YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10456
KARAR NO : 2023/2327
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2016/155 Esas, 2016/336 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve son bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2016/155 Esas, 2016/336 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 19.11.2020 tarihli ve 2020/11506 Esas, 2020/16885 Karar sayılı kararı ile sanığa ek savunma hakkı tanınmadan iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son bendinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesine aykırı davranılması, haksız tahrik indiriminin asgari oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.10.2021 tarihli ve 2020/424 Esas, 2021/181 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve son bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle neticeten 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi, hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın olay gün Kıraathaneye gittiği, burada bir gün önce tartıştığı katılanla karşılaştıkları, yeniden tartışmaya başladıkları, yaşanan tartışmanın kavgaya dönüştüğü ve kavga esnasında sanığın bıçakla katılanı yaşamı tehlikeye sokacak nitelikte yaraladığı kabul edilmiştir.
2. Sanık bozma sonrası alınan savunmasında üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir.
3. Katılan hakkında düzenlenen İstanbul Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 23.03.2016 tarihli raporunda, hemotoraksa neden olan kesici delici alet yaralanmasının, yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu bildirilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.10.2021 tarihli ve 2020/424 Esas, 2021/181 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.