Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/34847 E. 2023/1891 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/34847
KARAR NO : 2023/1891
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. …Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.12.2017 tarihli ve 2017/16 Esas, 2017/179 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
2. …Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.07.2018 tarihli ve 2018/866 Esas, 2018/1064 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. …Bölge Adliyesi Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 02.07.2020 tarihli ve 2019/1533 Esas, 2020/3246 sayılı Kararı ile özetle;
”… Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16.MD-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanıkların, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporu getirtilip ve UYAP’ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında herhangi bir itirafçı ifadesi yahut tanık beyanı olup olmadığı araştırılarak, tespiti halinde ifadelerinin onaylı örneklerinin dosya içerisine alınması, ayrıca istinaf aşamasından sonra dosya içerisine gelen ve başka dosya şüphelisi oldukları anlaşılan tanık M.Ç.’nin sanık S.K., tanık B.Ö.’nün sanık İ.A., tanık M.E.’nin sanık M.Ş., tanık H.D.D.’nin sanık N.T., tanık M.A.K.’nin sanık M.Ö., gizli tanık Albatros’un sanık … hakkındaki ifadelerinin ve sanık T.K.’ye ait ByLock kalıntısı tespit edilen dijital materyal inceleme raporunun, sanık M.A.’nın 2012-2013 yıllarında örgütün adliye mahrem yapılanmasında sorumlu düzeyde faaliyet gösteren kişilerce örgütsel-operasyonel hatlardan arandığına dair belgenin duruşmada CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca sanıklar ve müdafilerine okunarak diyeceklerinin sorulması ile tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi lüzumu…” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca …22. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine” karar verilmiştir.
4. …22. Ağır Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu, 25.05.2022 tarihli ve 2020/426 Esas, 2022/205 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 31.08.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz istemi özetle;
1. Tanıkların yüzyüzelik ilkesi gereği huzurda dinlenmesi gerektiğine, huzurda dinlenmeyen ve sanığın soru sorma hakkı engellenerek savunma hakkı sekteye uğratılan sanık ile ilgili tanık beyanlarının ve teşhislerinin hükme esas alınmaması gerektiğine,
2. HTS (Telefon arama kayıtları) dökümlerinin tek başına delil olamayacağına
3. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,
4. ByLock kullanmadığına ve ByLock kullanıcısı olduğuna yönelik kesin ve net bir tespit bulunmadığına,
5. Tanık anlatımları gerçeği yansıtmadığından kabul etmemekle birlikte, tanık anlatımlarının 17-25 Aralık 2013 tarihinden önceki eylemlerin örgüt üyesi olduğunu gösterir nitelikte olmadığına,
6. Usul ve yasaya aykırı karar verildiğine,
7. Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna,
8. Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine,
9. Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna,
10. Sanığın yurtdışına kaçmaya çalışmadığına
11. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın iddianamede ayrıntılarıyla anlatıldığı üzere, örgütün en çok önem verdiği kurumlardan birisi olan Adliye teşkilatında Bakırköy Adliyesinde zabıt katibi iken, 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilmek istenen darbe girişiminden sonra FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilişkisi şüpheli görülüp açığa alındığı ve sonrasında Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden ihraç edildiği, başlatılan soruşturmada BTK’dan gelen CGNAT kayıtları içeriğine göre, yukarıda özellikleri ayrıntılı olarak anlatılan ByLock isimli haberleşme programını kendisi adına kayıtlı ve bizzat kendisi tarafından kullanılan 0 507 (…) (…) (…) numaralı GSM hattı üzerinden ilk ve son tespitin yapıldığı 26.03.2015 ile 16.08.2015 tarihleri arasında 2311 sinyal tespit edilebilecek şekilde, yine kendisi adına kayıtlı ve bizzat kendisi tarafından kullanılan 0507 (…) (…) (…) numaralı GSM hattı üzerinden ilk tespitin yapıldığı 12.08.2014 tarihi ile son tespitin yapıldığı 04.12.2014 tarihleri arasında 2631 sinyal tespit edilebilecek şekilde kullandığının tespit edildiği, …İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nden gelen tarihli yazı içeriğinden sanığın ByLock tespit edilen GSM hatlarına ait ByLock içerikleri hakkında ID eşleştirmesinin hâlen yapılamadığı ve çalışmaların devam ettiği bildirilmiş ise de; sanığın Yargıtay bozma ilâmından sonra mahkemece devam eden kovuşturma aşamasında hakkında yurt dışına çıkamamak şeklinde adli kontrol tedbiri bulunduğu halde 27.07.2021 tarihinde Yunanistan sınırına komşu olan Edirne ili Enez ilçesinden illegal yollardan yurt dışına çıkış yapma hazırlığı içerisindeyken Enez İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlilerince yakalandığı ve mahkemece tutuklanmasına karar verildiği, tanık İ.A’nın ifadesinde özetle …sanığı daha önce çalıştığı Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Merkezinden tanıdığını, evlenmesine kısa bir süre kala geçici bir ev bulma amacıyla H.D. isimli şahıstan kendileriyle birlikte kalıp kalamayacağını sorduğunu, olumlu cevap alınca sanık ve H.D. ile birlikte ev kiraladıklarını, bu evde kalmaya başladıklarında sanığın Bakırköy Adliyesinden olduğunu söylediği R.K.’nin evlerine gelip gitmeye başladığını, birlikte namaz kıldıklarını, kendilerine çeşitli videolar izletildiğini, R.K.’nin kendilerine