YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/17685
KARAR NO : 2007/5271
KARAR TARİHİ : 19.04.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine 23.01.1996 tarihli dilekçesiyle, … Köyü 7902 ada 1 sayılı imar parselinin 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken yine 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı iddiasıyla tapu kaydının iptaline ve taşınmazın Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE, çekişmeli … Köyü 7902 ada 1 sayılı parselin tapu kaydının iptaline ve Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava; kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılma işlemi kesinleşen taşınmazın tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1975 yılında yapılıp, 26.11.1975 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde ve 1986 ve 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B uygulaması 1993 yılında yapılıp, 26.02.1993 tarihinde ilan edilerek, dava tarihinden önce kesinleşen, … Köyü (mahallesi) sınırları içindeki Lara Devlet Ormanında, aplikasyon ve Belediyeye piknik alanı için irtifak ve TRT kurumu için izin verilen bu nedenle daha önce 2/B madde uygulaması yapılamayan ancak irtifak ve izinleri iptal edilen yerlerde 2/B madde uygulaması vardır.
Çekişmeli … Köyü 7902 ada 1 sayılı parsel, imar uygulamasıyla 848 sayılı tapulama parseli ve genel kadastroda 1946 yılında yapılan orman kadastrosunda orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı için tapulama dışı bırakılan taşınmazın ifrazıyla oluşmuş, 852 kadastro parselinden gelen payları nedeniyle … … ve arkadaşları adına tescil edilmiş, tapu kaydında ise 5317 ila 5321, 5336, 5339, 5340 sayfalardan geldiği yazılıdır.
… Köyü 852 parsel sayılı 55875 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, köyde 1958 yılında yapılan genel kadastroda, Mayıs 1929 tarih ve 53 sıra numaralı tapu kaydı esas alınarak … … mirasçıları … … ve paydaşları adına tescil edilmiş, imar uygulamasında 5200, 5204, 5246, 5224, 5251, 5252, 5313, 5314, 5315, 5317 ila 5324, 5332, ila 5336, 5339, 5340, 5329, 5350 ila 5407 sayflara gitti gösterilerek sayfası kapatılmıştır.
Çekişmeli imar parselinin ifraz edildiği 848 sayılı 2640 m2 yüzölçümündeki taşınmazın kadastro tesbit tutanağı getirtilmemişse de, getirtilen tapu kaydından, genel kadastroda 1/2’şer pay ile … ve … … adlarına tapuya tescil edildiği, satışlar sonunda tamamının 22.09.1988 tarihinde … Hacıkasımoğlu adına tapuya tescil edildiği, imar uygulamasında 5337, 5338 ve 5349 sayfalar gitti gösterilerek sayfasının kapatıldığı anlaşılmaktadır.
1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesinin (a) ve (b) bendinde sayılan yerlerden “Evvelce sınırlaması yapılmış ve fakat yukarıdaki fıkra hükümlerine uymadığı Orman Bakanlığınca veya vaki müracaatlar üzerine anlaşılan sınırlamaların düzeltilmesi bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç on yıl içinde orman kadastro komisyonlarınca yapılır. Bu düzeltme sonucu orman sınırları dışına çıkarılacak yer, sınırlaması itirazsız kesinleşmiş tapulu arazi ise mülkiyeti tekrar tapu sahiplerine intikal eder.”
Orman ve orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde 2981 ve 3194 Sayılı Yasa uygulaması yapılacağı konusunda hiç bir yasa hükmü bulunmadığı gibi, aksine 3194 Sayılı İmar Yasasının 4. maddesindeki “… diğer özel yasalar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu (imar) yasanın özel yasalara aykırı olmayan hükümleri uygulanır” hükmü ve 2981 Sayılı Yasanın 3290 sayılı Yasa ile değişik Geçici 2. maddesinin (e) bendi hükmünü iptal eden Anayasa Mahkemesinin 27.09.1995 … ve 1995/13-51 Sayılı kararı ve H.G.K.’nun 07.12.1997 … ve 1997/1-655-1003 Sayılı kararlarında da kabul edildiği gibi “kamu malı niteliğini kazanan bir taşınmazın imar uygulamasına tabi tutularak özel mülkiyete dönüştürmeye idari mercilerin yetkileri yoktur. Başka bir anlatımla, idari mercilerin yasadan kaynaklanan bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları kararlar yok hükmünde olup, buna dayanan tescil de M.Y.’nın 1024.(932.) maddesi gereğince yolsuz tescil niteliğindedir” Anayasanın 169 ve 170. maddelerindeki 2924 Sayılı Yasada ve 3402 Sayılı Yasanın 16/D maddesinde özel olarak düzenlenen Devlet Ormanları ve nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yerler özel yasalarına tabi olduğu, H.G.K’nun 24.03.1999 … 1999/1-170-167 ve 21.02.1990 … 1989/1-700-101 kararlarında belirtildiği gibi, aslında özel mülkiyete konu olmayan taşınmazlar her nasılsa tapuya tescil edilmiş olsa bile, bu durum taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden tescil işlemi yok hükmündedir. Bu tür taşınmazlar hakkında M.Y.’nın 1023. (931.) maddesinde belirtilen iyi niyetle iktisap iddiasında bulunulamayacağı, yasalarımız nasıl oluşursa oluşsun, yanlış ve yolsuz tescillere dayalı olarak tapu sicilinde yapılacak değişiklikleri öngören iptal davaları görevi Adliye Mahkemelerine verilmiştir(M.Y.- Md. 1025.(933)).
