Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/16108 E. 2023/2174 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16108
KARAR NO : 2023/2174
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, ceza miktarı itibariyle yasal şartları taşımadığından 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. …. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.11.2018 tarihli ve 2018/88 Esas, 2018/273 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5, 5237 sayılı Kanun’un 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 11.01.2019 tarihli ve 2018/965 Esas, 2019/58 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.Yargıtay içtihatlarına göre ByLock delilinin aranan kıstaslara uymadığına ve diğer isnatların suçlama açısından ispata yarar kesin delil mahiyetinde ve her türlü kuşkudan uzak deliller olmadığına,
2.Örgüt üyeliği suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
3.Sanığa yöneltilen tek suçlamanın ByLock iletişim sistemini kullandığı ise de; telefonunda ByLock kullanımına dair bir kalıntı olmaması, sanığın ankara cumhuriyet başsavcılığınca açıklanan morbeyin listesinde olması, suçlama süresinde yıllık izinde olduğunun İl Emniyet Müdürlüğü kayıtları ve görsellerle ispatlanmış olması ve hakkında başkaca suçlama olmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın FETÖ silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullanması, örgütten ele geçen dijitallerin incelenmesi sonucu elde edilen bilgilere göre örgütün sohbet toplantılarına katılması, örgüte himmet vermesi, vekile bağlı öğrenci olarak faaliyet göstermesi şeklinde ortaya çıkan delillerin yoğunluğu, çeşitliliği ve sürekliliği gözetildiğinde FETÖ/PDY’nin üyesi olduğu kanaatine varılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içinde, KOM Daire Başkanlığı tarafından gönderilen veri inceleme raporunda … koduyla kodlandığı, örgüt içi haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik saptanmadığı anlaşılan sanık hakkında,
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı belirlenmekle sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;
1-Silahlı terör örgütü üyeliği suçunun temadi eden bir suç olması nedeniyle suç tarihinin yakalama tarihi olan 21.07.2016 yerine karar başlığında hatalı olarak 16.08.2016 olarak yazılması,
2-Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen cezanın 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi ile artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin aynı Kanun’un 5/1 inci maddesi olarak gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 11.01.2019 tarihli ve 2018/965 Esas, 2019/58 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığındaki suç tarihi kısmından “16.08.2016” ibaresi çıkarılarak yerine “21.07.2016” ibaresi yazılması ile İlk Derece Mahkemesi hüküm fıkrasının ikinci paragrafında yer alan; “3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi” ibaresinin çıkartılarak “3713 sayılı Kanun’un 5/1 inci maddesi” eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Giresun 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.