Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/6095 E. 2023/885 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6095
KARAR NO : 2023/885
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ve davalılara babasından kalan dava konusu taşınmazın 2. katında davalı …’in oturduğunu, diğer katlardaki bağımsız bölümlerin ise davalılar tarafından kiraya verildiğini ve kira bedellerinin davacıya ödenmediğini beyanla dava konusu taşınmazda yer alan üç katlı bina ve tek katlı meskenden kaynaklanan 12.000,00 TL ecrimisil alacağının davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların diğer davalılar tarafından kiraya verildiğini beyanla davanın reddini istemiştir.

2. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; binanın orta katının kiraya verilmediğini ve kira bedellerinin anne babalarının mezarlarının yapılması ve vergi ödemeleri için harcandığını beyanla davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 15.04.2014 tarihli ve 2012/54 Esas, 2014/161 Karar sayılı kararı ile asıl davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine 7.554,25 TL ecrimisil alacağının davalılardan tahsiline, birleştirilen dava yönünden; taleple bağlı kalınarak, 3.700,00 TL ecrimisil alacağının dava tarihi olan 15.07.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 05.11.2020 tarihli ve 2018/5329 Esas, 202/6879 Karar sayılı kararıyla; “Davalılar vekilllerinin temyiz itirazları yönünden; yapılan keşif ve dinlenen tanık anlatımlarına göre orta kat dairenin boş olduğunun tespit edildiği bu taşınmaz yönünden yönünden talep edilen dönemler içerisinde davalılarca kiraya verilerek tasarruf edildiği iddiasının davacı tarafça ispatlanamadığı;
Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden ise; asıl ve birleştirilen dava dilekçesinde, dava konusu taşınmaz üzerinde yer alan üç katlı binanın üst katının davalı tarafından kullanıldığının açıklandığı ancak bu daireye ilişkin olarak ecrimisil talebinde bulunulmadığı, 15.11.2013 tarihli kök bilirkişi raporunda talebe aykırı olarak bu kısım için de ecrimisil hesabı yapıldığı, mahkemece hükme esas alınan 24.02.2014 tarihli ek raporda ise Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen önceki dönem ecrimisil bedeli esas alınarak yapılan hesaplamaya bu dairenin dahil edilmediği,buna rağmen mahkemece hatalı olarak ek raporda hesaplanan bedelden kök raporda üst kat daire için belirlenen ecrimisil bedelinin düşülerek hüküm kurulmuş olduğu” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan orta kat yönünden tanık anlatımları ve kolluk araştırmasına göre davalılarca kiraya verilerek tasarruf edildiği iddiasının davacı tarafça ispatlanamadığı ve asıl ve birleştirilen dava dilekçesinde, dava konusu taşınmaz üzerinde yer alan üç katlı binanın üst katının davalı tarafından kullanıldığının açıklandığı ancak bu daireye ilişkin olarak ecrimisil talebinde bulunulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.703,06 TL’nin ecrimisil alacağının davalılardan, dava tarihi olan 03.02.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen İzmir 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/134-6 sayılı dosyasındaki davacının talebi bakımından; taleple bağlı kalınarak, 3.700,00 TL ecrimisil alacağının dava tarihi olan 15.07.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz talebinde; …’in binanın 2. katını kullandığı ve tüm taşınmaz için ecrimisil talep edilmiş iken bu daire için ecrimisil hesaplanmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat türüdür. Nitekim, 08.03.1950 gün ve E:1949/22, K:1950/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, davacı vekilinin 10.04.2014 tarihli celse beyanı ile davalı …’in oturduğu bağımsız bölümler yönünden ecrimisil talebinin de bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.