YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/685
KARAR NO : 2023/368
KARAR TARİHİ : 01.02.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin doğal gaz kombine çevrim elektrik santralinde elektrik üretimi yaptığını, taraflar arasında akdedilen 05.08.2008 tarihli bağlantı anlaşması gereğince müvekkilinin tesisinde üreteceği elektriğin davalıya ait şebekeye aktarılması için enerji nakil hattı tesis edilmesinin müvekkili tarafından üstlenildiğini, keşif bedelinin KDV hariç 1.111.126,57 TL olarak belirlendiğini, müvekkilinin tesisi davalıya devredeceğini, tesisin mülkiyetinin davalıya ait olacağını, tesisin geçici kabulünün 21.04.2009 tarihinde yapıldığını, tesis bedelinin müvekkilinin davalıya ait sistemi kullanması nedeniyle ödemesi gereken bedelden mahsup edilmesinin kararlaştırıldığını, davalının buna rağmen tek taraflı olarak sözleşme hükmünü değiştirdiğini, keşif bedeli 1.111.126,57 TL olmasına ve enerji nakil hattı tesisinin müvekkiline 1.657.000 TL’ye mal olmasına rağmen davalının maliyeti tek taraflı olarak 742.440 TL olarak belirlediğini, sözleşmeye aykırı olarak mahsubun fazla yapıldığından bahisle fazla ödeme ve geçmişe dönük faiz talebinde bulunulduğunu, müvekkilinin ihtirazi kayıtla ödediği 605.536,43 TL’nin istirdadı gerektiğini öne sürerek davalıya borçlu olmadığının tespitiyle, belirtilen tutarın faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; akdedilen sözleşme ile kararlaştırılan enerji nakil hattı demontajı ile tek ve çift devreli enerji nakil hatlarının davacı tarafından yapıldığını, davalının hattın geçici kabulünün yapıldığını belirterek yatırımın sistem kullanım bedelinden mahsup edilmesini talep ettiğini, geçici kabulün yapılmış olması ve teknik daire tarafından fiziki olarak maliyetin hesaplanamamış olması, faturaya esas nihai bedellerin tespit edilememesi vs. nedenlerle cezai durumla karşılaşmamak için anlaşmadaki bedel kadar fatura alınmasına karar verildiğini, davacının keşif bedeli tutarlı fatura gönderdiğini, geçici kabulün 27.03.2009 tarihinde yapıldığını, Metodoloji gereğince 26.07.2008 tarihinden sonra imzalanan bağlantı anlaşmaları gereğince tesis edilip 2011 yılı sonuna kadar geçici kabulleri yapılan ancak ek protokolleri henüz yapılmamış enerji nakil hatlarıyla ilgili olarak Metodoloji hükümlerine göre yatırım tutarının 742.440,34 TL olarak belirlendiğini, fiili durum tespit tutanaklarıyla nihai geri ödeme tutarının 755.334,29 TL olarak hesaplandığını, bağlantı anlaşmasının EPDK tarafından onaylanan bir tip anlaşma olduğunu, anlaşmanın 23. maddesi gereğince yürürlük tarihinden sonraki mevzuat değişikliklerinin taraflar için bağlayıcı olduğunu, EPDK’nin 28.04.2010 tarih 2530 sayılı kararıyla onaylanan Metodolojinin uygulandığını, buna göre hesaplanan tutar kadar fatura düzenlenmesinin 08.02.2012 tarihli yazıyla bildirildiğini, 602.083,20 TL’nin ödenmesinin davacıdan talep edildiğini, davacının toplam 605.536,45 TL ödeme yaptığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan bağlantı anlaşmasının 23. maddesindeki “Bu anlaşmanın yürürlük tarihinden sonraki mevzuat değişiklikleri taraflar için bağlayıcıdır.” hükmünün taraflar arasında bağlayıcı olduğu mahkemece kabul edildiğini, taraflar arasında bağlayıcılığı olan mevzuat değişiklikleri neticesinde tebliğ ve metodolojide yer alan müştereken veya münferiden yapılacak iletim tesisine ilişkin geri ödemeye esas yatırım tutarı TEİAŞ tarafından hazırlanıp kurul tarafından onaylanan metodolojiye göre hesaplanacağını, davacının iletim yatırımının 21/04/2009 yılında geçici kabulünü yaptırdığı, davacı tarafından yaptırılan iletim yatırımına ilişkin geri ödemenin 26/04/2010 tarih ve 2536 sayılı Kurul kararıyla belirlenen metodolojiye göre bağlantı sözleşmesinin 23. maddesine göre yapılması gerektiğini, ancak metodolojinin