YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1708
KARAR NO : 2007/5232
KARAR TARİHİ : 18.04.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi ve kal davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Beldesi … ormanlarında 31 numaralı bölmede davalının bina inşaatına başladığını, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ve davalı hakkında suç zaptı (tutanağı) düzenlendiğini, Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/41 D. İş dosyasında tesbit yapılıp, tedbir kararı alındığını iddia ederek el atmanın önlenmesi ve yıkım istemiş; mahkemece davanın kabulü ile 2002/41 D.İş sayılı dosyada düzenlenen 27.05.2002 tarihli raporda yeşil renkle taralı yere davalının elatmasının önlenmesine ve inşaatın kal’ine karar verilmiş, hükmün davalı tarafından temyizi üzerine bozulmuştur.Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2004/3479-3681 sayılı bozma ilamında “Mahkemece, Orman Yönetiminin dayandığı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/41 sayılı tesbit dosyasında yer alan 27.05.2002 tarihli orman bilirkişi raporunun hükme dayanak alınarak, bu raporda resmi belgelere göre yapılan inceleme sonucu orman olduğu belirlenen yere davalının elatmasının önlenmesine ve kal’e karar verilmişse de, dosyadaki belgelerden yörede 6831 Sayılı Yasaya göre yapılan bir orman kadastrosunun bulunduğu ve 05.06.1995 tarihinde ilan edildiği, 2095 ve 2096 orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattının sol tarafının Teflen Devlet Ormanı, sağ tarafının … Bahçesi olduğu yani tutanaklardaki bu açıklamaya göre çekişmeli taşınmazın orman alanı dışında kaldığının anlaşıldığı, ancak, Dairenin 20.11.2003 tarihli geri çevirme kararı gerekleri tam olarak yerine getirilmediğinden orman kadastrosunun kesinleşip kesinleşmediği, arazi kadastrosunun ne zaman yapıldığı ve kesinleşip kesinleşmediğinin anlaşılamadığı, davanın çözümünde başvurulacak yöntemin, orman kadastrosunun kesinleşip kesinleşmediğine göre, değişiklik göstereceğinden mahkemece bu husus tam olarak açıklığa kavuşturulmadan hüküm kurulmuş olduğu, bu sebeple mahkemece, öncelikle yörede yapıldığı ve 05.06.1995 tarihinde askıya çıkarıldığı bildirilen orman kadastrosunun kesinleşip kesinleşmediği, arazi kadastrosunun ne zaman yapıldığı ve kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi, eğer orman kadastrosu kesinleşmiş ise çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığı tahdit haritasının zemine uygulanması ile saptanması, orman kadastrosu kesinleşmemişse en eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafı ve amenajman planı getirtilerek çekişmeli taşınmazın bunlara göre konumu saptanarak elde edilecek tüm delillere göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.Mahkemece bozma ilamına uyularak dava konusu taşınmazın Hazine adına orman rejimi dışına çıkarılan sahada kaldığı, bu yer hakkında ancak Hazine tarafından zilyetlikle kazanma koşulları oluşmadığı gerekçesi ile dava açılabileceği, Orman Yönetiminin aktif dava açma ehliyeti olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve kal (yıkım) niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 05.06.1995 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna, orman rejimi dışına çıkarma işlemi yapılıp kesinleştiği için orman yönetiminin aktif dava ehliyeti olmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 18.04.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.