Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/1372 E. 2023/2194 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1372
KARAR NO : 2023/2194
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması ve tahliye uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile … … 24. İcra Dairesinin 2020/13393 Esas sayılı dosyasında yapılan itirazın 292.800,00 TL asıl alacak ve 7.195,67 TL işlemiş faiz üzerinden kesin olarak kaldırılmasına ve takibin bu miktarlar üzerinden devamına, 292.800,00 TL asıl alacağın %20’si olan 58.560,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacılara eşit olarak verilmesine, tahliye davasının 7226 Sayılı Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.

Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, itirazın kaldırılması davasının kısmen kabulüne, davalı borçlu aleyhine … 24. İcra Müdürlüğünün 2020/13393 sayılı takip dosyasında başlattığı icra takibine itirazın 292.800,00 TL asıl alacak ve 9.084,04 TL faiz bakımından kaldırılmasına, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, kabul edilen asıl alacak üzerinden hesap edilecek %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tahliye davasının esastan reddine davalı borçlunun istinaf talebinin reddine hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraflarca temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. TALEP
Alacaklı 01.11.2019 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile … yeri olarak kiraya verilen mecurun, sözleşme ile kararlaştırılan kirasının ödenmediği için … … 24. İcra Dairesinin 2020/13393 esas sayılı dosyasından yapılan takipte 2020 yılı Nisan, Mayıs, Haziran ayları aylık 97.600,00 TL’den 292.800,00 TL asıl alacak ve 9.048,04 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 301.848,04 TL’nin tahsilinin talep edildiğini, davalıya ödeme emrinin gönderildiğini, davalının süresi içinde davalı şirketin işyeri adresinin …/…’ta yer aldığından yetkili icra dairesinin … İcra Daireleri olduğunu, davacılar tarafından başlatılan icra takibinin yetkisiz icra dairesinde açılmış olduğunu, icra takibine konu kira bedelleri konusunda uyarlama davası bulunduğunu, faiz de dahil tüm ferileri ile birlikte borca, takip edilen tüm bedellere, icra takibine konu kira bedellerine itiraz ettiğini, borçlunun itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek, davanın kabulü ile itirazın kaldırılmasına, takibin devamına, müvekkili lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve temerrüdü nedeniyle davalının takibe konu mecurdan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Borçlu cevap dilekçesinde; huzurdaki davanın itirazın kaldırılması olarak İcra Hukuk Mahkemesinde ikame edilemeyeceğini, itirazın iptali bakımından Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, huzurdaki davada görevsiz olması sebebiyle davanın usulden reddine, aksi takdirde dosyanın, … … 6. Sulh Hukuk Mahkemesinde ikame etmiş oldukları uyarlama konulu 2020/365 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmesini, Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (SIRA NO: 518)’nin 3. maddesi uyarınca Şirketlerinin 01.03.2020 ile 30.06.2020 tarihleri arasında koronavirüs salgını sebebiyle mücbir sebep halinde olduğunu, 7226 sayılı Kanun gereği bu tarihler arası kira bedelleri ödenmez ise temerrüt sayılamayacağını, tahliye sebebi olamayacağını ve icra takibine konu edilemeyeceği hususlarının tartışmasız olduğunu ve şirketleri açısından mücbir sebep, ifa imkanszılığı durumlarının gerçekleşmiş olması sebebiyle kira bedellerini ödeme yükümlülükleri olmadığını, sulh hukuk mahkemesinde görülen uyarlama davasının bekletici mesele yapılmasının gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; borçlunun itiraz dilekçesinde açıkça ve ayrıca kira sözleşmesine, kira sözleşmesindeki imzasına, talep edilen aylık kira miktarlarına karşı çıkmadığına göre 2004 sayılı İİK’nın 269/2 maddesi gereğince taraflar arasındaki kira ilişkisinin uyuşmazlık konusu olmaktan çıktığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 89. maddesine göre sözleşmeden doğan bir para borcunda , sözleşmede aksi kararlaştırılmamış ise, borcun alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceği düzenlemesinin yer aldığı, somut olayda birden fazla alacaklının bulunduğu, bir kısım alacaklıların yerleşim yeri açısından … … 24. İcra Müdürlüğü’nün yetkili olduğu, itirazın kaldırılması ve tahliye davasında sulh hukuk mahkemesinde açılmış olan uyarlama davasının beklenmesinin gerek görülmediği, davalının borca itirazını kanıtlayamadığı, her ne kadar davalının taşınmazdan tahliyesi talep edilmiş ise de; 7226 Sayılı Kanun’un geçici 2. Maddesinde “1.3.2020 tarihinden 30.6.2020 tarihine kadar işleyecek … yeri kira bedelinin ödenememesi kira sözleşmesinin feshi ve tahliye sebebi oluşturmaz. ” düzenlemesinin