Danıştay 13. Dairesince iptal edildiği ve kararın kesinleştiğinin dosyaya kazandırılan ilamdan anlaşıldığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığın bağlantı sözleşmesinden sonra onaylanan 26/04/2010 tarih ve 2536 sayılı kurul kararıyla belirlenen metodolojiden kaynaklı davalının davacıdan geriye dönük ödeme yapılmasını istemesinden kaynaklı olup söz konusu metodolojiye esas kurul kararı Danıştay 13. Dairesince iptal edildiğinden iptalden sonra uygulamaya konulan metodolojiye göre taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin tespiti hususu söz konusu olamayacağını, her ne kadar Danıştay 13. Dairesi’nin 31/03/2015 tarih 2010/2546 esas 2015/1256 karar sayılı ilamın gereğinin ifası bağlamında geri ödemeye esas gerçekleşen yatırım tutarına ilişkin olarak EPDK’nın 16/11/2016 tarih ve 6593-20 sayılı Kurul kararının alındığı görülmekte ise de idari işlemler geçmişe etkili olarak değil yayımlandığı tarihten itibaren ileriye yönelik hüküm ve sonuç doğuracağından dava tarihi itibariyle 2016 tarihli kurul kararının taraflar arasındaki uyuşmazlığa uygulanması mümkün olmadığı gibi davacının ödeme yapmasına esas teşkil eden kurul kararının Danıştay kararıyla iptal edilip söz konusu kurul kararına göre bağlantı sözleşmesi çerçevesinde davacının ödeme yapması mümkün bulunmadığından, davacının dava tarihinden önce yapmış olduğu ödemenin yasal dayanağının ortadan kalkması nedeniyle yapılan ödemenin davacıya iadesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitiyle 605.536,43 TL’nin ödeme tarihi olan 07/03/2012 tarihinden itibaren davalıdan avans faiziyle birlikte tahsiliyle davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından tesis edilen enerji nakil hattının geçici kabulünün 27.03.2009 tarihinde yapıldığı, Tesis Dairesi Başkanlığının nihai gerçekleşen geri ödeme tutarını 755.334,29 TL olarak belirlediği, anlaşmanın eki protokolün imzalanması için 14.03.2012 tarihinde davacıya gönderildiği, davacının konunun mahkemeye intikal ettiğini bildirdiği, iş bedeline ilişkin hükmün tek taraflı olarak değiştirilmediği, anlaşmanın EPDK tarafından onaylanan bir tip anlaşma olduğu, sözleşme gereğince mevzuat değişikliklerinin tarafları bağladığı, EPDK’nin 28.04.2010/2536 sayılı kararıyla Metodolojiyi onayladığı, Metodoloji gereğince davacı tarafından imal edilen hattın belirtilen emsal hatlara göre maliyet bedelinin belirlendiği, geçici kabulün yapıldığı tarihi takip eden Nisan 2009’dan itibaren vadesinde geri ödemesi yapılmamış tutarlar için faiz hesaplanarak fatura düzenlenmesinin talep edildiği, 30.07.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan yönetmeliğin 20.maddesinde yatırım bedeli ve sistem kullanım bedelinin nasıl ödeneceğinin belirlendiği, yine EPDK tarafından onaylanan Metodolojinin de 26.11.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, yeni Metodoloji hükümlerinin davacı şirket lehine sonuç doğurduğu, önceki Metodolojiye göre 755.334,39 TL olan yatırım tutarının 1.053.063,96 TL olarak hesaplandığı, oysa davacının eski Metodolojiye göre her ay 6.187 TL eksik sistem kullanım bedeli ödemeye devam ettiği, davacının yatırım tutarı 1.053.063,96 TL’den aylık sistem kullanım ve sistem işletim faturaları sabit ve değişken tutarları toplamı 748.627 TL mahsup edildiğinde davacının 304.436,96 TL alacağı kaldığı, müvekkili tarafından mahsuplaşması yapıldığı halde davacının ısrarla mahsuplaşmaya gitmeyerek aylık sistem kullanım ve sistem işletim faturalarının tamamını ödemekte olduğu nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Lüleburgaz’da doğalgaz kombine çevrim elektrik santrali kurduğu, taraflara arasında akdedilen bağlantı anlaşması – tesis sözleşmesi başlıklı 05.08.2008 tarihli sözleşme ile davacının mevcut hattı demonte etmesi, mülkiyeti davalı TEİAŞ’a ait olacak tek ve çift