Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/7696 E. 2008/11894 K. 25.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7696
KARAR NO : 2008/11894
KARAR TARİHİ : 25.09.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23.11.2006 gün ve 2006/13740-16153 sayılı bozma kararında özetle: “Toplanan deliller uzman bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamından, çekişmeli taşınmazın bulunduğu … Köyünde 1955 yılında genel arazi kadastro çalışmasının yapıldığı kadastro paftasında çekişmeli taşınmaz ile etrafındaki alanın Devlet Çam Ormanı olarak tescil harici bırakıldığının belirlendiği, yörede 3116 Sayılı Yasa gereğince 1944 yılında yapılan orman kadastro çalışması ile 1992 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamasında (A) ve (B) ile gösterilen bölümlerin orman sınırları dışında, (C) ile gösterilen bölümün ise orman sınırları içinde bırakıldığının belirlendiği, kural olarak, tahdidin kesinleştiği yerlerde, bir yerin orman olup olmadığının kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanmasıyla çözümleneceği, ancak bu sınırlandırmada 4785 Sayılı Yasa hükümlerinin nazara alınmış olması halinde sağlıklı çözüme ulaşacağı, zira, 3116 Sayılı Yasa sadece Devlet Ormanlarını belirlendiği, bu yasaya göre, 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşup kesinleşen tahdit haritalarının, sınır dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakla yeterli olmadığı, bu nitelikteki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekeceği, 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirildiği, devletleştirilen ormanlardan bazılarının sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. Olayda çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1944 ve 1992 yılında yapılan çalışmalarda 4785 Sayılı Yasa dikkate alınarak bir orman kadastro çalışması yapılmadığı, sadece 3116 Sayılı Yasa gereğince 1944 yılında orman kadastro çalışması, daha sonra ise 1992 yılında bu çalışmanın aplikasyonu ve 2/B madde uygulamasının yapıldığı, bu durumda uyuşmazlığın tahdit harita ve tutanaklarının uygulanması ile çözümlenemeyeceği, çekişmeli taşınmaz yörede 1955 yılında yapılan arazi kadastro çalışmasında Devlet Ormanı olarak tescil harici barıkıldığına ve yörede 4785 Sayılı Yasa dikkate alınarak yapılan bir orman kadastro çalışması bulunmadığına göre, 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözetilerek bir orman kadastro çalışması yapılıp tahdit dışı bırakılıncaya kadar taşınmaz orman sayılan yerlerden olma özelliğini koruyacağından o tarihe kadar davacı gerçek kişinin zilyetliğine değer verilemeyeceği, bu hususun Yargıtay’ın yerleşik uygulamaları ve HGK’nun 12.05.2004 tarih ve 8-242-292 sayılı kararından da anlaşıldığı, Mahkemece bu olgular gözününe alınarak davanın tamamen reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 24.12.1992 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 1955 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. Çekişmeli taşınmaz bu işlemde devlet çam ormanı olarak tapulama dışı bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 25.09.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.