YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6165
KARAR NO : 2008/10268
KARAR TARİHİ : 10.07.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki … tahdidine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalılar … Yönetimi ile Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili tarafından, dava dilekçesinde hudutlarını belirttiği yaklaşık 20 dönümlük taşınmazın yörede yapılan … kadastro çalışmasında … sınırları içinde bırakıldığını; ancak, T.Sani 307 Y. tarih 148 nolu tapu kaydı içinde kaldığı ve murisinden kaldığı iddiası ile … tahdidine itiraz etmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, fenni bilirkişi raporda (A) harfli 27.811,89 m2’lik bölümünün … sayılmayan yerlerden olduğunun tespitine, (B) harfli 10.731,67 m2’lik bölümünün ise … sayılan yerlerden olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalılar … Yönetimi ile Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6 aylık askı ilan süresi içinde açılan … tahdidine itiraz davası niteliğindedir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Öncelikle davacı gerçek kişi T.Sani 307 Y.148 nolu 4 dönüm miktarındaki hudutları …, …, … ve … yazılı olan tapu kaydına dayanarak bu davayı açmıştır. Mahkemece yörede arazi kadastro çalışmalarının yapılıp yapılmadığı sorulmamış, yapılmış ise çekişmeli taşınmazın ne olarak tesbit edildiği ve varsa tapu kaydının oluşup oluşmadığı , davacının hak sahibi olup olmadığı araştırılmamış, dayandığı tapu kaydının revizyon görüp görmediği de araştırılmamıştır. Ayrıca, fotogometri yönteme ile düzenlenen harita varsa bu getirtilmediği gibi en eski tarihli ve 1980 lı yıllara ilişkin memleket haritası üzerinde taşınmazın konumu da uzman bilirkişilerce inceleme yapılarak belirlenmemiştir.uzman ziraat bilirkişisi çekişmeli taşınmazın % 10-15 meyilli olduğunu, öncesinde tarla ziraatının yapıldığını, halen üzerinde yaşlı ahlat, yabani erik, tohumlama şeklinde … andız ve … fidanlarının bulunduğunu ve ziraat arazisi olduğunu açıklamıştır. Ancak;
Dairemizin 02.06.2008 gün ve 2008/5389 E-8060 sayılı dosyasında uzman ormancı bilirkişiler … …, … … ile jeolog bilirkişi … Yılmazel tarafından düzenlenen 02.02.2007 tarihli raporda “Davalı taşınmazın memleket haritasındaki rumuzlara göre çalılık alanlar içerisinde kaldığı görülmekte ise de taşınmaz üzerinde bulunan meşe
ağaçlarının mevcudiyeti, harita tanzimine müstenit olan … fotoğrafının çekimi sırasında bu ağaçların kesilmiş olduğu sadece çalılık örtünün kaldığı kanaati uyanmıştır. Şöyle ki; meşe ağacı tohumu, ağır tohumlu ağaçlar grubu içerisinde yer aldığı ve tohum kanatlarının olmaması nedeni ile uzak mesafelere rüzgar v.s. gibi etkenlerle taşınarak çalılık alanlar içerisinde çimlenip yetişmesi mümkün görülmemektedir. Dolayısı ile davalı taşınmaz üzerindeki meşenin daha önceki yıllarda tahrip edilmiş olduğu, … fotoğraflarının bu senelerde çekilmiş olduğu, fakat daha sonraki yıllarda … altında kalan kök ve yüzeyde bulunan gövde kesitlerinden çıkan kök ve sürgünlerinden yeniden bugün üzerinde görülen meşe ormanının meydana geldiği bilimsel bir gerçektir” şeklinde bilimsel açıklamalarda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Bu açıklamalar dikkate alındığında dosyadaki uzman ziraat bilirkişi raporunun içeriğinin doğru olduğu hususunda tereddüte düşülmüştür.
Bu nedenle mahkemece, öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde arazi kadastro çalışmalarının yapılıp yapılmadığı ilgili yerlerden sorularak yapılmış ve çekişmeli taşınmaz ile ilgili olarak kadastro tespit tutanağı düzenlenmiş ise, kadastro tespit tutanak aslının, davalı ise dosyasının, kesinleşmiş ise kadastroca oluşan tapu kaydı,daha sonra varsa fotogometrik yöntemle düzenlenen haritalar ilgili yerden istenerek dosyaya konulmalı, aynı taşınmaz ile ilgili kadastro tespitine itiraz davası varsa ve derdest halde ise bu dosya ile birleştirilerek yargılamanın devam etmesi gerektiği düşünülmeli, daha sonra ise çekişmeli taşınmazların bulunduğu yeri gösteren en eski tarihli ve 1980’lı yıllara ait memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, uzman … ve ziraat mühendisleri ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi … olan bir yerin üzerindeki … bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt … toprağının … sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; taşınmaz üzerinde varsa ağaçların yaşları, cinsleri, dağılımları, adetleri halen ne şekilde kullanıldıkları veya kullanım olup olmadığı, meşe köklerinin bulunup bulunmadığı, taşınmazın … taşlık veya hali arazi niteliğinde olup olmadıkları hususları uzman ziraat bilirkişinin düzenleyeceği raporda açıklanmalı, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman … bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
Bu incelemede çekişmeli taşınmazların en eski ve 1980’lı yıllara ait memleket haritası ve … fotoğrafında çekişmeli taşınmazın bulunduğu yer saptanarak, uzman bilirkişilerden bunu gösteren rapor ve kroki istenmeli, bu tarihlerdeki memleket haritası ve … fotoğraflarında çekişmeli yerin henüz hiç işlenmemiş durumda olduğunun saptanması halinde o tarihlerde henüz zilyetlik olgusunun başlamadığı belirlendiğinde veya çekişmeli taşınmazın kadastroca oluşmuş ise tapu kaydının davacı adına olmadığı saptandığında 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesinde belirtilen hak sahipliği kavramı üzerinde durulmalı, davacının hak sahibi olup olmadığı araştırılmalı, bu belgelerde dava konusu taşınmazların kullanılmakta olan yerler olduğu belirlendiği takdirde, … fotoğrafı ve memleket haritasındaki görünüm ve
rumuzlara eylemli duruma göre devletin hüküm ve tasarrufu altında ve … sayılan yerlerden olup olmadığı saptanmalı, bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişi ile davalılar … Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 10.07.2008 günü oybirliği ile karar verildi.