YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8540
KARAR NO : 2008/12367
KARAR TARİHİ : 08.10.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 191 ada 1 parsel ile 155 ada 26 numaralı taşınmazlar, davacı adına tespit edilmiştir. Davacı kadastro çalışmaları sırasında maliki bulunduğu 191 ada 1 parsel ile 155 ada 26 nolu parsellerin yapılan ölçümlerinde hata yapılıp yol olmayan yerlerin yol gibi gösterilerek tespitin yanlış yapıldığını, dava konusu taşınmazlardan 191 ada 1 parselin doğusunda her hangi bir yol bulunmamasına rağmen yol varmış gibi yanlış olarak gösterildiğini, ayrıca 155 ada 26 parselin doğu güney ve batısında ölçüm hatası yapılarak yol olmayan bir miktarın yol gibi gösterilerek yola terkedilmiş olduğunu, bu durumun doğru olmadığını ileri sürerek, dava konusu parsellerin ilk tespitlerinin iptal edilerek yol olmadığı halde yola terk edilen kısımların 191 ada 1 parsel ile 155 ada 26 numaralı parsellere eklenerek adına tescil edilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne; … Köyü 191 ada, 1 parselin kuzey bitişiğinde tespit harici bırakılıp 24/12/2007 tarihli bilirkişi raporunun ekindeki 2 numaralı krokide (C) ile gösterilen 319,53 m2 yüzölçümündeki bölümün davacı adına tespit gören 191 ada 1 sayılı parsele eklenerek bu şekilde tapuya tesciline, 155 ada, 26 parsel’in batı ve doğu tarafından tespit harici bırakılıp 24/12/2007 tarihli bilirkişi raporunun ekindeki 1 numaralı krokide (A) ile gösterilen 477,94 m2 yüzölçümündeki bölüm ile (B) ile gösterilen 706,61 m2 yüzölçümündeki bölümün davacı adına tespit gören 155 ada 26 parsele eklenerek bu şekilde tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
1-) Mahkemece 14/12/2007 tarihinde yapılan keşifte dinlenen harita mühendisi … …’ın 31.12.2007.2007 tarihli raporunda, kadastro ölçümü sırasında ölçüm dışı bırakıldığı belirtilen 155 ada 26 parsel sayılı taşınmazın batı kısmında kalan ve ekli krokide (A) ile gösterilen yine doğu kısmında kalan ve ekli krokide (B) ile gösterilen taşınmazlar hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlenmemiş olduğu anlaşıldığından, mahkemece, 3402 Sayılı Yasaya göre kadastro mahkemesinin,kadastro tespit tutanağı düzenlenmeyen taşınmazlar hakkındaki davalara bakmakla görevli olmadığı, bu gibi taşınmazlar hakkındaki davalara bakmakta genel mahkemelerin görevli olduğu gözetilmeksizin, işin esasına girilerek yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
2-) Aynı bilirkişi raporunda 191 ada 1 parsel sayılı taşınmazın batı kısmında kalan ve ekli krokide (C) ile gösterilen taşınmazın paftasında araba yolu olarak bırakıldığını belirtmiş ise de, dosyada yer alan pafta örneğininin incelenmesinden bu taşınmazın 161 ada 1 parsel sayılı orman parseli içinde olabileceği gözlenmiştir.
Bu nedenle mahkemece paftasında araba yolu olarak yazılan taşınmazın 161 ada 1 parsel sayılı orman parselinin çapı içinde olup olmadığı hakkında, keşifte dinlenen harita mühendisi … …’dan ek rapor alınarak paftadaki konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı, eğer (C) taşınmazı 161 ada 1 parsel sayılı orman parselinin çapı içinde yer alıyorsa, bu parselin tutanağının itirazlı olduğu ,kadastro hakimleri infaza elverişli doğru sicil oluşturmakla görevli ve yetkili olduğu, keza aynı parsel hakkında açılmış davaların H.Y.U.Y.’nın 45. maddesi uyarınca birleştirilerek görülmesinin zorunlu olduğu gözetilerek, öncelikle çekişmeli (C) taşınmazı hakkındaki dava 161 Ada 1 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslının bulunduğu dava dosyası ile birleştirilmelidir.
Yapılan araştırma sonucunda (C) ile gösterilen taşınmazın paftasında araba yolu olarak tespit harici bırakılarak hakkında tutanak düzenlenmediğinin anlaşılması halinde ise, 3402 Sayılı Yasaya göre kadastro mahkemesi, kadastro tespit tutanağı düzenlenmeyen yer hakkındaki davalara bakmakla görevli olmadığı, bu gibi taşınmazlar hakkındaki davalara bakmakta genel mahkemelerin görevli olduğu ve mahkemece görev konusunun yargılamanın tüm aşamalarında resen gözetilmesi gerektiği nedeniyle davaya bakmakta görevsizlik kararı verilmelidir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 8/10/2008 günü oybirliği ile karar verildi.