaşa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2018 tarihli ve 2016/142 Esas, 2018/342 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.