Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/4801 E. 2009/6676 K. 16.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4801
KARAR NO : 2009/6676
KARAR TARİHİ : 16.04.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … ve … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı Hazine, 27.02.2008 tarihli dava dilekçesiyle … Mahallesi 7586 ada 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazların, 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisinde bırakıldığını, 1952 yılında koruma makisi olarak belirlendiğini, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu kesinleşen işlemle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, hukuki dayanaktan yoksun ve yolsuz tescil niteliğindeki davalı … adına olan tapu kayıtlarının iptalini ve Hazine adına tescilini istemiştir. Davalı … tarafından dava … Genel Müdürlüğüne ihbar edilmiş, … Yönetimi davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE karar verilmiş, hüküm davalı … ve … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 1947 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan parsellerin tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 4 numaralı ekipçe yapılıp 24.03.1976 tarihinde, itirazlar incelenerek sonuçları 7 numaralı komisyonca 06.04.1983 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Arsa niteliğiyle tapuda belediye adına kayıtlı olan çekişmeli parseller, genel kadastroda gerçek kişiler adına tesbit edilen 240 sayılı parsel için Orman Yönetimi ve … Yönetimi tarafından açılan davanın kısmen kabulüne ilişkin Tapulama Mahkemesinin 19.11.1974 gün ve 1970/303-211 sayılı kararı ile orman sayılmayan yerlerden olduğu saptanarak … Yönetimi adına tescil edilen ve davalı Belediyeye devredilen 388 sayılı kadastro parselinin 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre ifrazıyla oluşmuştur.
Mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritaları ile makiye ayırma tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi ve harita mühendisi bilirkişi raporuyla çekişmeli parsellerin, 240 sayılı kadastro parselinden hükmen ifraz edilerek 388 parsel sayısı ile … Vakfı adına tescil edilen parselin ifraz edilmesi ile oluştuğu ve fiili olarak da bu parsel içinde bulunduğu belirlenmiştir. Her ne kadar mahkemece çekişmeli parsellerin, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu sınırları içindeyken, 1952 yılında makiye ayrıldığı daha sonra, 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı makiye ayırma işlemine değer verilemeyeceği gerekçesiyle Hazinenin davasının kabulüne karar verilmiş ise de delillerin takdirinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki; 187300 m2 yüzölçümündeki 240 sayılı parsel, … Yönetiminin açtığı, Orman Yönetimi ve Hazinenin de taraf olduğu dava sonunda Tapulama Mahkemesinin 19.11.1974 gün ve 1973/303-211 sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulüne ve 240 sayılı parselin orman tahdidi dışında ve … Yönetiminin tutunduğu 1936 tarih 1 sayılı tapu kaydı kapsamında kaldığı belirlenen, 71900 m2 yüzölçümündeki bölümünün … vakfı adına tesciline karar verildiği ve 388 parsel sayısı ile tapuya tescil edildiği, 240 sayılı parselin geri kalan 115400 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise, orman tahdidi içinde kaldığı saptandığından orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verildiği ve 389 parsel sayısıyla tapuya Hazine adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında daha önce taraf, konu ve neden birliği başka bir anlatımla H.Y.U.Y.’nın 237. maddesindeki koşulları taşıyan bir kesin hüküm varsa, bu hükmün daha sonraki tarihlerde aynı taraflar yada halefleri arasında, aynı nedenle açılacak davalarda kesin delil olarak değerlendirilmesi zorunludur.
Davaya konu taşınmazlar, Orman Yönetimi, Hazine ile … Yönetimi arasında görülen dava sonucunda, Tapulama Mahkemesinin sözü edilen kararı ile 240 sayılı parselden hükmen ifraz edilerek … Vakfı adına tesciline karar verilerek tapuya tescil edilen 388 sayılı parselin ifrazıyla oluşup, … Yönetimince … Belediyesine …, daha sonra da … Belediyesi adına tashihen tescil edilmiştir.
O halde, Tapulama Mahkemesinin 19.11.1974 gün ve 1973/303-211 sayılı kesin hükmü ile, … Vakfı adına tapuya tescil edilen 388 sayılı parselden ifraz edilen ve fiilen de zeminde aynı parsel çapı içinde yer alan çekişmeli parseller için … Yönetiminin ardılı durumundaki … Belediyesi yararına, H.Y.U.Y.’nın 237. maddesinde yazılı kesin hüküm koşullarının oluştuğu gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … ve … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 16/04/2009 günü oybirliği ile karar verildi.