Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/18013 E. 2009/3970 K. 10.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/18013
KARAR NO : 2009/3970
KARAR TARİHİ : 10.03.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında …Köyü 101 ada 10 parsel sayılı 6811.77 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı … çekişmeli yerin kendisine ait tapu kaydı kapsamında kaldığı ve davalılarla bir ilgisinin bulunmadığını ileri sürerek tespitin iptali ile adına tescilini istemiş; dava, Orman Yönetiminin kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla açmış olduğu dava dosyası ile birleştirilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine çekişmeli taşınmazın tespit gibi davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 08.12.1965 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1978 yılında ilk tahdidin aplikasyonu ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması yapılmış, 21/ 08/ 1979 tarihinde ilan edilmiş; 1986 yılında ise evvelce sınırlaması yapılmış ormanlarda 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması ile herhangi bir şekilde orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosu yapılmış, bu uygulama da 23/12/1987 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tamamının kesinleşen orman kadastro sınırları dışında ve orman sayılmayan yerlerden olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı gibi mevcut delillerin değerlendirilmesinde de hataya düşülmüştür. Dosya arasında bulunan orman kadastro tutanak ve haritalarının incelenmesinden ilk orman kadastrosunun 1965 yılında seri usulle ve yöreye ait … fotoğraflarından yararlanılmak suretiyle yapıldığı anlaşılmaktadır. Bilirkişilerce açıklandığı ve mahkemenin de kabulünde olduğu üzere bu yöntemle yapılan orman kadastrosunda orman tahdit nokta ve hatları … fotoğraflarına işlenmekte ve detay tarifleri günlük olarak düzenlenen tutanaklara yazılmaktadır. Arazi çalışmaları bitirildikten sonra … fotoğrafları stereomikrometre – SGM4 aletiyle değerlendirilip orman sınır nokta ve hatları 1/10000 ölçekli haritalar üzerine aktarılarak orman tahdit haritaları oluşturulmaktadır. Bilirkişi raporuna eklenmiş olan ve orman kadastro komisyonunca yapılan çalışmalarda kullanılan … fotoğrafının incelenmesinde ilgili fotoğraf üzerinde 358- 359- 360 numaralı orman sınır noktalarının işaretlendiği, ancak bu noktaları birleştiren orman sınır hattının fotoğraf üzerine işlenmediği, daha sonra haritası hazırlanırken bu hatların çizildiği görülmektedir. Bu durum orman kadastro haritalarının doğruluğu ve gerçek durumu yansıtıp yansıtmadığı hakkında duraksama yaratmaktadır.
2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar birlikte değerlendirildiğinde tutanaklardaki anlatımlara değer verilerek uyuşmazlık çözülmelidir. Tutanaktaki anlatımlardan orman sınır hattının kişilere ait … alanları ile ormanın o günkü doğal sınırlarının esas alınarak OTS hatlarının belirlendiği anlaşılmaktadır. Bu sınırın belirlenmesinde en doğru yol gösterici ise yine o tarihteki … fotoğrafına yansıyan orman ve … alanlarının görüntüleridir. Orman kadastro komisyonunca kullanılan ve 358- 359- 360 numaralı orman sınır noktalarının işlenmiş olduğu … fotoğrafında dava konusu …Köyü 101 ada 10 sayılı parselin özellikle kuzeyde ve batıda bir bölümünün orman örtüsü ile kaplı olduğu, gözlenmektedir. Yukarıda izah edilen tüm bu olgular yanında 6831 Sayılı Yasanın 7 maddesini değiştiren 4999 Sayılı Yasanın 3 maddesinde “…….. evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların…………. orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti ile 2 nci madde uygulamaları ile ilgili olarak kadastrosu kesinleşmiş yerlerde tespit edilen fennî hataların düzeltilmesi işleri orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü yer aldığından; 02/09/1086 Tarih ve 192095 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6831 Sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Kanunun 2/B Maddesinin Uygulanması Hakkında Yönetmelikte de benzer hükümler bulunup 15/07/2004 Tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin 26/h maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların orman kadastro komisyonlarınca devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı belirtildiğinden … fotoğrafındaki … alanı- orman sınırının esas alınması, … fotoğrafına göre orman alanı olarak görünen taşınmaz bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gereklidir. Bu nedenle dava dosyasının, hükme esas alınan raporu düzenleyen … ve orman bilirkişilerine verilerek … fotoğrafında orman olan bölümü, taşınmazın diğer bölümlerinden ayırır şekilde infaza elverişli krokisinin düzenlettirilmesi ve bu bölümün orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gereklidir. Değinilen yönler gözetilmeden eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 10/03/2009 günü oybirliği ile karar verildi.