sohbetler verdiğini, ilerleyen zamanlarda örgüt liderinin videolarını izletmeye başladıklarını, daha sonra evlenip bu evden ayrıldığını, sanığın örgüt içerisindeki konumuna dair herhangi bir bilgisinin olmadığını ancak sohbetlere girdiğini, sanığın kendisinden herhangi bir burs istemediğini, burs verip vermediğini bilmediğini, sanığın 2013 veya 2014 yılında üniversite nedeniyle kendilerinin yanından ayrıldığını, sanığın ByLock kullanıp kullanmadığını bilmediğini beyan ettiği, tanık M.O.’nun ifadesinde özetle …Sanıkla 2010 yılında Bakırköy Adliyesinde aynı yerde çalışmaları nedeniyle tanıştıklarını, 2010 veya 2011 yılında Hafız Ali Camiinde sohbetlere gittiğinde sanığı da orada gördüğünü hatırladığını, sohbeti Kasım isminde cemaatin içinde olan bir şahsın yaptığını, kendisinin o dönem cemaat evinde kaldığını, Kasım isimli sohbet veren şahsı da oradan tanıdığını, cami dışında sanığı herhangi bir sohbette görmediğini, sanığın cemaat evinde kalıp kalmadığını bilmediğini beyan ettiği, tanık M.O.’nun her ne kadar kovuşturma aşamasında alınan beyanında, soruşturma aşamasında alınan beyanından döndüğü görülmüş ise de; tanığın soruşturma aşamasında müdafii huzurunda etkin pişmanlık kapsamında alınan ifadesinde sanığın sohbet adı altındaki örgütsel toplantılara katıldığını belirttiği, tanığın müdafi huzurunda ve etkin pişmanlık kapsamında alınan beyanına itibar edildiği, sanığın örgütün mahrem imamları tarafından kullanılan operasyonel hatları üzerinden 2012 ve 2013 yılları arasında arama/aranma kayıtları bulunduğuna dair HTS kaydının dosya içerisinde mevcut olduğu, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde, sanığın örgüt toplantılarına katıldığı, örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğu, süreklilik ve çeşitlilik arz eden eylemleriyle örgütün talimatlarını yerine getirebilecek konumda olduğu, suçtan ve cezadan kurtulmak amacıyla yurt dışına çıkma hazırlığı içerisindeyken yakalandığı, nitekim 17/25 Aralık 2013 tarihinde yapılmak istenen yargı ve emniyet faaliyetleriyle hükumetin devrilmesi girişimlerinden sonra Milli Güvenlik Kurulunda alınan kararlar, bu yapının “paralel devlet yapılanması” şeklinde ifade edilerek örgüt olduğunun üst düzey Devlet görevlileri tarafından çeşitli vesilelerle dile getirilmiş olması, 2014 yılı Mart ayında yapılan yerel seçimler öncesinde bu örgüt tarafından kendilerine muhalif kişi ve kurumlara yönelik başlattığı kaset faaliyetleri, 22 Temmuz 2014 tarihinden itibaren …Cumhuriyet Başsavcılığı’nca bir kısım polis müdür ve memurları hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliğinden gerçekleştirilen soruşturmalar, bu soruşturmalar sırasında örgütün Çağlayan Meydanı’nda gerçekleştirdiği sokak toplantıları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın bu yapının terör örgütü olduğunu bilmemesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediği, hal böyle iken sanığın örgütle irtibatını kesmek yerine ByLock isimli programı kullanmaya başlamak suretiyle gizlilik içinde örgütle irtibatını devam ettirmesinin, örgütsel talimat almaya dönük olduğunu gösterdiği, sanığın örgüt içerisindeki konumu net olarak tespit edilememiş ise de; örgütün içerisinde yer aldığı, hiyerarşik yapıya dahil olduğu, bu nedenle emir ve talimat alabilecek konumda bulunduğu, böylece FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu işlediği kanaatine varıldığından, örgüt için müstakilen suç oluşturan bir eylem gerçekleştirdiği tespit edilememiş olsa da; Devlet ve toplum için tehlikeli olduğu kabul edilen örgüte mensubiyeti nedeniyle bir tehlike suçu olarak düzenlenmiş FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş, BTK’dan gönderilen kayıtlar, havuz sorgu tutanağı, ByLock tespit değerlendirme tutanağı ve tanık beyanlarının birbirini desteklemesi nedeniyle, sanığın inkara yönelik savunmasına itibar edilmemiş, sanık hakkında ceza tayin edilirken suçun işleniş biçimi ve özelliği, sanığın örgüt içerisindeki konumu, faaliyetleri, ceza adaletinin temin ve tesisi ile hak ve nesafet kuralları gözetilerek alt sınırdan ceza tayininin uygun olacağı kanaatiyle alt sınırdan ceza tayin edilmiş, atılı suçun terör suçu olduğu anlaşıldığından ceza yarı oranında artırılmış, sanığın etkin pişmanlık kapsamında beyanının bulunmaması sebebiyle sanık hakkında TCK’nın 221 inci maddesi uygulanmamış, sanığın yargılama sürecindeki davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezası 1/6 oranında indirilmiş ve açıklanan tüm bu nedenlerle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık yönünden dosyadaki diğer deliller nazara alındığında suçun sübutu için yeterli görülmekle; ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı beklenmeden karar verilmesi sonuca etkili görülmemiştir.
2. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, FETÖ/PYD silahlı terör örgütü içerisinde Adalet Teşkilatı Mahrem İmam Yapılanması kapsamında aranma kayıtları tespit edilen, örgütün hiyerarşik yapısına girerek örgüt üyesi olduğu belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve bölge adliye mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Bozma sonrası yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı belirlenerek, sanık ve müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdükleri temyiz sebepleri ile sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle …22. Ağır Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu, 25.05.2022 tarihli ve 2020/426 Esas, 2022/205 sayılı Kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca …22. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.