devreli enerji nakil hatlarını tesis etmesi, davacının davalıya ait sistemi kullanması nedeniyle ödeyeceği ücretin geçici kabul tarihi itibariyle sabitlenmesi, hatların tesis maliyetinin tespitiyle davacının ödeyeceği sistem kullanım ücretinden mahsup edilmesi, davalı TEİAŞ’ın hatların tesisi nedeniyle oluşan borcu tamamen ödeninceye kadar davacıdan sistem kullanım ücreti alınmaması konusunda anlaştıkları, hattın keşif bedelinin 1.111.126,58 TL olarak belirlendiği, davacı tarafından 31.12.2009 tarihli 1.111.126,58 TL + KDV tutarlı faturanın düzenlendiği, hattın geçici kabulünün 27.03.2009 tarihinde, santralin geçici kabulünün ise 21.04.2009 tarihinde yapıldığı, davacı tarafça sözleşmeye konu hatlar tesis edilerek teslim edildiği ve hatların maliyet bedelleri davacının sistem kullanım ve işletim ücretlerine mahsup edileceği kararlaştırılmasına rağmen davalı TEİAŞ’ın keşif bedeli 1.111.126,58 TL olan hat maliyet bedelini EPDK’nin geri ödemeye esas gerçekleşen yatırım tutarı tespit metodolojisine ilişkin 26.04.2010/2530 sayılı kararına istinaden 755.334,29 TL olarak hesapladığı ve 27.02.2012 tarihli ihtarnameyle geçici kabulün yapıldığı 27.03.2009 tarihinden takip eden uygulama dönemi olan 01.01.2012 tarihine kadar iletim sistemi kullanım ve işletim bedeli fatura toplamı 1.140.947,29 TL’den 656.236,84 TL’nin eksik ödendiği, aynı dönemde geri ödemeye esas yatırım tutarı alacağı 216.545,10 TL mahsup edildiğinde bakiye 439.691,74 TL bakiye fark ile KDV’si 99.481,17 TL toplamı 539.172,91 TL’den 3.453,21 TL kanuni faiz alacağı mahsup edilerek 535.719,70 TL bakiye borç bulunduğunu, keşif bedeli 1.111.126,57 TL fatura tutarı ile geçici yatırım tutarı 742.440,34 TL arasındaki fark olan 368.686,23 TL iade faturasına ait 66.363,52 TL KDV tutarı da eklenmek suretiyle hesaplanan 602.083,22 TL’nin ödenmesini ihtar ettiği, davacının 07.03.2012 tarihinde ihtirazı kayıtla 605.536,43 TL ödeme yaptığı, davacının bu davada borçlu olmadığının tespitiyle yaptığı ödemenin istirdadını talep ettiği, Danıştay 13.Dairesinin 2010/2546 Esas, 2015/1256 Karar sayılı ilamıyla 26.04.2010 tarih ve 2536 sayılı metodolojinin yapılan yatırımın gerçek maliyet tutarının tespit edilmemesi nedeniyle hattı finanse ve inşa edenlerin mülkiyet haklarına dolaylı müdahale teşkil ettiği gerekçesiyle iptaline karar verdiği, davaya konu ödemeye dayanak teşkil eden hesaplama ve talebin dayanaksız kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf başvurusundaki itirazlarını tekrarla; Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun 16/11/2016 tarihli 6593-20 sayılı kararı ile almış olduğu “Geri Ödemeye Esas Gerçekleşen Yatırım Tutarı Tespit Metodolojisi”, 26.11.2016 tarihli 29900 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdiğini, yeni Metodoloji hükümlerinin davacı şirket lehine sonuç doğurduğu, önceki Metodolojiye göre 755.334,39 TL olan yatırım tutarının 1.053.063,96 TL olarak hesaplandığı, bu bedelin 946.611,00 TL kısmı aylık sistem kullanım ve sistem işletim faturalarının sistem kullanım sabit ve değişken tutarından mahsup edildiğin, geriye davacının 106.452,96-TL alacağı kaldığını, kalan bu alacağın davalı Mali İşler ve Finans Yönetimi Dairesi Başkanlığınca mahsuplaşması yapılmak istendiğini ancak davacı tarafından ısrarla mahsuplaşmaya gidilmeyerek aylık sistem kullanım ve sistem işletim faturalarından 6.187,00 TL eksik ödeme yapmak suretiyle mahsuplaşmaya devam edildiğini, 106.452,96-TL’ lik tutarın tamamını mahsup etmeleri durumunda davacı şirketin gerçekleşen yatırım tutarı 1.053.063,96-TL alacağının tamamı mahsuplaşmış olacağını, açıklanan nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesi uyarınca borçlu olmadığının tespiti ile ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369, 370 ve 371. Maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.72,
