Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8438 E. 2023/1339 K. 02.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8438
KARAR NO : 2023/1339
KARAR TARİHİ : 02.03.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki imzaya ve borca itiraz ile şikayet uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ve tazminat ve para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın muteriz borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ
Muteriz borçlu itiraz ve şikayet dilekçesinde; takibe konu edilen senetteki imzanın kendisine ait olmadığını, senedin tanzim tarihinde senedin düzenlendiği şehirde olmadığını bu nedenle senede fiilen imza atmasının mümkün olmadığını, imzasının taklit edildiğini, senet aslının icra dairesine teslim edilmediğini ve senet suretine aslı gibidir şerhi düşülmediğini, senet aslı sunulmadığı için buna dair defilerini ileri sürebilme haklarının kısıtlandığını, senedin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek ödeme emrinin ve icra takibinin iptali ile alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; bono aslı İcra Müdürlüğünce görüldükten sonra takibe geçildiğini, Ticaret Mahkemesinden aynı senede ilişkin ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, değişik iş dosyasına ibraz edilmek üzere icra dosyasından senet aslının iade alındığını, bono aslının icra kasasında olmamasının ödeme emrinin iptalini gerektirmediğini, senedin zamanaşımına uğramadığını, imza itirazının gerçeğe aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takip başlatılırken sunulan senet aslının ihtiyati hacze başvurmak üzere davalı-alacaklı vekili tarafından icra kasasından geri istendiği sonrasında İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinden ihtiyati haciz kararı alındığı, senet aslının icra kasasına teslim edilmediği yönündeki iddiaların yersiz olduğu, davacıya çıkarılan ödeme emri tebligat parçası üzerinde “bono sureti vardır” ibaresinin yazılı olduğu, gönderilen surete aslı gibidir kaşesi vurulmamasının ödeme emrinin iptalini gerektirmediği, takip tarihi itibariyle zamanaşımının gerçekleşmediği, 05.04.2021 tarihli bilirkişi raporuyla senette imzanın davacı borçluya ait olduğunun tespit edildiği gerekçeleri ile davanın reddine ve takip durdurulmadığından tazminat ve para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Muteriz borçlu dava dilekçesi içeriğini tekrar ederek, hükme esas alınan raporun kesin kanaat içermediğini, imza incelemesi yönüyle yeniden rapor alınması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Adli Tıp ve Belge İnceleme Uzmanına ait 05.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda takip konusu senetteki müşterek borçlu ve müteselsil kefil imzasının davacı borçlu eli ürünü olduğunun bildirildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetlemeye elverişli olduğu, takip başlatılırken sunulan senet aslının ihtiyati hacze başvurmak üzere davalı-alacaklı vekili tarafından icra kasasından geri istendiği ve sonrasında İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesinden ihtiyati haciz kararı alındığı, senet aslının icra kasasına teslim edilmediği yönündeki iddiaların yersiz olduğu, davacıya çıkartılan ödeme emri tebligatı parçasında ”bono sureti vardır” ibaresinin yazılı olduğu gönderilen surete ”aslı gibidir” kaşesi vurulmamış olmasının ödeme emri iptalini gerektirmediği, davacı borçlunun icra müdürlüğünden senet aslını inceleme talebinin bulunmadığı, senet aslının İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinde bulunduğu ve incelenmek maksadı ile her zaman istenebileceği, takibe dayanak senedin keşide tarihinin 09.07.2018, vade tarihinin 01.04.2019 olduğu, takibin 10.04.2019 tarihinde başladığı, zamanaşımının gerçekleşmediği, borçlunun senedin tanzim tarihinde İstanbul’da bulunmadığı beyanının ispata muhtaç, soyut iddia olduğu gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Muteriz borçlu şikayet ve istinaf dilekçesi içeriğini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık bonoya dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte imzaya ve borca itiraz ile şikayete ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK md. 68/a.,167, 169,170 madde hükümleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.