Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/10693 E. 2008/12996 K. 14.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10693
KARAR NO : 2008/12996
KARAR TARİHİ : 14.10.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Çekişmeli … /… Mah. 240 ada 27 parsel sayılı taşınmaz, yörede 2001 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 2568.44 m2 miktar ve … bahçesi niteliğinde, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1930 doğumlu … oğlu … adına tespit edilmiştir. Davalıya dava dilekçesinin tebliği için çıkartılan tebligat kendisinin köyde tanınmadığı belirtilerek geri dönmüş, … Savcılığı aracılığı ile yapılan adres araştırmasında da köyde böyle bir kişinin bulunmadığı belirtilmiştir.
Mahkemece, taınmaz başında yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ile iki tespit bilirkişisi çekişmeli taşınmazın atalarından intikalen … zilyetliğinde olduğunu, 20 yılı aşkın süredir bu kişi tarafından … bahçesi olarak kullanıldığını, ormanla bir ilgisi olmadığı gibi tespitte adı geçen 1930 doğumlu … oğlu … isimli bir kişinin olmadığını ve bu yerde … ile ondan önce de murisleri dışında hiç kimsenin zilyetliğinin bulunmadığını açıklamışlar, tespit bilirkişileri tespit sırasında da aynı şekilde beyanda bulunduklarını, neden bu şekilde tutanak düzenlendiğini bilemediklerini bildirmişlerdir.
… davaya harçlı katılımda bulunmuş, Hazine ise taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek davaya katılmıştır.
Mahkeme, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı ve katılan … yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla … edinme koşullarının bu kişi yararına oluştuğunu kabul ederek 240 ada 27 parselin katılan … adına tescile karar …, bu karar … ve Hazine tarafından temyiz edilmiş; Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 03/06/2003 tarihli 2003/3378-4888 sayılı kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; “yöredeki tüm resmi dairelerden davalı … isimli bir şahsın olup olmadığı ve varsa kimlik bilgileri ile adresinin araştırılması, bu yolla sonuca ulaşılamadığı takdirde ilanen tebligat yapılması, ondan sonra işin esasına girilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, yörede bulunan banka şubeleri, … … … Satış Kooperatifi, kadastro Müdürlüğü, Tapu Sicil Müdürlüğü, Özel İdare Müdürlüğü, Mal Müdürlüğü, Belediye Başkanlığı, Kaymakamlık ve Nüfus Müdürlüğünden araştırma yapılmış, böyle bir kişinin bulunmadığı yolunda cevaplar alınmıştır. Nüfus Müdürlüğü ise 1930 doğumlu … oğlu … isimli bir kişinin bulunmadığını ancak, 20/01/2001 tarihinde … olan 1930 doğumlu … oğlu … isimli bir kişinin olduğunu bildirmiştir.
Duruşmada dinlenen köy azası ile köyde oturmakta olan kişiler köyde iki ayrı … olduğunu, ancak bu kişilerin de diğer kimlik bilgilerinin davalı ile uyuşmadığını, kaldı ki bu yerde davaya katılan … haricinde hiç kimsenin zilyetliğini görmediklerini bildirmişlerdir. Mahkemece davalıya ilanen tebligat yapılmış ve yine çekişmeli yerin katılan … adına tesciline karar verilmiş, kararın … ve Hazine tarafından temyizi üzerine karar Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 07/06/2005 tarih 2005/1140-7437 sayılı kararı ile bu kez de “Nüfus Müdürlüğünden gönderilen kayıtta görülen … oğlu … ile tespit tutanağı maliki … oğlu …’in doğum tarihleri ile cilt ve sahife no’larının bile uyumlu olduğu açıklandıktan sonra taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak komşu parsel malikleri ile tespit bilirkişilerinin dinlenmesi, davanın taraflarındaki bu çelişki giderildikten sonra işin esasına girilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, taşınmaz başında yapılan keşifte aynı yöreden yerel bilirkişi, komşu parsel malikleri ile tespit bilirkişileri dinlenmiş, bu kişiler de katılan … Güzeldal zilyetliğini haber vererek tespitte sözü edilen kişiyi tanımadıklarını, köyde böyle bir kişinin bulunmadığını açıklamışlardır. Mahkemece katılan …’ın davası kabul edilip, çekişmeli …/… Mah. 240 ada 27 parsel sayılı taşınmazın bu kişi adına tesciline karar verilmiş, hüküm … ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 14/10/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.