5784 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’na eklenen geçici m.14/1-b bendi;
“b) Herhangi bir dağıtım merkezine bağlanmadan doğrudan iletim tesisi şalt sahalarının dağıtım gerilimi seviyesindeki fiderlerine doğrudan bağlanması Kurul tarafından uygun görülen ve sadece ilgili üretim tesisinin şebekeye bağlanması amacıyla tesis edilecek olan bağlantı hatları, üretim faaliyeti gösteren ilgili tüzel kişiler tarafından tesis edilir ve bu tesisler münhasıran söz konusu üretim tesisinin üretiminin nakli için kullanıldığı sürece bu tüzel kişiler tarafından işletilir. Bu konuya ilişkin bağlantı ve sistem kullanım anlaşmaları … ile yapılır. Bu tesisler için kamulaştırılan taşınmazlar Hazine adına tescil edilir. Bu bağlantı hatlarının üretim faaliyeti gösteren başka bir tüzel kişi tarafından da kullanılması veya dağıtım sistemi ile irtibatlanması halinde hatlar, Maliye Bakanlığının görüşü alınmak kaydıyla ilgili dağıtım şirketine devredilir. Bu tesislerin devrine ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından yayımlanacak bir tebliğ ile düzenlenir.
31/12/2015 tarihine kadar, üretim tesislerinin sisteme bağlantısı için yeni iletim tesisi ve bu tesisin sisteme bağlanabilmesi için yeni iletim hatlarının yapılmasının gerekli olduğu hallerde; bu tesislerin yapımı için Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketinin yeterli finansmanının mevcut olmaması durumunda, söz konusu yatırımlar, bu tesise bağlantı talebinde bulunan tüzel kişi veya kişilerce müştereken yapılabilir veya finanse edilebilir. Yapılan yatırımın tutarı ilgili tüzel kişi veya kişiler ile … arasında yapılacak tesis sözleşmesi ile bağlantı ve sistem kullanım anlaşmaları çerçevesinde geri ödenir. Geri ödeme süresi en fazla on yıldır. Bu konuya ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılacak tebliğ ile düzenlenir.”
Elektrik Piyasasında İletim ve Dağıtım Sistemlerine Bağlantı ve Sistem Kullanımı Hakkında Tebliğ Geçici 6.madde:
“(1) 26/7/2008 tarihinden sonra bağlantı anlaşması yapan ve üretim lisanslarına derç edilmiş tesis tamamlanma tarihi 31/12/2015’e kadar olan üretim tesislerinin sisteme bağlantısı için yeni iletim tesisi yapılmasının gerekli olduğu hallerde; bu tesislerin yapımı için TEİAŞ’ın yeterli finansmanının mevcut olmaması durumunda, söz konusu yatırımlar, sisteme bağlanması uygun görülen lisans sahibi tüzel kişi veya kişiler tarafından, TEİAŞ’la imzalanacak tesis sözleşmeleri kapsamında, münferiden veya müştereken yapılabilir veya yaptırılabilir. Yapılan tesis ve hatlar TEİAŞ’a aittir.
(2) Müştereken yapılacak iletim tesislerinin yatırımları, ilgili tüzel kişiler tarafından üretim lisanslarına konu üretim tesislerinin lisanslarına derç edilen elektriksel kurulu güçleri oranında paylaşılır. Uygulamaya ilişkin usul TEİAŞ tarafından belirlenir.
(3)4748 Müştereken veya münferiden yapılacak iletim tesisine ilişkin geri ödemeye esas yatırım tutarı, TEİAŞ tarafından hazırlanıp Kurul tarafından onaylanan metodolojiye göre hesaplanır. Söz konusu yatırım tutarına ilişkin geri ödemelere, takip eden uygulama döneminde başlanır. Ödemeler her ayın son iş günü, iletim sistemi sistem kullanım ve sistem işletim bedellerine ait fatura tutarları düşülerek yapılır. Geri ödeme süresi, söz konusu iletim tesisinin TEİAŞ tarafından geçici kabulünün yapıldığı tarihten itibaren en fazla 10 yıldır. Geçici kabul tarihi ile bunu takip eden uygulama döneminin başladığı tarih arasındaki süre 10 yıldan düşülür. Geri ödemeler, her uygulama dönemi içinde aylık eşit taksitler halinde yapılır. Konu iletim tesisinin TEİAŞ tarafından geçici kabulünün yapıldığı ayı takip eden aydan itibaren, vadesinde geri ödemesi yapılmamış tutara 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümlerine göre uygulanacak kanuni faiz oranı uygulanır.”