yer aldığı, takibe konu kira bedellerinin 2020 yılı Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ilişkin kira bedelleri olduğu, böylece bu aylara ilişkin kira bedellerinin ödenmemesinin kira sözleşmesinin feshi ve tahliye sebebi oluşturmayacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile … … 24. İcra Dairesinin 2020/13393 Esas sayılı dosyasında yapılan itirazın 292.800,00 TL asıl alacak ve 7.195,67 TL işlemiş faiz üzerinden kesin olarak kaldırılmasına ve takibin bu miktarlar üzerinden devamına, 292.800,00 TL asıl alacağın %20’si olan 58.560,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacılara eşit olarak verilmesine, tahliye davasının 7226 Sayılı Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflarca istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı alacaklılar istinaf dilekçesinde; Mahkemenin 7226 Sayılı Kanunun geçici 2. maddesine dayanarak takibe konu aylara ilişkin kira bedellerinin ödenmemesinin kira sözleşmesinin feshi ve tahliye sebebi oluşturmayacağından bahisle tahliye talebini reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu dönemin geçici olduğunu, takip talebinin yasağın bitmesinden yaklaşık 1,5 ay sonra yapıldığını ve davalı tarafından yasal 30 günlük sürede kira bedelinin ödenmediğini, tahliye şartlarının gerçekleştiğini, davacılar tarafından değişen oranlarda ticari faiz talep edildiğini, Mahkeme tarafından hükmedilen faiz oranının hatalı olduğunu belirterek ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı borçlu istinaf dilekçesinde; takibine konu alacaklara ilişkin olarak davacının … … 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/365 Esas sayılı dosyası ile ikame etmiş olduğu bir uyarlama davası bulunduğunu, tahliye talebinin reddi yönündeki karar doğru olmakla birlikte, itirazın kaldırılması yönünden verilen kararın hatalı olduğunu, Mahkeme tarafından kira sözleşmesine itiraz olunmadığı yönündeki tespitin doğru olmadığını, kira bedellerine yönelik uyarlama davası olduğunu, uyarlama davasının sonucunun beklenilmesi gerektiğini, davalı aleyhine icra inkar tazminatı verilmesinin de hatalı olduğunu, alacağın likit olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kira alacağının götürülecek borçlardan olması ve birden fazla kiralayan bulunması sebebiyle birinin ikametgahında takip yapılıp dava açılabileceği, yetki itirazının yerinde olmadığı, alacaklı tarafından icra takibinde 2020 yılı Nisan, Mayıs, Haziran ayları kira bedellerinin talep edildiği, 7226 Sayılı Kanunun geçici 2. maddesi ile “01.03.2020 tarihinden 30.06.2020 tarihine kadar işleyecek işyeri kira bedelinin ödenememesi kira sözleşmesinin feshi ve tahliye sebebi oluşturmaz.” şeklinde düzenleme yapıldığı, tahliye davasının reddedilmesinin yerinde olduğu, taraflar arasındaki kira sözleşmesinde uygulanacak faiz oranı hakkında hüküm bulunmamakla birlikte, davalı kiracının şirket olduğu ve davacılar tarafından takip talebinde değişen oranlarda avans faizi talep edebileceği, kira sözleşmesinin varlığını ve kira bedelini kanıtlama yükümlülüğünün davacı kiralayanda, kira bedelinin ödendiğinin kanıtlama görevinin davalı kiracıda olduğu, davalının ödeme emrine itiraz dilekçesinde kira sözleşmesine ve talep edilen kira bedeline itirazı olmadığı, davalının itiraz sebebi ile bağlı olduğu, davalının takibe konu kira bedelini ödediğini İİK 269/c niteliğindeki belgelerle ispat edemediği, bu nedenle itirazın kaldırılması davasının kabulüne, tahliye davasının reddine, alacağa ticari faiz uygulanmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, itirazın kaldırılması davasının kısmen kabulüne , davalı borçlu aleyhine … 24. İcra Müdürlüğünün 2020/13393 sayılı takip dosyasında başlattığı icra takibine itirazın 292.800,00 TL asıl alacak ve 9.084,04 TL faiz bakımından kaldırılmasına, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, kabul edilen asıl alacak üzerinden hesap edilecek %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tahliye davasının esastan reddine, davalı borçlunun istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflarca temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı alacaklılar … ve … temyiz dilekçesinde; tahliye davasının reddi yönünden istinaf dilekçesinin tekrarı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı borçlu temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinin tekrarı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; adi kiraya ve hasılat kiralarına ilişkin icra takibinde itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İcra İflas Kanunu 67, 68, 269, 269/a, 269/b, 269/c maddeleri, 7226 Sayılı Kanunun geçici 2. maddesi

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve davacılar … ve … vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90’ar TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.