Kesinleşmiş orman kadastrosuna ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasına ilişkin tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşifler sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporları ve … elemanı bilirkişi raporlarıyla çekişmeli imar parselinin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığının belirlendiği, bu tür yerlerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği gerekçesiyle Hazinenin davasının kabulüne karar verilmişse de, çekişmeli taşınmazın kısmen içinde bulunduğu ve ifraz edildiği 848 sayılı parselin dosyaya getirtilen komşu parsellerin, eski tarihli tapu kayıtları esas alınarak gerçek kişiler adına tesbit edildiği, davalılar çekişmeli imar parselinin, 852 sayılı parsele de revizyon gören Mayıs 1929 tarih ve 53 sıra numaralı 277 dönüm yüzölçümündeki, kum tepeleri sınırı itibariyle değişebilir nitelikte sınır içeren ve sadece 55875 m2 yüzölçümündeki tapu kaydı kapsamında kaldığını savundukları, 16.01.1997 tarihli keşifte dinlenen yerel bilirkişinin çekişmeli parselin bu tapu kaydı kapsamında kaldığını bildirmesi karşısında, çekişmeli taşınmazın eski tarihli bu tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı yöntemince belirlnmemiş, çekişmeli imar parselinin fiilen içinde kaldığı 848 sayılı parselin kadastro tesbit tutanağı ve var ise dayanağı olan tapu kaydı getirtilmemiş, bu parselin tapu kaydı esas alınarak tesbit edilip edilmediği, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosundan önce tapuda kayıtlı olup olmadığı, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla tapu sahibi adına orman sınırları dışına çıkarılıp çıkarılmadığı ve imar uygulamasının yerinde olup olmadığı araştırılmamış, çekişmeli imar parselinin, orman sınırları içinde kalan bölümü ile 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan bölümü hususunda iki bilirkişi raporu çeliştiği halde bu çelişkiler yöntemince giderilmemiş, çekişmeli imar parselinin, hangi kadastro parselinin ifrazıyla oluştuğu hususundaki tereddütler giderilmemiş, arazi kadastro paftası, imar haritası ve orman kadastro haritası ölçekleri eşitlenmek suretiyle çakıştırılmamıştır.
Bu nedenlerle, mahkemece, davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının genel kadastrada başkaca parsellere revizyon görüp görmediği sorulup, Genel Müdürlük ve yerel tapu idaresinden, ilk tesisinden itibaren miktar ve sınır değişikliklerini içerir evrakı müsbitesi ile birlikte tüm tedavülleri, revizyonları ve bu revizyonları dıştan çevreleyen komşu parseller ve bu parsellerin dayanağı olan tapu kayıtları ilgili yönetimlerden getirtilmeli, önceki bilirkişiler üç orman yüksek mühendisi ve ve bir harita mühendisi bilirkişi vasıtasıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına göre Orman Kadastrosu ve aynı yasanın 2/B maddesinin uygulanması hakkındaki yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmeli, davalı tarafın tutunduğu tapu kaydı ile var ise 848 sayılı kadastro parseline uygulanan tapu kayıtları yeterince yaşlı bilirkişi vasıtasıyla yöntemince uygulanmalı, bilinmeyen sınırları konusunda tarafların gösterecekleri tanıkların beyanlarına baş vurulmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel kayıtları ile denetlenmeli, komşu parsellere uygulanan tapu kayıtlarının tümü 2 veya 3 dömü yüzölçümündeyken, davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının yüzölçümünün niçin 277 dönüm olduğu araştırılmalı, yüzölçümü artırılmış ise bunun Hazineyi bağlayıp bağlamayacağı irdelenmeli, davalı tarafın tutunduğu 277 dönüm yüzölçümündeki tapu kaydının Kum Tepeleri sınırı itibariyle değişebilir nitelikte sınır içerdiğinden, 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince kapsamının yüzölçümüne değer verilerek saptanacağı gözetilerek, sabit sınırlarından uygulanarak, çekişmeli imar parselinin bu tapu kaydının yüzölçümü ile geçerli kapsamı içinde kalıp kalmadığı tereddüte yer bırakmayacak biçimde saptanmalı, bilirkişilere yukarda anlatılan orman sınır hatıt uygulamasını ve tapu uygulamasını birlikte gösterecekleri ayrı renklerle işaretli birleşik kroki düzenlettirilmeli ve çekişmeli parselin imar uygulamasında şuyulandırıldığı parselin değil fiilen üzerinde bulunduğu kadastro parselinin rejimine tabi olacağı, 1078 sayıl parselin orman sayılan yerlerden olduğunun, kesinleşmiş mahkeme kararı ile saptandığı, davalı taraf bu kararın tarafı olmasa bile, bu kararın davalılar yönünden … delil oluşturacağı, aksinin ayın değerde deliller ile ispatının gerektiği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve incelemeyle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: yukarıda açıklanan nedenlerle davalı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran gerçek kişilere iadesine 19.04.2007 günü oybirliği ile karar verildi.