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Taraflar arasındaki 05/08/2008 tarihli Bağlantı Anlaşması’nın eki olarak düzenlenen Tesis Sözleşmesi, niteliği itibariyle eser sözleşmesi olup davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
3. Sözleşmenin 2.maddesi uyarınca yüklenici enerji nakil hatlarının bir kısmını demonte etme ve aynı maddede belirtilen enerji nakil hatlarını tesis etmeyi yüklenmiştir. Sözleşmenin 4. maddesinde işin toplam keşif bedeli KDV hariç 1.111.126,57 TL olarak belirlenmiş ve sözleşmenin 8. maddesinde ise geçici kabul tarihinde onaylı projeler baz alınarak ödenecek bedel kesinleştikten sonra bu bedelin davalıya borcun ilgili mevzuatta belirtildiği şekilde aylık sistem kullanım bedeli alınmamak suretiyle ödenmesi öngörülmüştür.
4. Sözleşmenin “Mevzuata Uyum” başlıklı 23. maddesinde ” Bu anlaşmanın yürürlük tarihinden sonraki mevzuat değişiklikleri taraflar için bağlayıcıdır.” hükmü yer almaktadır.
5.Sözleşme ve ilgili kanun hükümleri doğrultusunda geri ödemeye ilişkin hesaplama usulünün, Elektrik Piyasasında İletim ve Dağıtım Sistemlerine Bağlantı ve Sistem Kullanımı Hakkında Tebliğin geçici 6. maddesine göre tespit edilmesi gerekmektedir. Tebliğin geçici 6. maddesinin 3. fıkrasında müştereken ve münferiden yapılacak iletim tesisine ilişkin geri ödemeye esas yatırım tutarı TEİAŞ tarafından hazırlanıp kurul tarafından onaylanan metodolojiye göre hesaplanacağı öngörülmüştür. Geri ödemeye esas gerçekleşen yatırım tutarı tespit metodolojisi 26/04/2010 tarihli 2536 sayılı EPDK Kurul kararıyla onaylanmıştır.
6. Davacının iletim yatırımının 21/04/2009 tarihinde geçici kabulü yapılmış, ödeme de sözleşmede belirtilen keşif bedeli üzerinden düzenlenen faturalardan mahsup suretiyle ifa edilmeye başlanmıştır. Davalı tarafından 26/04/2010 tarihli 2536 sayılı EPDK Kurul Kararı uyarınca kabul edilen metodoloji doğrultusunda yapılan hesaplama neticesinde davacıdan yapılan fazla ödeme ile tahakkuk eden gecikme faizi ve KDV ile birlikte toplam 605.536,43 TL’nin ödenmesi istenmiştir. Davacı yaptığı itirazların sonuçsuz kalması nedeniyle ihtirazi kayıtla bu bedeli ödemek zorunda kaldığını belirtmekle iş bu dava ile borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı bedelin istirdatını talep etmektedir.
7. Dava konusu iadesi istenen bedelin hukuki dayanağı olan 26/04/2010 tarihli 2536 sayılı EPDK Kurul Kararının, Danıştay 13. Dairesinin 31/03/2015 gün 2010/2546 Esas 2015/1256 Karar sayılı ilamı ile iptaline karar verilmiş, ardından EPDK’nın 16/11/2016 tarihli kararı ile yeni metodoloji kabul edilmiştir. Bu halde dava konusu geri ödemenin dayanağını teşkil eden hesaplama ve talep dayanaksız kalmıştır.
8. Her ne kadar EPDK tarafından 16/11/2016 tarih ve 6593-20 sayılı yeni bir kurul kararının alındığı görülmekte ise de, idari işlemler geçmişe etkili olarak değil yayımlandığı tarihten itibaren ileriye yönelik hüküm ve sonuç doğuracağından dava tarihi itibariyle 2016 tarihli kurul kararının taraflar arasındaki uyuşmazlığa uygulanması mümkün olmayacaktır.
9. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, yapılan ödemenin davacıya iadesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.