Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8701 E. 2023/1640 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8701
KARAR NO : 2023/1640
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

İ
MAHKEMES İ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 26. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki borca itiraz uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince süresinde olmayan borca itirazın reddi ile tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın muteriz borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı muteriz borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ
Muteriz borçlu itiraz dilekçesinde; takip konusu bononun dava dışı üçüncü kişiye teminat olarak verildiğini ve bu sebeple alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği gibi alacaklının senedi tahrif ettiğini ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; şikayetin 5 günlük yasal süresinde yapılmadığını, davacının ödeme emrini 25.08.2020 tarihinde tebliğ aldığını, fakat huzurdaki borca itiraz davasını 02.09.2020 tarihinde açtığını, davacının takipte keşideci değil avalist olduğunu, davaya konu senetteki TL para cinsinin keşidecisinin paraf imzası ile onaylanarak USD olarak değiştirildiğini, senedin teminat senedi olarak verildiğine dair iddiaları kabul etmediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından senette tahrifat olduğu, teminat senedi olduğu belirtilerek kambiyo vasfında olmadığı şikayeti ile aynı zamanda borca itiraz edildği ancak ödeme emrinin borçluya 25.08.2020 tarihinde tebliğ edildiğini ve davanın 02.09.2020 tarihinde açıldığından davanın yasal beş günlük süreden sonra olduğu gerekçesiyle süresinde olmayan borca itirazın süreden reddine hükmedilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde muteriz borçlu istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
Muteriz borçlu itiraz dilekçelerini tekrar etmekle birlikte,davalı alacaklı ile aralarında herhangi bir borç ilişkisinin bulunmadığını, alacaklının dava dışı İrfan Peksoy isimli kişiye teminat olarak verilen boş senedi kullandığını ve senedi tahrif ettiğini,alacaklıya hiçbir borcunun olmadığını, takibe konu senedin şekil ve esas olarak geçersiz ve haksız olduğunu, takip ve takibe konu senedin yasa ve usule aykırı olduğunu, mahkeme tarafından yeterli inceleme yapılmadan davacı tezlerini dikkate almadan hüküm kurduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmişlerdir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ödeme emrinin 25.08.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, icra mahkemesine başvuruda ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğine dair herhangi bir iddianın ileri sürülmediğini, icra mahkemesine başvurunun ise yasal düzenlemelere göre öngörülen 5 günlük süreden sonra 02.09.2020 tarihinde yapıldığından, borca itirazın süre aşımından reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde muteriz borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Muteriz borçlu, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususlarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bonoya dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte borca itiraz ile kambiyo vasfına dair şikayete ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın 169., 169/a. maddeleri,

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.