Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/14782 E. 2023/1937 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14782
KARAR NO : 2023/1937
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Amasya Ağır Ceza Mahkemesinin 26.06.2018 tarihli, 2017/771 Esas ve 2018/494 sayılı kararı ile
sanığın terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 314/2 maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 3713 sayılı Kanun’un 5/1 maddesi uyarınca yarı oranında arttırım yapılarak 7 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nın 62/1 maddesi gereği cezasından taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak neticeten 6 yıl 10 ay 15 … hapis cezasıyla cezalandırılmasına tutukluluk halinin devamına ve hak mahrumiyetlerine karar verilmiştir.

2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 11.12.2018 tarihli, 2018/721 Esas ve 2018/301 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine ve sanığın tahliyesine karar verilmiştir.

3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; temyiz itirazları yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın Kanun’un 302/1 ve 303/1-c maddeleri gereğince temyiz davasının düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ve müdafiinin temyiz istemi:

1-ByLock delilinin hukuka aykırı delil olduğuna,

2-Mevcut delillerin mahkumiyet hükmü kurulması için yeterli olmadığına,

3-Suçun unsurlarının oluşmadığına,

Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığın ByLock programını kullandığının tespit edildiği, ByLock yazışmalarında sanığın ByLock haricinde örgütün kendi içinde gizli haberleşmeyi sağladığı Kakaotalk ve Wechat gibi programları kullandığının anlaşıldığı, yine sanığın örgüt evlerinde kalan öğrencilere ve bu evin sorumlularına yönelik toplantılar yaptığı, onlar ile ilgilendiği, yapılan toplantılara katılım az olması sebebiyle sitemde bulunduğu, sanığın örgüt içi evlilik meseleleri ile ilgilendiği, bu konuda mesajlaşmaların olduğu, sanığın başka bir örgüt üyesine evlenmek isteyen kişileri ve özelliklerini ilettiği, sanığın örgüt içi evlilik hususunda görevinin olduğunun değerlendirildiği, sanığın Bank Asyada hesabının bulunduğu, örgüt liderinin talimatı sonrasında sanığın farklı tutarlarda farklı tarihlerde 14 tane katılım hesabı açtırdığı, hesap açılış tarihlerinin örgüt liderinin yapmış olduğu iki talimatın hemen sonrasına denk geldiği, bu haliyle sanığın örgüt liderinin talimatı ile hareket ettiğinin değerlendirildiği, sanığın 14 farklı hesap açtırması ile örgüt liderine olan bağlılığını, örgütün iradesinin kendi iradesinin önünde bulundurduğunu gösterdiği, tüm bu deliller bir arada

düşünüldüğünde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkememizde vicdani kanaat hasıl olduğu, bu sebeple sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına, sanığın eylemlerindeki yoğunluk, çeşitlilik, örgütün eleman kazanma yeri olan örgütün eğitim kurumlarında çalışması, örgütün özel önem verdiği ve gizlilikle yürüttüğü örgüt içi evlendirme hususunda görevli olması, örgütün temel taşını oluşturan üyelerden olması, örgüt içinde sohbet vermiş olması şeklindeki eylemlerinin çeşitliliği ve suç kastının yoğunluğu, yine kendi beyanından ve çalıştığı örgüte ait kurumlardan da anlaşıldığı üzere örgüt içinde bulunduğu süre göz önünde bulundurularak alt sınırdan bir miktar uzaklaşılarak ceza tayin edilmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçunun sübutunun kabulünde, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfının tayininde, cezanın belirlenmesinde, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesinin takdirinde, savunmasının inandırıcı gerekçelerle red edilmesinde ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;

a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.

b) Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ve müstakar kararlarında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağı kabul edilmiştir.

c) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, 460582 ID numarası üzerinden ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullanan, örgütün Amasya il yapılanması içerisinde, örgüt evlerinde kalan ev ablalarına ve öğrencilere kamp ve örgütsel toplantılar organize eden, sohbet veren, örgüt içi evlilik konusunda görüşmeler yapan sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

d) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen esasa müessir iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların düzeltme dışında kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla sanık ve müdafinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden sair temyiz itirazlarının esastan reddine, ancak;

Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6 ncı maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçede açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün birinci bendinin altıncı paragrafındaki “yollaması ile aynı Kanun’un 58/6 ncı maddesi” ibaresinin çıkartılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Amasya Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.04.2023 tarihinde karar verildi.

… … … … …